İPLER İYİCE GERİLİYOR

admin

Ufukta Mahalli seçimlerinin görülmesi ile İnsanlarımız bu günlerde adeta, gazeteleri okumaya, televizyonlarda siyasileri izlemekten çekinir duruma geldi.

fikri_yalin_kose

Siyasilerin şovları, kullandıkları üslup, ağıza alınmayacak sözleri, taraftarlarını ikna etmek için kullandıkları konuşma yöntemleri halkın moralini iyice bozuyor. Siyasetten iyice soğumalarına neden oluyor.

Sonbahar aylarının kasvetli günleri halkın yaşam zorlukları yanında bir de insanların moralini bozan böyle iç karartıcı haberler, konuşmalar halk arasındaki husumeti de tetikliyor.

İstatistiklere de bakıldığında aile kavgaları, insanların gereksiz yere tepkileri, geçim sıkıntılarının artması, sonbahar ve kış aylarında daha da yoğunluk kazanıyor. İnsanlarımız sinir küpü, öfkeleri nedeniyle burunlarından solur haline geliyor.

 

Bir anda bakıyorsunuz halkı hiç ilgilendirmeyen hesapta, gündemde olmayan bazı yapay haber konuları, gün boyu “temcit pilavı” gibi halka sunuluyor. Bu haberlerin doğruluk yanlarına bakılmaksızın siyasi polemikler, “laf ebelikleri”, haftalarca bir biri ardına halka haber olarak duyuruluyor.

Objektiflikten uzaklaşan kaynaktan halkın değerleri dikkate alınmadan gündeme taşınan bu haberlerin yanında siyasete soyunan, her konuyu bilirim iddiasındaki “medya bülbülleri” her akşam ekrana çıkıp halka akıllarınca ahkam kesiyorlar.

Özellikle siyasilerin gurup toplantılarının yapıldığı Salı günlerinde maşallah liderlerimizin “ağzından bal damlıyor.”!

Siyaset önderlerimizin toplantılarda yaptıkları konuşmalarını tekrar dinlemeleri gerekir. O “sokak ağzını” andıran üslup ile siyasetçilerimiz çok daha önemli olan ülke sorunlarını bu tür birbirine suçlayıcı konuşmaları ile arka plana itiyor.

Siyasilerimizin yaptıkları konuşmalarında bakıyorsunuz anlaşabilecekleri hiçbir ortak yanları yok.Birinin beyaz dediğini diğeri siyah demeyi adet haline getirmiş.siyasilerin konuşmalarında kullandıkları sözcükler arasında dostluğu barışı kardeşliği simgeleyen kaç sözcük bulabilirsiniz?

Çevremize bakalım, siyasilerin her gün birbiri ile dalaştığı ağız. Dalaşı yaptığı şu günlerde halkımızın gerçek gündemi ise çok daha farklı. bazıları piyasanın istikrarsızlığından yakınıyor.Bazıları ise ürününün para etmediğinden şikayetçi.dar gelirli vatandaşlarımız ise kışı nasıl geçireceğim diye kara kara düşünmekte.Bu sıkıntılar arasında bir de siyasilerin birbiri ile kavgaları halkın yaşamını daha da çıkılmaz duruma sokuyor.

Bu hengamede yaşayanlar halka yansıtılan bu olumsuz görüntülerden ister istemez etkileniyor,moralleri bozuluyor.Bu moral bozukluğunu çevresine de yansıtıyor. Böylece huzursuzluk daha da yaygınlaşıyor

 

Halktan gizlenen gerçekler kendilerini ilgilendiren asıl sorunların üstü örtülüp böyle yapay gündemlerle insanlarımız daha ne kadar kandırılacak.

Eninde sonunda doğrular, halkımızın gerçek gündem bir gün gecikmeli de olsa ortaya çıkmayacak mı? Günden güne biriken bu ekonomik sıkıntılara sonunda “yeter” denilecek boyuta ulaşacak.

seviyeye gelmesi ile işlerin daha da çetrefil hale geleceği bilindiği halde, ayni sinir bozucu haber yöntemleri ile ne amaçlanmaktadır.

Bu işten nemalanmak isteyenler, halka yapay gündem pompalayanlar,toplumun genel menfaatlerini dikkate alarak bir kez daha yayın politikalarını gözden geçirmeleri gerekmez mi?

İşçiler ve sendika temsilcileri ile görüşüyoruz. Taşeronlaşmaya göz yumulması ile sendikalaşmanın daha da zorlaştığından yakınıyorlar. İşverenlerin uluslararası hakları hiçe

sayarak emek sömürüsü yaptıkları işçilerin fazla mesaileri karşılığında hiçbir ücret almadıklarını dile getiriyorlar.

Esnaflar ise gelecekten umutlu değil, Firmalarda tekelleşme en çok küçük esnaflarımızı mağdur ediyor.

Tarım çalışanları ise, dertlerini ancak kahve muhabbetleri ile birbiri ile söyleşilerde dile getiriyorlar.Kendileri söyleyip kendileri dinliyor.

Ankara’daki temsilcilerinin ise hiçbir zaman sesi soluğu çıkmıyor.

Her ne hikmetse, Ankara’da kamp kuran meslek kurum yöneticilerinin seslerini ancak seçimleri dönemlerinde duyabiliyorlar Onun dışındaki zamanlarda konforlu makamlarında günlerini gün etmekle geçiriyorlar.

Bu ortamın oluşmasında medyanın sorumluluğu olduğu tartışma götürmez bir gerçek. Böyle, halkı yönlendirmeye ve gerçekleri gizleyen yayın gelecekte bekledikleri sonucu vermeyebilir.

Meslek etiğini hiçe sayıp, gerçekleri yok sayarak yayın yapılması ne kadar doğru.

Bu yayın ilkelerine destek verenleri dahi şikayetçi duruma getiren bu yayın anlayışı bir gün gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacaktır.

 75 total views,  2 views today

Next Post

Belediye Meclisi Aday Adaylığı İçin 27 Bayan Başvurdu

CHP’de 30 Mart 2014 Pazar günü yapılacak mahalli seçilmede aday adayı olma süresi sona erdi.CHP’de Edirne Belediye Meclis üyeliği için rekor sayıda başvuru oldu.Toplam 67 partili belediye meclisi üyesi için mücadele edecek .Belediye Meclis Üyeliği için başvuranlar arasında 27’si bayanlardan oluşuyor. CHP’de Belediye Başkanlığı için 7 İl Genel Meclisi Aday […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp