HALKIN ARABA SEVDASI

admin

Televizyonların reklam kuşaklarını genellikle otomobil reklamları süsler   en renkli görüntüler alımlı ifadeler oradadır.. Güçlü firmaların her yıl modernleşen, yenilenen modelleri, otomobil sevdası olan halkın ilgi odağı oluyor

    .En alımlı reklamlarla satışa sunulan otomobil görüntüleri ekonomik şartları uygun olan her model değiştiğinde aracını yenilemeyi adet haline getirenlerin yanında başka zorunlu ihtiyaçları ve modası eski olmasına rağmen ihtiyacına yeterli binek aracı olmasına rağmen reklamların cazibesine kapılan Başkasında var bende niye olmasın” sevdasına kapılan otomobil aşıkları tüm zorunlu ihtiyaçlarından kısıtlama yaparak, harçla borçla, banka kredileriyle yeni otomobil alarak aklı sıra çevresine caka satar.

Eşine dostuna “Helal olsun son model otomobil sahibi oldu” denilmesi ile böbürlenir.

   Tüketimin en etkili tuzağı oto sanayinde kuruluyor, faaliyet alanını her geçen yıl genişletiyor. Siz bakmayın faizsiz “Şu fiyata son model otomobil sahibi olacaksınız” aldatmacalarına hele bu yeni araçları satın almak için başvurun.

O faizsiz vaatlerin altında ne beklenmedik harcamalar karşınıza çıkacak. Daha sonraki yıllarda vergisi, kaskosu, akaryakıt giderleri, her köşe başında sizi bekleyen trafik suçları ile otomobil sevdası tüm gelirlerinize ambargo koyar.

 

Dünyada en örgütlü olan otomobil sektörü pazar bulmada hiç zorlanmaz. Özellikle otomobil yenilemeyi alışkanlık haline getiren araba sevdalıları bu albenili reklamları tuzağına düşer.

Lüks aracına kurulup etrafa fiyaka yapar fakat bu arada  maddi imkanlarının yolları da tüketir.

Bizim ülkemiz insanları yapıları gereği, gelişen,  her yıl yeni modelleri çıkan, cep telefonu, bilgisayar gibi modern ihtiyaçların yanında otomobil pazarı da ön planda yer alır.

    Edirne’miz otomobil sevdalılarını yoğun olduğu illerin başında geliyor. Sokaklara baktığınızda son model otomobillerin turladığını görürsünüz. Bu araçların çoğu banka kredileri ile alınan araçlardır. Bu arada otomobillerini en kısa mesafeli şehir içi yollarda kullanma alışkanlığımızın artarak devam etmesi, araçlarımızı yoğun trafik arasında riske soktuğumuza önem vermeyiz .

Şehir içi seyahatlerimizde, sıradan vatandaşlar gibi toplu taşıma araçlarına binmeyi kendimize yakıştırmayız. Zorunlu olmadığı halde şehir içindeki kısa mesafeli yola aracımızla gidip zaten yeterli olmayan  sıkıntı yaşanan şehir içi trafiğin daha da kilitlenmesine neden oluruz. Aracımız bir darbe aldığında veya diğer araçlar arasında sıkıştığında da yetkililere yaygarayı basarız.

    Otomobil aşkının böyle yaygın sıkıntıları da vardır. Her geçen yıl artan otomobil sayısı ila şehir merkezi trafiği daha da içinden çıkılmaz duruma geliyor. Yollar ve otoparklar halkın otomobil ihtiyacına yeterli olmuyor.

Bu arada “toplu taşıma araçlarına binmeniz trafik yoğunluğunu azaltması açısından yarar var” diye propaganda yapmanız halinde bazı çevrelerin hedefi haline gelirsiniz.

Geçmiş yıllarda toplu taşıma araçlarının teşviki gündeme geldiğinde “toplu seyahat sisteminin komünist ülkelerde geçerlidir,kişisel hürriyeti kısıtlar”  şeklinde yorumlandı .Güçlü lobisi olan otomobil sektörü toplu taşımacılığa ve raylı sistemle yolculuğun pazar alanlarının daralmasına neden oldu.Bunun sonucu gelinen nokta  ortada.

     Sanayisi gelişmiş,  otomobil üreten firmaların bulunduğu ülkelerde ulaşımın büyük bölümü toplu taşıma araçları ile yapıldığı halde onların pazarı durumunda olan bizim gibi ülkelerde toplu taşıma ilgi yok denecek kadar azdır.

      Son yıllarda ulaşımdaki yanlışlığın farkına varılmış olacak ki, geç de olsa toplu taşıma gündeme geldi. Bunun için tren yolları onarılıyor. Toplu taşıma üretimine ağırlık veriliyor. Otomobil sektörünün Pazar alanını daraltsa da dünyada olduğu gibi ülkemizde de toplu taşımacılık kaçınılmaz duruma geldi.

Bunun yaygınlaşması halinde trafiği kilitlenen şehirler, ulaşımda daha rahat duruma gelecek. İnsanlarımız sokaklarda daha rahat gezebilecek.  Bu durum yollarda trafik canavarının iş alanının da azalmasına neden olacak. Bazılar karşı çıksa da, toplu taşıma araçlarında seyahat eden vatandaşlar arasında dostluk  daha da artar.

    Hiç karşılaşmadığınız bir dosta o seyahat sırasında görüp sohbet etme imkanı bulabilirsiniz. Böylece bireysel araçlarla azalan dostluklar toplu taşıma araçlarına ilgi gösterilmesi ile daha artmış olur.

    Önemsiz gibi görünen bu faktörler toplum arasında dostluk ve bağların da pekişmesine neden olabilir.   

 154 total views,  2 views today

Next Post

YILDIRIM “Çoğulcu Demokrasi Kültürüne Alışmalıyız”

Edirne Barosi  Başkanı Av Özgür Yıldırım  ülkemizde gelişen son olaylarla ilgili olarak yaptığı açıklamada  Demokrasinin olmazsa olmaz şartının ‘çoğulculuk olduğunu belirterek  şunları kaydetti”. Çoğulculuk anlayışının hakim olmadığı ‘çoğunluk’ anlayışının egemen olduğu rejimlerde demokrasiden söz etmek pek mümkün değildir. Çoğunlukçu demokrasi anlayışı ile faşizm arasında bir çok benzerlikler mevcuttur. Çoğunlukçu anlayışta […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp