Gerçekleri duyurma zamanı

admin

fikri_yalin_koseÜlkemizde seçim dönemleri halkın ülke gerçeklerini daha iyi ve tüm detayları ile öğrenme zamanıdır. Bu dönemlerde söz verilip yapılmayan ve ihtiyaç olduğu halde gündeme gelmeyen konular bir kez daha gündeme taşınır. Bu kapsamda bakıyoruz, seçim arifesinde ülkede işsizlik oranı gerçekçi rakamlarla gündeme geliyor.

Devlet kuruluşlarımız geleceklerinin belirsizliğinden, endişelerinden olacak ki halkın sorunlarını istatistiki rakamlarla   daha objektif olarak duyuruyor.  İktidar partisinin övünç kaynağı olan işsizlik almış başını gidiyor. Uyduruk hesaplamalara rağmen ülke nüfusunun  %12’sine ulaşmış.

İssizlik oranı gençler arasında daha da yaygın. Aylak gezmenin iş arayıp bulamanın ne acı olduğunu,  ev harçlığı için ana babanın gözüne bakmanın ne üzücü onur kırıcı bir durum olduğunu ancak onu yaşayanlar işsizlik çekenler bilir.

Özellikle iş bulamama korkusu gençler arasında yaşanıyorsa  daha da üzüntü verici. Ülkemizde bunalıma giren strese düşen insanların sayısının artmasının en büyük sebebi ekonomiden, geçim sıkıntısından iş bulamamaktan kaynaklanıyor.

            İş bulamayan, başvurduğu yerlerden ters yüz geri dönen, bazı işyerlerine torpilli insanların alınması gençlerimizi daha da bunalıma itiyor. Sen, ailenin kıt imkânları ile on beş yıl okullarda dirsek çürüt geleceğimi hazırlıyorum diye umutlan diplomanı aldığında bunun bir işe yaramadığını gör ve işsiz güçsüz yaşam mücadelesi ver. Siyasilerimizin bu seçim ortamında en çok bu soruna çözüm önerileri sunmaları gerekir.

Her gittiğimiz yerde ve ülkenin dört bir yöresinde işsizlik sorunu ilk sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bakıyorsunuz ülkemizde iş için sınavlar yapılıyor geçerli not alanlar dahi iş bulamıyorlar.

Halkın kafasında “ arkası olan işe giriyor” endişesi oluştuğu bir ülkede nasıl huzur beklenir. Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip bir ülke,  “sıksa taştan su çıkaracak” gençlerimizin olduğu ile övünüyoruz.

            Peki, bu iş potansiyelinin ne kadarından yararlanıyoruz. “Her tarafta iş var git bul çalış” demekle iş çözümlenmiyor. Ülkemizin iş potansiyeli belli.  Sen istihdam yaratmadan ülkenin gelişmesini başka kanallardan ararsan nasıl işsizliğin önüne geçeceksin.

İthalat ile ihracat arasındaki fark ithalat açısından artıyorsa, 80 milyar dolara ulaşıyorsa,   insanlarımız borç batağına girmişse icralık insan sayısı tavana vurmuşsa, sen istediğin kadar ülkeyi toz pembe göstermeye çalış.

            Konularında en  deneyimli  kuruluşları İstatistik yapmışlar dünyada 143 ülke arasında en mutsuz insanlar sıralamasında sondan üçüncü sıradaymışız.

Mutlu yaşama özlemi çeken, olduğu ile yetinen hoşgörülü insanlarımız açısından bunlar ülkemiz insanına yakışmayacak görüntüler.

Psikolojik rahatsızlığı olan insan sayısı 3 milyondan 9 milyona çıkmış. Bu ülkemizde sekiz insanımızdan birinin psikolojik sorunu var anlamına geliyor. Ülkede gerilim stratejisi uygulayan senden benden diye ayıran politikacılar aslında barış özlemi çeken ve komşuluğu dostluk ilişkilerini her şeyin üzerinde tutan. Bugüne kadar bu bağlarını koruma gayreti içinde olan halkımız arasında büyük yaralar açacaktır.

Dünyanın en son dini İslam dini  de dostluğu kardeşliği hoşgörü ve sevgiyi her şeyin üzerinde tutar.  Şimdi görüyoruz ki diğer İslam ülkelerinin arasındaki nifak tohumları bizim ülkemiz insanını da ekilmeye çalışılıyor.

Bazı siyasilerimiz bunu nifak tohumlarının atılmasına çanak tutuyor ve körüklüyorlar.

Kısa vadeli çıkarlar uğruna halkın kutuplara bölünmesine yol açabilecek söylemlerde bulunmak,  bu ülke insanına yapılabilecek en büyük kötülüktür.

Aslında halkımız  bunu dostlukların  zedelenmesini istemiyor, bundan çok çekti . İnsanlarımız barış ve kardeşlik özlemi çekiyor. Tepedeki siyasilerin bu çekişmesinden ne yazık ki, halkımız da etkilenmeye başladı. İnsanlarımız doğruları sırf kendi siyasi mantığına ters düşeceği korkusu ile gizler hale geldi.

Bunda en büyük etken siyasilerimizdir. Gönül ister ki, politikacılar önümüzdeki bir buçuk aylık seçim süresinde halkı kamplara bölecek  siyasi propaganda yürütme  yerine  dostluk ve kardeşliğe yal açacak, gereksiz  sürtüşmelere yer vermeyecek  bir  yöntem izlerler.

            Diyebilirim ki, ülke menfaati sorumluluğu taşıyanlar geleceği de düşünerek halk arasında kamplaşmaya yol açabilecek propagandalardan yarar ummazlar. Ülkemiz üzerinde yaratılmak istenen kirli oyunlara meydan vermezler. Tabandaki siyasiler, halkla en yakın olanlar bu yolu izlediği takdirde, onların üst yönetiminde olanlar da tabanın sesine kulak vermek zorunda kalır ve kendilerine çeki düzen verirler…

 127 total views,  2 views today

Next Post

Punçu "CHP romanlara karşı haksızlığı giderdi"

Edirne Belediyesinde yapılan toplantının ardından Romanların sorunları hakkında açıklama yapan İzmir 1. Bölge Roman Milletvekili Adayı Özcan Punçu Roman mahallesine bugüne kadar demokrasinin girmediğini belirterek şunları söyledi; “ Romanlar eşit haklardan yararlanamadı. Böylece hiçbir temsilci bulunmayan roman toplumu 92 yıldan bu yana adeta köle gibi yönetildi. Bugüne kadar TBMM’de romanların […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp