İki bayram birlikte kutlanabilse

admin

fikri_yalin_kose17 Temmuz Cuma günü dinimizce en kutsal günlerinden biri sayılan Ramazan Bayramını kutlayacağız. Dini bayramlarımız Müslümanlar ve tüm insanlar arasında birliğin kardeşliğin dostluğun pekiştiği günlerin özleminin ifadesidir.

Dini Bayram günleri bir sevinç kutlama günü olarak bilindiği için Ramazan Bayramı da bir aylık ramazanda oruçlu geçen günler sonrası bayram olarak kutlanması anlamına geliyor.

Günümüzde İslam ülkeleri her zamankinden çok bugün barış ve kardeşliğe çok muhtaç.

Dünyada 1,5 milyar nüfuslu 50 nin üzerinde İslam ülkeleri içinde Türkiye düzeyinde de olsa barış içinde olan, kardeşçe yaşayan kaç ülke var?

            Ramazan ayı süresince camilerde verilen vaazlara baktığımızda en çok sözü edilen konu barış ve kardeşlik Müslümanlar arasında dostluk üzerinde odaklandığını gördük.

Cami cemaatlerine ve Televizyonlarda yapılan konuşmalarda her zaman bu konunun önemi ve dinimizce dostluğun karşılıklı sevgi ve saygının ne denli önem taşıdığına dikkat çekildi.

            Böyle önemli bir ayın sonunda kutlanacak Ramazan Bayramının bu güzel dileklere İslam ülkeleri arasında düşmanlıkların son bulması temennisi herkesin ortak arzusu olmalı.

            Her gün birbirini katledip daha sonra bunu bir başarı ve Allahın emrini yerine getirir gibi sunmak aynı dine mensup insanların kendi dindaşını katletmesinden vahşice bir uygulama olur mu?

Müslümanların en kutsal günü olan cuma günleri cemaatlerin camilerde toplandığı Allaha dua için ellerini açtığı bir zamanda katliamların en yoğun olduğu gün olması bunu yapan kişilerin dine ne kadar saygılı olduğunun göstergesi sayılamaz mı?

            Böyle kutsal günlerin yaşandığı bir dönemde ülkemiz insanının bir başka beklentisi ise,  Türkiye’de seçim döneminde yoğunlaşan şu an da devam eden halk arasında kutuplaşmayı, gerginlikleri sona erdirebilecek, siyasi anlamda insanlar arasında barışın ortak noktaların bulunmasına katkı sağlayacak koalisyon görüşmeleri de bu bayram günleri ve sonrasında yaşanacak.

            Her siyasi partinin farklı reçeteleri olduğu kuşkusuz, her birinin seçmenine verdiği mesajlar birbirinden farklı.

Seçim meydanlarında söylediklerini halka vaatlerini bugünün koşullarını dikkate alarak makul bir düzeye çekmeyi başarabilen ortaklık arayışında olan partilerin bir noktada buluşmaları mümkün olabilir.

            Siyasi partilerimiz arasındaki görüşmeler sonucunda bunun ne kadar gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine tanık olacağız. Siyasilerimiz önyargısız, ülke menfaatini dikkate alarak verecekleri kararlar ülkenin bundan sonraki ufkunu açacak, gelecekteki yol haritasını belirleyecek.

Bilinen bir gerçek var. Türkiye ekonomisi öyle abartıldığı gibi sorunsuz çok iyi bir konumda değil.

                        Üretmeyen “ taşıma suyla değirmen döndürme “çabasında olan bir ülkede bundan sonra özellikle ortak hükümetler döneminde ekonomik kararları almak o kadar kalay değil. Bir de bu kararları kendi siyasi geleceklerini dikkate alarak almak zorunda kaldığında sorunun daha da büyük olacağı kuşkusuz.

Siyasi partiler arasında Ramazan Bayramı sonrası netleşmesi beklenen görüşmelerde koalisyonun çatısının hangi partiler arasında kurulacağı belli olacaktır.

Siyasi partilerimiz arasında yapılan görüşmelerin uzaması sonunda çıkmaza girmesi işi daha da zora sokacak gibi görülüyor.Bu anlaşmazlık sonucunda ufukta erken seçimin olması da soruna net bir çözüm gibi görünmüyor.  Seçimden sonra geçen bu kadar kısa bir süre sonunda halkın kararını değiştirip bir partiye yönelip tek partiyi iktidarı olacak düzeye gelmesi çok mantıklı gibi görünmüyor.

Seçim döneminde yapılan onca masrafa rağmen, diyelim ki, yine benzer sonuç alındı o zaman ne olacak, tekrar seçim yapılması mı istenecek, ülke gündemi seçimle partilerin birbiri ile didişmesiyle mi geçecek.

            Ülkenin bu uzun süre zarfında hükümetsiz kalmasının faturası sonunda yine kime çıkacak. Kuşkusuz bu belirsizlikten boşluktan yine halkımız zarar görecek.  Denetimlerin yeterince yapılmaması,  

Böyle sisli ortamları fırsat bilerek piyasayı istediği gibi yönlendirmek isteyenler yine köşeyi dönecekler.

Tüm bu olumsuzluklara fırsat tanımamak için Ramazan Bayramı sonrası  bir hükümetin oluşması zorunluluk haline gelmiştir. Zira en kötü bir hükümet böyle hükümetsiz, neyin ne olacağı belirsiz zamandan daha iyidir.

                               ÖZLÜ SÖZLER

            Sahte dost sabuna benzer, elini yüzünü temizledikten sonra, ayağını kaydırır.

 5 total views,  2 views today

Next Post

Meriç; "merdivenaltı üretime dikkat!"

Aslanzade Firması Sahibi Arif Meriç bir ürün alınırken çok dikkatli olmak gerektiğini belirterek; “ Ürün alımında merdiven altı üretime dikkat etmek gerekir. Bu firmanın gıda mühendisi var mı,  işyerinin temizliği yerinde mi? Kısaca ürünün içi ile dışı bir mi buna çok dikkat etmek gerekir.             […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp