KÜÇÜK ESNAFIN HALİ İÇLER ACISI

admin

fikri_yalin_koseSon yıllarda artan vergiler, işlerin azalması nedeniyle küçük esnaflarımızın geçim alanları, ayakta kalıp işlerini sürdürmeleri daha da güçleşiyor. Büyük marketler, güçlü sermayeli şirketler küçük esnaflara yaşam hakkı tanımıyor.

Edirne caddelerinde dolaştığımızda çevremizde” Devren kiralık, İşyerimizi kapatıyoruz” türünde işyerlerinin camlarına yapıştırılan yazıları görürüz.

Yine bakıyoruz, kısa süre önce açıldığı halde bir süre sonra ödeme güçlüğüne girerek kapanan onlarca işyerimiz var. Özellikle küçük sermayeli esnaflarımızın çoğunun yüzü gülmüyor. Bir ilde işyerlerinin birbiri ardına kapanması, küçük işletmelerin sıkıntı yaşaması, o yörenin ekonomik göstergesi için iyi bir durum değil. Ekonomistler, bu işin uzmanları konuyu böyle yorumluyorlar.

Siz bakmayın, ülke ekonomisi için atıp tutanlara, ekranlarda pembe tablo çizip her şeyin yolunda olduğunu gösterenlere, Devletin resmi kurumları belli aralıklarla asgari geçim indirimi ve açlık sınırı oranlarını açıklıyor.

Bunu yapan kuruluşlar, detaylı bir inceleme sonucu bu göstergeleri ortaya çıkarıyor. Bu verileri dikkate aldığımızda, günümüzde asgari ücretle geçinmek zorunda kalan 700-800 lira aylık geliri olan bir ailenin yaşamını dikkate alalım. Elektrik, su, yakıt, çocuklarının giderleri ve diğer zorunlu giderleri, evin mutfak masraflarını koyduğumuzda bugünkü şartlarda yaşamak mümkün müdür.

Çağdaş bir insan gibi yaşamayı bir yana bırakalım, böyle geliri olan bir ailenin kıtı kıtına dahi yaşaması mümkün olamaz.

Bir de hastalık ve ekstradan harcama ile yüz yüze kalan aileler, böyle durumda borç batağına düşer.

Bir daha da belini doğrultamaz.

Çevremizde duyuyoruz borcumu ödeyemeden bu dünyadan göç eden, arkasında yakınlarının ödeyeceği borçları bırakan rahmetliler var.

İnsanların dara düşerek aciz kalıp borcu ile birlikte bu dünyadan göç etmesi ne acı. Günümüzdeki bu geçim açmazı insanların en zorunlu ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma gelmesi mutlu insanların da azalmasına neden oluyor.

Çevremize bir göz atalım insanların büyük bölümünün suratı asık. Esnaflarımızdan işyerlerinin kapısında müşterileri gelmediği için kara kara düşünenlerin sayısı her geçen yıl çoğalıyor. Rahat ve huzur içinde yaşam sürenlerle sefalet çekenler arasındaki açı gittikçe daha da artıyor. Bu aslında zengin olanlar için de huzursuzluk kaynağına neden olabilir. Böyle hallerde adli vakaların daha da arttığı gözlenir. Böylece huzurlu kentler bir bakarsınız huzursuzluk kaynağı oluvermiş…

EDİRNE’NİN MERKEZİNDEKİ GÜZELLİK YETMEZ

Bahar ve yaz ayları Edirne’ye gelen turist sayısının arttığı aylardır. Bakıyoruz ilimize dünyanın dört bir yöresinden turist geliyor. Her ne kadar turizm konusunda yeterli donanımımız, rehberimiz olmasa da, gelen kafileler kendi rehberleri sayesinde Edirne’yi tanıtıyor. Böyle bir turist kafilenin Ali paşa çarşısından çıkarak Kaleiçi semtine doğru yaptığı ziyareti izledim. Gelen konuklar Kale içindeki tarihi cumbalı evleri ilgi ile izlemeleri güzel bir görüntü, bizler için onur verici olduğu gibi, bu semtte harabe haline gelmiş içi çöplük haline dönüşmüş evlerin görüntüleri de üzüntü verici.

Bugüne kadar ben de dahil defalarca dile getirildi.Bu tarihi yapılarımız restore edilmese dahi, çevreleri sarılarak bu kirlilik gizlenemez miydi? Bu rezaleti görenlere siz ne kadar “Edirne şöyle güzel” deseniz de, inandıramazsınız. O zaman “Bu sokaklar Edirne’nin değil mi” diye adama sorarlar. Buralarını gizlemek o kadar masraflı bir iş de değil. Çirkinliklerin kapatılması halinde ele güne rezil olmaktan kurtulmuş oluruz…

MUHTEŞEM DÜĞÜN

Kanuni Sultan Süleyman Çocuklarına muhteşem bir düğün yaptırmıştı. Bu düğün uzun süre dillere destan oldu. Herkes bu düğünü konuştu. Bu düğünden önce de Kanuninin Vezirinin evlenmesi nedeniyle yine büyük bir düğün yapılmış. Bu düğünde Kanuni Sultan Süleyman da bulunmuştu. Bir gün Kanuni Sultan Süleyman İbrahim Paşa’ya “Paşa senin düğünün mü benim düğünüm mü muhteşem oldu” diye sorar.

İbrahim Paşa “ Benim düğünüm oldu” der.

Kanuni Sultan Süleyman üzülüp ve hiddetlenerek “Neden” diye sorar.

İbrahim paşa soğukkanlılıkla cevap verir. Efendim benim düğünüme Dünyanın en büyük padişahı geldi. Sizin düğününüzde ise böyle biri yoktu” der.

 128 total views,  2 views today

Next Post

Toplum Merkezlerinde Üretilen El Sanatı Ürünleri Sergilendi

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Sosyal Hizmet Merkezi Birimlerinde (Toplum Merkezlerinde)  Üretilen El Sanatı Ürünleri Sergilendi. Darülaceze ve Türkiye İsrafı Önleme Vakfı tarafından, İstanbul Üniversitesi Maçka Tesisleri’nde düzenlenen Mikro Kredi ve El Sanatları Etkinliği’ne, Sosyal Hizmet Merkezi Birimleriden faydalanan, dezavantajlı bölgelerde yaşayan kadınlarımız tarafından üretilen el sanatları ürünleri ile katılım sağlandı. Etkinliğe, Edirne ilini temsilen […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp