Ah şu önyargılar ah! Ne kadar bel bükücü, yanlış yönlendirilmiş ifadeler…

Kimsenin ilerlemesine izin vermeyen zalim duvarlar…İçine hapsolmuş duygular ve düşünceler…

Her bir birey hayatının bazı zamanlarında gidip bir duvara hatta belki de birden fazla duvara çarpmıştır. Yeteri kadar yara ve bere alındıktan sonra öğreti ve önyargı kayıt sistemi devreye girer. Olaylardan zarar görmemek için, suçlu olmamak için, sorumluluk almamak için kendini sürekli değiştirip geliştirir bu sistem. Sürekli üzerine koyar.Bu sırada sevdiklerini koruma içgüdüsü de katılır onlara. “Ben yaptım canım yandı, onların yanmasın.” Sistemi aktif konuma gelmiştir artık. Bu da korumacı bir bireyi iki katı daha korumacı yapar ve başkalarının direksiyonunu ele geçirmeye başlar. Müdahale üzerine müdahale… Durup soluklanmaya bile vakit kalmadan sistem sizi ele geçirmiştir. Artık siz de bir önyargı kurbanı olmuşsunuzdur. İlerinin önyargı vampirine  dönüşüp siz de enerji emeceksiniz. Kaçınılmaz sondasınız.

Gerçek olan şu ki bu böyle gitmemeli. Özgür bırakmak, lazım kişileri alacakları dersleri, verecekleri hesapları ve üstlenecekleri sorumlulukları kendileri bilmeli. Herkesin öğrenme modülü bile farklı. Birinin anladığı şekilde diğeri anlamamaktadır. Nasıl ki balık ağaçta yaşayamaz, maymun suda. Bu da onun gibidir. Lakin bu konuda bile söz dinlemeyen önyargılar;çocukları , gençleri, bizleri zorlamaktadır.

Önceliğimiz sadece ve sadece kendimiz olmalıdır. Önce kendi payımıza bakmamız lazım. Kimse dört dörtlük değil. Hepimizin kendine göre aldığı dersleri var. Haliyle hata diye bir şey yoktur. Hatalarımız bizim tecrübelerimizdir. Onlar olmasa biz bugünkü hayatımıza erişemezdik. Aldığımız dersler sayesinde nerede durup, nerede ilerleyeceğimizi bilir hale geldik. Bu sayede geliştik. Değiştik.

Ne yaparsanız yapın birinin yargısı, önyargısı ve kalıbına denk gelebilirsiniz. Bırakın bu onların sorunu. Siz dimdik yolunuza devam edin. Kendi yolunuz sizin aydınlığınızdır. Yaptığınız her şey size bir değer katar. Ufak ufak  hayat size hediyeleriyle gelecektir. Önemli olan sizin yargısız olarak süreci kucaklamanız ve her şeyi olduğu gibi kabul etmenizdir.

Önyargılar kabul edilemeyen durumların, süreçlerin nihai sonucudur. O yüzden de başkasının kabul edemediği bir şeyi siz niye kabul edesiniz?

Hayatınızı olduğu gibi kabul edeceğiniz ve bu süreci takdir edeceğiz bir hafta dilerim.

FARKINDALIĞA GİDEN YOL…

Gülay PEKCUR KORUÇ

MESLEK BELGELİ KOÇ

PROFESYONEL KOÇ

İSMOLOJİ VE NÜMEROLOJİ UZMANI

gulaykoruc@hotmail.com