HOŞ GÖRÜNTÜLER DEĞİL

admin

fikri_yalin_koseBu günler, kış ayının en kasvetli en sıkıcı günleri. Gecelerin en uzun olduğu, kış soğuklarının iyice kendini hissettirdiği, güneşin az göründüğü günlerde yaşıyoruz.

Şairin “böyle günler mahvetti beni” dizeleri ile başlayan şiirinde belirttiği sözcükler akla geliyor insanın.

Bu sıkıcı günlerin, yanında bir de günün yorgunluğu sonunda evinize oturup televizyonun karşısına geçtiğinizde insanın içini karartan haberleri dinlediğinizde kış günlerinin kasveti daha da artmış oluyor iyice bunalıyorsunuz. TV ekranlarında görmek istemediğimiz, sokak ağzı ile söylenen sözleri sarf edenler,birbiri ile kıyasıya kavga halinde olanlar sıradan insanlar değil.

Halkımızın oyların ile kendisini temsil etmek için seçerek Ankara’ya gönderdiği temsilcileri. Üzücü olan bu.

İnsan ister istemez “bizlere neler oluyor” diye üzüntü duymaması mümkün değil.

Ağza alınmayacak sözler.Doğru gibi sunulan aslında yalan olan tanımlamalar. Bunlar,bu muhteremler halkı ne yerine koyuyorlar.

Hani bazı filimler başlamadan önce hangi yaş gurubunun izleyeceği ekranda yazar. Siyasilerin böyle yakışıksız konuşmaları için de ekrana böyle uyarı yapılmasında yarar var.

Türkiye demokraside bir asra yakın yol almış bir ülke. Bölgenin en gelişmiş ülkelerinin başında geliyor.İslam ülkeleri içinde en çağdaş herkesin hayranlık duyduğu ülke konumunda .Buna karşın ülkemizde son aylarda olanlara baktığımızda kendi kendimize hiç de bu özelliğimize,güzelliğimize ve konumumuza yakışmayan siyasi tablolar ve hoş olmayan görüntüler yaratıyoruz.

Bu çirkinlikleri bizler gibi bütün dünya da izliyor. Tüm ülkelerin özlemle baktığı dört mevsimin bir arada yaşandığı güzelliklere sahip bir ülkeyi çirken göstermek için adeta yarış ediyoruz.

Bu çirkinliklere gereksiz kavgalara, sürtüşmelere ülkemizi çirkin gösteren görüntülere birilerinin dur demesi gerekir.

Maalesef bugün için de böyle bir girişim de yok. Herkes bu olanlar karşısında yangına adeta körükle gidiyor.

Çirkinlikler ne yazık çirkinlikle karşılık görüyor. Bu olanlardan sonra bakıyorum mahalle kahvelerinde de benzer görüntüler, yakışıksız sözler sarf edilmeye başlandı.Bir halk tabiri vardı.”İmam bilmem ne yaparsa cemaat onun fazlasını yapar” denir.Maalesef ülkemizin siyasi tablosu böyle bir görüntü oluşturuyor. Bu hengame içinde halkımızın gerçek gündemini oluşturan konular güme gidiyor.

Ceviz kabuğu doldurmayacak kısır çekişmelerden oluşan konular halkımızı meşgul ediyor. Tatil günümde bir çevre köyümüzü ziyaret ettim.kahvede oturup vatandaşlarla sorunları hakkında kendilerinden bilgi aldım.

Köylülerimizin de bu gelişmeler karşısında kafaları karma karışık köylülerimiz “ biz ne derdindeyiz bizim seçtiklerimiz nelerle uğraşıyor.

Gelip köyleri ziyaret etsinler, borcunu ödemek için elinde avucunda ne varsa satmak zorunda kalan çiftçilerimizi ve ucuz diye satın aldığı ineğini yok fiyata satan, bu da borcunu ödemeye yetmediği için ekmek kapısı tarlasının satan köylülerimizi görsünler.

Bizim esas derdimiz bu. Bunları bırakıp kendi aralarında kavga ediyorlar, bizleri de bu çekişmelerine alet ediyorlar. Bunlar hoş şeyler değil. Ele güne rezil oluyoruz ” diyorlar. Kahvede ve evinde kara kara düşünen köylülerimizin derdi siyasilerin bugünkü kısır çekişmeleri değil. Onlar birbiri ile dalaştıkça neler söylediklerini merak ediyorlarsa, gelip köy kahvelerinde konuşulanları dinlesinler sanırım yüzleri kızaracaktır. Parlamento ülkemizi en üst düzeyde temsil eden bir kurumumuz.

Orada alınan kararlar ile ülkemiz idare ediliyor. Orası da güven yitirirse bu halk kimlere güvenecek. Bu kişiler konuştuklarını bir kez de kendilerinin dinlemesi gerekir. Diyebilirim ki, Ülkemizin temsilcileri çok kötü sınav veriyorlar. Dileğimiz o ki inşallah akıllarını başına alırlar ,bu sokak ağzı ile konuşmalarına son verirler.

KALORİFER BACALARI DENETLENİYOR MU?

Edirne’de hava kirliliği en üst düzeyde. İstatistikler de bunu gösteriyor. Bunu bir nebze de önlemesi için Edirne’ye doğan gaz geldi, buna çok sevindik. İlimizin kirli havası temizleniyor diye mutlu olduk.

Aslında havamız beklendiği gibi temiz değil. Sisli havalarda sokağa çıktığınızda boğulacak gibi oluyorsunuz. Bu işin uzmanları solunum konusunda sorunu olanların bu havalarda sokağa çıkmamalarını öneriyor.

Bir de linyit yakıtı kullanan evlerin kalorifer bacalarına baktığınızda eskiden İstanbul’daki gemilerin bacalarını andırıyor.

Bacalardan çıkan kirli duman zaten yeterince kirli olan Edirne havasını daha da kirli duruma getiriyor.

Bu durumda bazı evlerin doğal gaz ile ısınmasının hiçbir yararı olmuyor. Siyah duman halinde havaya yayılan kalorifer bacalarından yükselen kirli hava sağlığımızı tehdit ettiğini hava kirliliğini arttırdığını uzmanlar defalarca dile getirdi.

Bunların nerelerden geldiğini hangi tur yakıt kullanıldığını merak edenler şöyle yüksekçe bir yerden Edirne’ye baktığında rahatlıkla görebilir. Bir yanda araçların ekzost gazları, diğer taraftan havayı kirleten kalorifer dumanları.Edirne kirliliğini daha tehlikeli duruma getiriyor.

 93 total views,  2 views today

Next Post

ATATÜRK SEVDİĞİ TÜRKÜLERLE ANILDI

EDİRNE AJANS HABER MERKEZİ / 214 24 04 / edirneajans@hotmail.com Atanın Edirne’ye gelişinin 83. yıldönümü nedeniyle Halk Eğitim Merkezi Salonunda bir konser düzenlendi. Dernek üyeleri,ile az sayıda vatandaşın katıldı. Atatürk’ün sevdiği şarkı ve türkülerden oluşan konserde Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şube Başkanı Ahmet Yürük konser öncesi yaptığı konuşmada katılımcıları teşekkür […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp