Hayatımız beklemekle geçiyor

admin

fikri_yalin_kose

 

 

 

 

 

Havalar soğuk olsa da, baharın güzel yüzünü doğada  görüyoruz.  Allah  yarattığı en önemli varlık olan  insanları gibi vefasız değil. Bahar geldiğinde çiçeklerini, zehirlenip yok olmadan kurtulan böceklerini renk renk  çiçek açan ağaçlarını, kısaca bu mevsime has  tüm güzelliklerini bu aylarda  insanlara sunuyor.

İşte böyle bir mevsimin içindeyiz. Günün yorgunluğundan bezginlikten stresinde kurtulup çevremize baktığımızda  baharın gülen yüzünü görüyoruz.

Tanrının lütfu olan güzelliklerin hiç biri insanlar tarafından yapılması mümkün değildi. Çevremizdeki güzelliklere bir göz atalım. Bunları  insanların yapması mümkün müdür?

Dünya’da tanrının en özenle yaratılanı ise insan. Her uzvu modern bir makineden daha donanımlı olan insanların aksayan bir organını yerine getirmek için insanlar asırlardır uğraş veriyor ve başarılı olamıyor. Ne yazık ki,  tanrının en özenle yarattığı insan;  yaratılan güzelliği  yok etmek, kendi huzuru için var olan dünyayı yaşanmaz duruma getirmek için var gücü ile çabalıyor.

Havasını, suyunu, çevresini kirleterek adeta kendi mezarını kazıyor. Aslında insanlarımıza en önemli ders olarak doğa sevgisini, çevreyi korumanın önemini ve bu güzelliklerin bize emanet olduğunu, bunun çocuklarımıza da emanet olarak verileceğini hatırdan çıkarmamamız gerektiği öğretilmeli.

Dünyanın en akıllı varlığı olarak kabul edilen insan ne yazık ki,  kendisine rahat yaşama imkanı ile donatılan dünyaya zarar verme yarışında. Onun için   böyle güzel bahar günlerinde evden çıktığımızda çevremize göz bir atıp, varsa  baharın güzelliklerini yansıtan ağaçlara çiçeklere ve gökyüzüne bakarak  bize bunu bahşedenlere  şükretmeliyiz.

Doğanın tüm güzelliği adeta gelin gibi bahar aylarında topraktan yeryüzüne çıkıyor.  Bu güzelliklere zarar verip  yaşamımızı zora sokuyoruz  böylece   hepimizin  yaşamı tehlikeye  girmiş oluyor. Bugün iflah olmaz hastalıkların nedeni, bizlere bu güzellikleri verenler değil, bizleriz. Kanserin, amansız hastalıkların sağlığı, psikolojisi  bozulan insanların, ekonomisi  alt üst olan ülkelerin sebebi yine dünyanın en akıllı olarak  yaratılan insanlarıdır. Havada ozon tabakasına  zarar verip iklim değişikliğine sebep olan,  evrende  oksijenin  azalmasını sağlayan, yeşil alanları yok eden, insanlar değil midir? Ne acıdır ki,  hayvanlar en güç koşullarda sürdürdükleri yaşamlarında birbiri ile ilişkilerini insanlardan daha dostça sürdürüyor. Onların  bu  yaşamlarını  yok etmeye çalışan yine insanlar. Doğa öyle bir denge üzerine kurulu ki, bir yandan hata yaptığınızda anında  yansımasını görürsünüz. Tabiatın değişmez kanunu bu.

HAYATIMIZ BEKLEMEKLE GEÇİYOR

Bakıyoruz çevremizdeki insanlarımızın ömrü beklemekle geçiyor.

Yıllarca okullarda dirsek çürüten öğretmen olmaya hak kazanan gençlerimiz atama bekliyor. Yine milyonlarca işsiz insanımız iş bekliyor. Hastanelerde binlerce hastamız derdine derman bekliyor. İnsanlarımız duraklarda otobüs bekliyor. Uzun yıllar biriken ülke sorunları çözüm bekliyor. Emekliler geçinebilecekleri oranda maaş bekliyor. Memurlar terfi bekliyor.

Dünya huzur bekliyor. İnsanlarımız ülkeyi idare edenlerden laf üretme yerine çözüm üretmelerini bekliyor. Küçük esnaflarımız müşteri bekliyor. Çocuklarımız sağlıklı beslenmesi için mama bekliyor. Halkımız televizyonlardan yalan ve asılsız haberler yerine, gerçekleri yansıtan  toplumu  rahatlatacak haber bekliyor. Kadınlara yönelik saldırıların tacizlerin, ölümlerin son bulmasını bekliyor. Çeşmelerinden akan suyun içilecek konuma gelmesini bekliyor.

Bürokratların halka doğru söylemesini bekliyor. Mahalli yöneticilerin verdikleri sözleri vaatlerden öte yerine getirmesini bekliyor. Halk tüketeceği ürünlerin ucuzlamasını bekliyor. Taşkından zarar gören vatandaşlar su altında kalan arazilerinin temizlenmesini bekliyor. Yıllanmış ve emekliliği çoktan dolmuş memurların yerlerini gençlere bırakmalarını bekliyor. Enflasyonun kâğıt üzerinde uyduruk hesaplarla değil gerçek olarak hesaplanmasını bekliyor. Ücretsiz tedavi yönteminin lafta kalmamasını bekliyor. Devlet görevlilerinin halka eşit muamele yapmasını, bazılarına analık bazılarına babalık yapmamalarını bekliyor. Ülkede herkese fırsat eşitliği sağlanmasını bekliyor.

Kanserden genç yaşta ölümlerin son bulmasını bekliyor. Eğitimin yazboz tahtasından kurtarılmasını ülkemizin geleceğini aydınlatacak sisteme oturtulmasını bekliyor. Milletvekilliğine soyunanlar halktan oy bekliyor.

Yıllardır tozlu raflarda bekleyen halkımız için hayati önemi olan yasaların bir an önce mecliste görüşülüp gerçekleşmesini bekliyor. Meralarının, yeşil alanlarının yok edilmemesini bekliyor. Engelliler normal sağlıklı insanlar gibi yaşayacağı ortam istiyor. Çiftçiler ucuz mazot, gübre bekliyor,  malının fiyatının emeğini karşılamasını bekliyor. İnsanlarımız çeşitli ayak oyunları ile aldatılmamasını bekliyor. İnsanları zehirleyen uyuşturucu tacirlerinin yakalanıp hak ettikleri cezaya çarptırılmasını bekliyor. Her şeyden önemlisi, meclise gidenlerin verdikleri sözleri yerine getirmesini, liderlerinin temsilcisi olmayıp halkın temsilcisi olduklarını unutmamalarını bekliyor.

            Bu istekler sayfalarca devam eder. Bunlar ne oranda azalırsa o ülkede demokrasi o oranda  rayına oturmuş demektir….

 24 total views,  2 views today

Next Post

Trakya Üniversitesi ve Teknopark basın toplantısı

TÜBİTAK 1601 Yenilik ve Girişimcilik Alanlarında Kapasite Artırılması Projesi tanıtım toplantısı 13 Nisan 2015 tarihinde ETSO binasında gerçekleştirildi. Toplantıya Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yener Yörük, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Sarıoğlu, ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Recep Zıpkınkurt, ETSO Meclis Başkanı Mehmet Eren, Edirne Organize Sanayi Bölgesi İmar Müdürü Müjgan […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp