Gözünüz aydın

admin

fikri_yalin_kose

 

 

 

 

 

Bugün gözümü açtığımda hayrete düştüm. Televizyondaki haberlerde her gün tekrarlanan trafik kazaları ve insanın içini karartan haberlerden eser yok.  TV haber sunucusu yurdun dört bir yöresinden insana huzur veren haberleri bir biri ardına sıralıyor.

Bu arada sokak röportajlarına bakıyoruz, emeklilere maaşları ile geçinip geçinemediği soruluyor. Emekliler mutlu maaşlarının ihtiyaçlarından fazla olduğunu arta kalan para ile aileleri ile birlikte yurt içi ve yurt dışı seyahate çıkmaya hazırlandıklarını, emekli maaşlarının bir bölümünü bankaya yatırdıklarını, alışveriş merkezlerinde kart kullanma diye sorunları olmadığını ifade ettiler. Yine okullarından mezun olup öğretmen olmaya hak kazananlar kısa sürede görev yapacakları yerlere atanıyor. Öğretmenlerin eskiden olduğu gibi atama bekleme diye bir sorun olmadığını ifade ediyorlar. Köylüler için hasat zamanı gelmeden taban fiyatlar açıklanıyor. Üreticilerin beklentilerinin üzerinde taban fiyat açıklanması çiftçilerin yüzünü güldürüyor bunun üzerine açıklama yapan köylüler” Daha önceleri borç içinde yüzüyorduk, Girdi fiyatlarının yüksek olması nedeniyle her yılı zararla kapatıyorduk çok şükür bu dertten kurtulduk” dediler.  Üreticiler, yüksek taban fiyatlarının açıklanması ve girdi fiyatlarının aşağı çekilmesi sonucunda tüm bu sıkıntılarının son bulduğunu, evlendiremedikleri çocuklarını evlendirme imkânı bulduklarını, eskiyen ekipmanlarını yenilediklerini, bu arada banka borçlarını kapatarak tarlaların haciz yoluyla ellerinden çıkmasından kurtulduklarını söylediler.

Daha önceleri işyerlerinde sinek avlayan, kira ve vergi parasını ödeyemeyen küçük esnaf özellikle vakıf esnafları kiraların aşağı indirilmesi, Edirne’ye komşu ülkelerden alışveriş amacıyla binlerce kişinin akın etmesiyle yüzleri gülüyor. Her iş yerinin önünde onlarca vatandaş alışveriş yapmak için bekliyor. Tarihi çarşılarımız adeta bayram yerine dönmüş durumda. İnsanlar neşeli yüzleri gülüyor.

Vergi dairelerinde tahsil edilmeyen borç dosyaları rafları boşalmış icra daireleri birbiri ardına kapanıyor. Borçlular yok denecek kadar azalmış. Vergi memurları vergi tahsilâtı görevi azaldığı için masa başı işlerle zaman geçiriyor. Avukatlar iş yokluğundan, dava azlığından yakınıyor. Daha önceki yıllarda dolup taşan mahkeme salonları şimdi bom boş,  mübaşirlerin sanık ve tanıkları davet eden sesleri duyulmuyor.

Cinayet, kadın ve çocuklara saldırı, aile kavgaları,  aileler arası gereksiz yere kavgalar sonucu meydana gelen silahlı ve bıçaklı, sopalı saldırılar sonucu ölüm ve yaralamalardan eser kalmamış.

Öğrencilerin, ailelerin gelecek endişeleri yok sınıfları dolduran gençlerin yüzü gülüyor. Öğretmenler “acaba başıma bir şey gelir mi” diye endişeleri yok müfredat ve öğrencilerin gelecekleri için ne gerekiyorsa öğrencilere öğretmede sakınca görmüyorlar.

Velilerin okula gönderdikleri evlatlarının sağlığı konusunda endişeleri yok. Daha önceki yıllarda okul çevrelerine kadar gelip öğrencileri zehirlemeye çalışan uyuşturucu tacirlerinden eser yok.

Gazeteciler, “ Acaba şunu yazarsam suç oluşturur başıma bir şeyler gelir mi, patronun ve bazı çevrelerin hoşuna gitmeyecek bir yazı yazarsam işimden olur muyum” endişesi taşımıyorlar.

Basın mensuplarının haklarını savunan meslek örgütleri gazeteciler haksızlığa uğradığında her zaman arkasında duruyor.

Trafikte hiç bir sorun kalmamış yayalar geçitlerde yola ayağını bastığında kurallara saygılı olan sürücüler aracını durdurup yayalara yol veriyor, eskisi gibi “ neden yola çıktın beklesene” diye el kol hareketi yaparak hakaret etmiyor.

TBMM’de siyasilerin ağzından bal akıyor, daha önceki dönemlerde olduğu gibi yumruklaşma küfür ve saldırılardan eser kalmamış. Meclisten çıkışta iktidar ve muhalefet milletvekilleri kol kola muhabbet ederek çıkıyor, meclis lokantasında aynı masada yemek yiyor kendi bölgelerine geldiklerinde muhalif partilere hakaret etmemeye özen gösteriyor.

En küçüğünden en büyüğüne kadar bütün statlarda oynanan futbol maçlarına giden seyirciler rakip takım taraftarları ile yan yana oturuyor stadyumlarda küfür, rakip takım ve taraftarlara yönelik hakaret sözcükleri son bulmuş.  Maç sırasında ve bitiminde seyirciler olaysız evlerinin yolunu tutuyor. Ülkede doğa sevgisinin artması sonucu kent ve köylerin dört bir yanı ağaçlarla kaplanmış şehirler beton yığını olmaktan kurtulmuş adeta park alanına dönüşmüş durumda. Elinde bir çöpü olan, aracında çöp birikenler yollara saçmıyor,  çevrede inşaat atıklarına rastlamak mümkün değil.   Park ve bahçeler pırıl pırıl.

Evlerin bacalarından kirli dumanlar yükselmiyor, hava kirliliği diye bir sorun yok. Hastanelerdeki eski kuyruklar insanların yorgun yüzle sıra beklemeleri son bulmuş.

Bugün bir nisan, hayal de olsa insanlarımıza bir nisan şakası da olsa bunlar insanın içini ferahlatan özlemlerini yansıtan sözler. Gönül ister ki bunların bir bölümü şaka değil gerçek olsun. Bu şakaları yaşamımızda gerçek olarak görmek ve buna özlemi ancak böyle yalın bir günde bir nisan şakası olarak yazma gereksinimi duymamak en büyük temennim.

 14 total views,  2 views today

Next Post

41 Yıl sonra tekrar Kıbrıs’a

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Dairesi Başkanlığınca düzenlenen “Gazilerin Kıbrıs Buluşması”  programına katılmak üzere Edirne’de bulunan Gazilerimiz Vali Yardımcısı Mustafa Serdar BAKIR ve İl Müdürü Bilgin ÖZBAŞ tarafındanKıbrıs’a  uğurlandı. 41 yıl önce kınalı kuzular olarak,   soykırıma maruz kalan  TürkVatandaşlarının güvenliğini sağlamak ve  Türklerinin barış ve huzur […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp