Kimse bana ne dememeli

admin

 fikri_yalin_kose           Halkımız kendisini de yakından ilgilendirecek olaylara toplumsal sorunlara karşı o kadar duyarsız ki, hani bir halk tabiri vardır“ Yumurta kapıya gelinceye” kadar halkımızın ilgisizliği devam eder.

Bu sorun kendisini etkileyecek, zararı dokunacak duruma gelinceye kadar “ Bana ne beni ilgilendirmez” diye konuya ilgi duymuyor

            İş ne zaman kendine dokunacak zarar verecek yaşamını olumsuz etkileyecek hale geldiğinde bu kez herkesten çok tepki gösteriyor, bağırıp çağırıyor.

Gazetecilik yaşamımızda bunun çok acı örneklerine rastladık. Bir zamanlar Ergene kirliliği için bazı çevre duyarlısı dernekler Ergene kirliliğinin giderilmesi için eylem yapıyorlardı.

            Ergenenin çevresinde bu kirlilikten en çok etkilenecek köylülerimiz ve kendi ilinde olduğu için duyarlı davranması gereken kitleler bu soruna dudak büküyorlar yani “Bana ne” diyorlardı. Sonu malum. Aradan yarım asır zaman geçti Ergene kirli yüzü ile ona sebep olanların yüzü gibi akmaya devem ediyor.

Bu konuda yapılan girişimler kitlesel olmadığı tüm çevre halkı bu soruna sahip çıkmadığı için kirliliğe bir türlü önlem alınamadı. Hiç kimse bu sorun sadece Uzunköprü’nün ve çevresinde birkaç ilçenin sorunu olmadığını kavramadı.

            Trakya gibi kültür düzeyi yüksek gerektiğinde kendisine zarar verecek konularda demokratik olarak tepki gösterecek düzeyde olan bir halkın bugüne kadar ergene kirliliğine tahammül etmesi bölgemiz insanı için utanılacak bir durumdur.

Bundan hepimiz pay çıkarmalıyız.

            Küçük meseleleri sorun halene getirip tepki gösteren kitle örgütlerimiz ne yazık ki, Ergene kirliliği konusunda aynı hassasiyeti göstermediler.

Bu topraklarda büyümüş ve Ergenenin pırıl pırıl aktığı günleri görmüş biri olarak her Ergene üzerinden geçtiğimde o günleri hatırlıyor.  Nehrin bu hale gelmesine sebep olanlara ve buna göz yumanları tabiri caizse lanetle anıyorum.

            Bu verimli topraklara hayat veren tarım alanları ile ülkenin en güzel ve verimli ovası olan Ergene ovası ortasından geçen Ergene nehrini kirli  sanayiye feda edenler sağ ise acaba bu nehri gördüklerinde neler hissediyorlar, hicap duymuyorlar mı?

Bazı akıllılar ise nehir kirliliğini temizleyemedikleri için suyunun Marmara’ya deşarj edip nehir yatağını tamamen kurutma peşinde.

            Üç üniversitesi bulunan Trakya’da bilim insanlarımız bu sivri akıllıların projelerini çürütecek, Ergenenin Trakya’nın  can suyu olduğunu kanıtlayacak  bir proje geliştiremiyorlar mı  çok yazık .

Daha önceki Yallarda Trakya Üniversitesi Rektörü Prof Dr Osman İnci Trakya ve Ergene havzası için çok çırpındı.

Bu konuda proje hazırlandı. Daha sonraki yıllarda bu proje bazı çevrelerin çıkarlarına dokunduğu için kuşa çevrildi.

            Şimdi nerelerdedir bilinmiyor. Üniversitelerdeki bilim insanlarımızın en önemli görevlerinden biri bu tür hizmetler değil midir?

Ne yazık ki  Prof’larımızdan böyle bir ışık göremiyoruz. Acaba başka çok önemli işleri mi var.

            Diğer yandan Ergene suyundaki kirliliğini temizlemek görevi de üstlenen Çakmak Barajı için de  farklı uygulamalar gündemde  Trakya topraklarında  yüz binlerce  dönümlük verimli toprağın sulanmasını sağlayacak, çorak tarlaların verimini artıracak olan bu büyük barajın suyunun bir bölümü de Ergene kirliliğini nispeten önlemek için Çakmak Barajı suyunun Ergeneye aktarılması olacaktı.

Şimdi duyuyoruz ki,bu barajdan Çorlu yöresinde sanayi kuruluşlarına   su gönderilmesi Ergene kirliliği yaratan yörenin ödüllendirilmesi, Ergene nehrinin  daha da kirletilmesi    söz konusuymuş.

Dileriz bu söylenenler doğru değildir.

Bölge halkını dört gözle beklediği bu barajdan sadece bölgemiz insanları  yararlanır. Onu da zamanla öğreneceğiz…..

                            BU YAPILMAMALI

            Şehir merkezindeki çöp  Konteynırlardaki ev atıklarından  ekmek parası kazanan roman vatandaşlarımızdan bazıları çöp araçlarından faydalanacağı atıkları ararken içindeki çöpleri çevreye saçması  vatandaşlarca şikayet konusu oluyor. 

Konteynırları karıştırıp alacaklarını al fakat içindeki çöpleri çevreye saçıp kirletmek sizlere gösterilen hoşgörüyü istismar anlamına gelir.

            Ekmek parası kazanayım derken çevreyi kirletmeye çöpleri çevreye saçmaya hakkınız yok.

Bu devam ettiği takdirde yetkililer sizin ekmek paranızı kesmek için önlemler alabilir.

            Bundan da en çok sizler zararlı çıkarsınız. Özellikle havaların sıcak olduğu günlerde çevreye yayılan çöpler Edirne’miz açısından da hoş bir görüntü değil.

            Bir turistin bu çirkinliği görüntülediğini gördüğümde utandım. Roman vatandaşlarımızın ekmek parası kazanayım derken çevreyi kirletmeye çöpleri çevreye yaymaya son vermeli. Bunu yapanlar  çevre kirliliğine neden olanlar anlayacağı tarzda uyarılmalıdır.

 73 total views,  2 views today

Next Post

AKMEŞE’den Trakya Üniversitesi Rektörlüğü'ne ziyaret

AK Parti İl Başkanı İlyas Akmeşe İl Yönetim Üyeleri ile birlikte, Trakya Üniversitesi  Rektörü Prof. Dr. Yener Yörük’ü ziyaret etti. Ziyarette konuşan T.Ü. Rektörü Prof. Dr. Yener Yörük “ Trakya Üniversitesi Hastanesi, hastaneler arasında ilk sıralardadır. Gelişmeye ve en iyi teknolojik aletlere sahibiz. Sağlık olarak hizmetlerin en iyisini vermekteyiz. Balkan […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp