İriş; “milli görüş olmadan hiçbir sorun çözümlenmez”

admin

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş, Saadet Partisi Edirne İl Teşkilatında yaptığı Basın Toplantısında ülke gündemi değerlendirerek içinde Milli Görüş’ün temsil edilmediği bir Meclisin hiçbir ülke sorununa çözüm getiremeyeceğini söyledi. İl Başkanı Ali Erhan Demirkıran ve  parti yöneticilerinin de katıldığı basın toplantısında söz alan  Mustafa İriş, basın açıklamasında şunları söyledi;

Ülke gündemini değerlendirmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu çalışmamızın hayırlı ve faydalı bir çalışma olmasını diliyorum. Teşriflerinizden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.

SAADET PARTİSİ BASIN AÇIKLAMASI (1)

 

 

 

 

 

 

 

7 Haziran seçimlerinin üzerinden üç aya yakın zaman geçti. Yani senenin dörtte biri geçti. Seçim sonuçları bir partinin tek başına iktidarına imkân vermedi. Ama yeni hükümetin de kurulması gerekirdi, kurulamadı. Neden?

Çünkü, koyun can derdinde kasap et derdinde. Tuzu kurularla, mazlum milletimizin gündemi aynı değil. Milletin oylarıyla meclise giren partiler ülke menfaatlerini parti hesaplarının önüne geçiremiyorlar. Çevremizde oluşan yangını görmüyorlar. Bu yangının bacayı sarmaya başladığını fark etmiyorlar. İnanılacak gibi değil, olacak şey değil.

Tarih; övülme ve yerilme işi değildir. Tarih yaşanılanlardan ders çıkararak geleceği tanzim etmektir.  Yüz yıl önce yaşananlara baktığımızda bu güne ne kadar da benziyor. Borca batmış bir devlet, fakir düşmüş bir halk, yedi düvel çullanmış, Sevr dayatılmış. Ama hala iktidar entrikaları çevriliyor. Allah korusun.  Bugüne ne kadar da benziyor! Bundan dolayı Milli Görüşe bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Saadet Partisine ihtiyaç var.

Ülkemizin son kırk yıllık siyasi hayatını dört cümle ile özetlemek istiyorum;

1973’te Milli Selamet Partisi meclise girdi. Adalet Partisi, “millet bana muhalefet görevi verdi” dedi. Hükümet kurmaya yanaşmadı. Ama biz Ülkemizi hükümetsiz bırakmadık. CHP ile hükümet kurduk. Bir takım çevrelerden haksız eleştiriler aldık. Ama o hükümet ülkemize çok hayırlı hizmetler yaptı. Tarihi Kıbrıs Barış Harekatı bu hükümet zamanında başarıldı.

Daha sonra 1977-78 yıllarında Adalet Partisi, MSP ve MHP ortak hükümeti kuruldu. Bu hükümet zamanında da memleketimize çok faydalı hizmetler yapıldı. Manevi kalkınma hamlesinin yanında yurdun dört bir tarafı ağır sanayi fabrikalarıyla donatıldı.

OY KAYGISINI BİR YANA BIRAKTIK

1980’de ihtilal oldu. Yıllarca meclis dışında kaldık. 1991 seçimlerinde MHP ile seçim ittifakı yaptık. Meclise girdik.

1991’den sonra Refah Partisine halkımızın teveccühü sürekli arttı. 1994’teki yerel seçimlerde ülkemizin üçte ikisinde belediye başkanlıklarını kazandık. 1995 Genel Seçimlerinde birinci parti olduk. Ancak Refah Partisine hükümeti kurdurmamak için entrikalar çevrildi. Yine Milli Görüşün, özverili sağduyusuyla Refah-Yol hükümeti kuruldu. Bir yıl içinde unutulmayacak hizmetlere imza atıldı. Halkımızın tüm kesimlerine, memuruna,  işçisine, çiftçisine, emeklisine tarihin en yüksek zamları verildi. Havuz sistemi ve denk bütçe yapıldı. Böylece devletimizin bir avuç rantiyeci tarafından soyulmasının önüne geçildi. Adil bir düzenin temelleri atıldı. Nüfusu 50 milyondan fazla 8 İslam ülkesinin katılımı ile D-8 İşbirliği Teşkilatı kuruldu. İslam Birliği liderliğinin temelleri atıldı. Bu durum ırkçı emperyalizmi ve sömürü odaklarını ürküttü. Ne yazık ki yerli maşaları kullanarak post modern bir darbe ile hükümet yıkıldı. Refah Partisi kapatıldı.

Fazilet kuruldu. 1999 seçimlerinde bu güne benzer bir tablo oluşmuştu. O zaman MHP’ye Başbakanlık ve koalisyon teklif ettik. Ama kabul etmedi. Sonrası malum. 2002 seçimleri ve Ak Parti dönemi.

Gelinen bu noktada Milli Görüşsüz bir meclisin ne ülkeye ne de millete bir fayda getiremeyeceği bir defa daha görülmüştür. Çünkü Milli Görüş milletimizin bin yıllık inancıdır,  tarihidir, kendisidir.

SAADET PARTİSİ BASIN AÇIKLAMASI (2)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Milli Görüş mecliste bulunduğu her dönemde hayırlı işlerde motor, şer işlerde fren olmuştur.

Milli Görüşün mecliste olmadığı zamanlarda ötekileştirme ve ayrımcılık derinleşmektedir. Kutuplaşma endişe verici boyutlara ulaşmaktadır.

Neden böyle olmaktadır? Ak Parti olsun, CHP olsun, diğerleri olsun sorunlara doğru teşhis koyamamaktadırlar.

Birkaç misalle açıklayacak olursak; ekonominin mikrobu faizdir, israftır, yolsuzluktur.

Sonucu sömürüdür, gelir dağılımının giderek bozulmasıdır. Haksız kazançlardır. Tek kelime ile zulümdür. Bunlar düzelmeden ekonomi düzelmez.

TERÖR: Terörün kaynağı finansmanı, eğitimi, her türlü silahı dış güçlerin organizasyonudur. Bir asır önce Sevr’i dayatanlar kimlerse terör onların projesidir. Kurtuluş Harbinde dedelerimizin kovduğu istilâcılar kimlerse, terör onların ürünüdür. 2001 yılında ‘’Fas’tan Endonezya’ya 22 İslam ülkesinin sınırları değişecek’’, diyenlerin ürünüdür. Bu teşhis yapılıp halkımızla paylaşılmadığı sürece terörün önlenmesi mümkün değildir. 1990 ‘lı yıllarda Güneydoğumuzda terörü azdıran Çekiç Güç’ü kovma kararlılığı gösteren Milli Görüş’ün / Saadet Partisi’nin çözümleri kullanılmadıkça terörü önlemek mümkün değildir.

Evet, 2000 sonrası olayların bu aşamaya gelmesinde Ak Partinin rolü büyüktür. Ancak diğer partilerinde sorumluluğu açıktır. Partiler ülkeye hizmet için meclise girmeyi, hükümet olmayı hedeflerler. Şimdi soruyoruz;  CHP-MHP niçin meclise geldiniz? Seçimden sonra hiçbir varlık gösteremediniz. Milletin meselelerini çözmek için el birliği, güç birliği yapamadınız. Artık sorumluluk hepinizindir. Ülkeyi üç ay gibi bir zaman hükümetsiz bırakmanın vebali hepinizin omuzlarındadır. Milletin ve tarihin önünde sorumlusunuz. Hamasi nutuklarınız, seçmen tabanına hoş görünme gayretiniz Türkiye’nin hiç bir meselesini çözmez. Ne döviz hareketi sebebiyle milletin sırtına binen 130 milyar yükü hafifletebilirsiniz, ne de akan şehit kanlarını durdurabilirsiniz. Vebaliniz büyüktür.

BİRLİK VE BERABERLİK ANCAK ADİL DÜZENLE SAĞLANIR

Şimdi iki ay sonra tekrar seçim var. Saadet Partisi olarak bütün gücümüzü ortaya koyacağız. 80 milyon insanımızın kardeşliğini haykıracağız. Birlik ve beraberliğin ancak adil bir düzende gerçekleşebileceğini anlatacağız.

Davamız, Yaşanabilir Bir Türkiye, yeniden büyük Türkiye’dir. Ülkemizin, İslam âleminin ve tüm insanlığın saadeti ancak adil temeller üzerine dayalı yeni bir dünya düzeni ile gerçekleşecektir. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.

 

 

 124 total views,  2 views today

Next Post

Ulasal engellilerle işbirliği artıyor

            Ulusal Engellilere İşverenler Federasyonu yetkilileri Edirne’ye geldi. Edirne’de Dünyam Engelliler Derneği yetkilileri ile bir araşa gelen Ulusal Engelliler İşverenleri Deneği Merkezi Sofya’da bulunuyor. Dernek Başkanı Elva Todorova Edirne’de partnerleri olan Adem Düzkes’in misafiri olduklarını belirterek;” Biz kendileri ile sadece partner değil, çok işi arkadaşlarız.Elva […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp