İnsan ömrünü aşan yasalar

admin

fikri_yalin_koseTürkiye’de köy yasalarımız cumhuriyetimizin kuruluşunun ilk yıllarında 1924 yılında çıkarılmış. Köylü Milletin efendisidir diyen Atatürk, ilk olarak köylüleri ilgilendiren yasaları çıkarmış. Kadın hakları için de önce kadınlarımızın köy muhtarı ve ihtiyar heyeti seçilmelerini sağlayan yasalara öncelik tanımış. Bu yasaların çıkmasından bu yana bir insan ömrünü aşan bir zaman geçti. 

O yıldan bu yana, köy yasalarında günün koşullarına uygun köklü bir değişiklik yapılmadığını muhtarlarımız ifade ediyor. Ülkemizde bazı yasaların yüzlerce kez değişime uğradığı halde, köy kanununda neden değişikliğe gerek duyulmamıştır?

            Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşme sırasını bekleyen, raflarda tozlanan yasalar arasında bu kadar uzun süre kalmış, bir türlü görüşme fırsatı yaratılmamış, artık geçerliliğini yitirmiş bir yasanın olduğunu sanmıyorum.

Köylere baktığımızda, yasalarda olduğu gibi bu ilgisizliğin köylerimize de yansıdığını görmek mümkün. Elektrik, su biraz da sağlık dışındaki medeni hizmetlerin köylere ulaşmasında yeterince imkan sağlanmamış.

Köyde yetişip  ekonomik şartları  uygun olanlar veya köylerde geçim imkanı bulamayanlar okuyup,  başka  şehirde iş bulanlar, köylerine ancak yıldan yıla  gelip gidiyorlar..

            Her geçen yıl boşalan, nüfusu azalan köylerimizi ilgilendiren yasaların yenilenmesi ne acıdır ki, yıllarca unutulup gitmiş, ilgilenen olmamış. Siz bakmayın “köylerimiz çok güzel orada yaşamak istiyorum, oralarda mutlu oluyorum” deyip afaki laf edip köylü yalakalığı politika yapanlara.

Bu lafı edenler köylere gittiklerinde ancak birkaç gün kalabilirler. Parlamentomuzda köylülerimizin hakkını savunacak kimse olmadığı, köy kökenli  milletvekili bulunmadığı için köylerimizin haklarını kapsayacak yasalar da ancak seçim dönemlerinde gündeme gelir.

Daha sonraları ise seçim meydanlarında söylenenler unutulur gider.

Köylerimizin ihtiyacı olan, yeni yasaların yanında yine kırsal kesimin  ekonomik sorunlarını yakından ilgilendiren konuların da yeterli desteği gördüğünü iddia edemeyiz.  Köylülerimizle sıkı bağı olan tarım kuruluşlarımız seslerinin yeterince duyurulduğunu savunabilir miyiz?

Bölgemizdeki tarım alanları el değiştiriyor. Bakıyoruz bu konuyu detaylı olarak araştıran kuruluşumuz yok. Bazıları “serbest ekonomi herkes istediğini alır bunun önüne geçilmez” diye sorunu geçiştiriyor. Elden çıkan tarlaların yarın kimler tarafından ne amaçla kullanılacağı belirsiz. Böyle devam ederse Trakya’nın huzurlu beşeri yapısının değişmeyeceğini diğer bölgelerdeki huzursuzluğun buralara da  yansımayacağını  kim inkâr edebilir.

Bu dahi köylülerin önemli sorununun  ihmal edildiğinin göstergesi olmuyor mu?

BU OLANLARDAN DERS ALMIYORUZ

TV’yi açtığınızda içiniz kararıyor. Banka kartı borcunu ödeyemediği için çocuklarını eşinin canına kıyıp intihar edenler. Ayrıldığı eşini öldürenler. Doğu ve Güneydoğu illerimizin feodal yapısından kaynaklanan cinayetler. Berdel rezaleti. Batıl inanışların insan yaşamına kasteden görüntüler, Terör olayları, kundaklamalar, kurumlar arası çekişmeler Ve benzerleri, 80 yılı aşkın demokrasi dönemi olan ülkemize bu çirkin rezil görüntüler bizim insan yapımıza yakışmıyor.

            Dinimize ise hiç yakışmıyor. Bize neler oluyor, Bu kaos toplum arasında nifak tohumlarının filizlenmesi ile   ülkemiz nereye götürülmek isteniyor diye soran yok mu? Ya siyasiler; Onlar da bir başka alem. Adeta toplum içinde husumeti körükleyen konuşmaları, tavırları taraftarlarına moral verse de halkımızın büyük bölümü bu kavgalardan, birbirini karalamaktan öteye gitmeyen konuşmalardan huzursuz. Daha önceki yıllarda toplum arasında yaratılmak istenen düşmanlık tohumlarının ülkemizi nereye yönlendirmek istediğinin acı anılarını hatırlayalım.

Bugün TV’lerin de “çanak tuttuğu” bu görüntülerle daha önce yaşadığımız çirkinlikler bir daha gündeme taşınmak istenmiyor mu? Ülkemizde, birbiriyle asırlardır dostça kardeşçe yaşayan insanlarımızın arasında düşmanlık yaratarak kimin ekmeğine yağ sürülmek isteniyor? Şimdi de eğitim kurumlarını temeliyle oynuyorlar. Bugüne kadar defalarca değiştirilen Milli Eğitimde yeni formüller üretilmek isteniyor.

                               ÖZLÜ SÖZLER

 Yüzde ısrar etme doksan da olur/ İnsan dediğin noksan da olur.

Sakın büyüklenme el’de neler var/ Bir ben varım deme yok’san da olur.

                                 MEVLANA

    Güneşin sana ulaşmasını istiyorsan gölgeden çık.

                      KONFÜÇYÜS

 190 total views,  2 views today

Next Post

Çiftçi mallarını koruma dairesi destek bekliyor

Edirne’de tarım alanlarının korunmasını sağlayan,bu yönde en eski koruma kuruluşu olan çiftçi Mallarını Koruma Kurulu güç koşullarda görevini sürdürüyor.1250 kayıtlı çifçinin bulunduğu Koruma Dairesi kayıtlı üyelerinden yeterli destek görmüyor. Dernek bürosunda bir bilgisayar dahi yok.               Tarım İl Müdürlüğü ve çiftçi kurumlarından gereken desteği […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp