Küfürsüz olmaz mı?

admin

fikri_yalin_koseGüzel Türkçemiz dünyanın en zengin en köklü dillerinden biri olarak biliniyor.  Dilimizin birbirinden güzel sözcükleriyle derdimizi anlatmak kendimizi ifade etmek, karşımızdakine fikirlerimizi meramımızı anlatabilmek için lehçemizde yüzlerce kelimelerimiz bulunmaktadır.

Görüşlerinize ters düşebilecek ortamın olduğu durumlarda yapacağınız konuşmalarda tepkinizi küfürlü sözlerle  Türkçemizin özüne kendine özgün  yapısına karakterine  yakışmayan halkın tepkisine neden olabilecek, düşmanlığa zemin  yaratabilecek sözcüklerle  ifade etmeyi marifetmiş gibi  sayan, bu sözcükleri her zaman kullanma alışkanlığı olan  bir topluma  dönüştük.

Günlük yaşamda karşılaştığımız yerli yersiz öfkeniz anında  kendinizi ifade etmek için aile bireyleri ve cinsel  içerikli kelimelere odaklanan, özellikle anne gibi varlığımızın nedeni olan” dinimizce de  kutsal kabul edilerek” Cennetin anaların ayakları altında”  sözleriyle  değeri anlatılan  analar    üzerine kurgulanan küfür sözcüklerini onaylamak mümkün müdür?

Bu tür çirkinliklerin,  küfür içeren sözcüklerin  okumuş, kültür düzeyi yüksek kesimlerde de yaygın olması günlük yaşamda sık, sık  kullanılması  düşündürücüdür.

Bu sözcüklerin benzer çirkin sözcüklerle yine aynı  tarzda  karşılık bulması  kısasa kısas uygulanması makamınız mevkiiniz ne olursa olsun kimseye saygınlık kazandırmaz “bak ne kadar güzel küfür ediyor, helal olsun ” diye onaylanması  mümkün değildir. Bu tür sözcükler insanları yüceltmez saygınlık kazandırmaz, daha alt seviyelere düşürür.

Dilimizde olduğu gibi, dinimizde de küfürlü sözcükler benimsenmemiş günah ve yasak olarak kabul edilmiştir.

Halkımız arasındaki günlük konuşmalarda küfürlü sözcüklerle meramını anlatmayı marifet sayan bu konuşmasını küfür içerden nükteli sözlerle fıkralarla süslemek isteyen şaklabanların “doğru söylüyor” diye itibar görmesi toplumumuzun dil alanında  günden güne yozlaşan ilginç bir yapısını sergiliyor.

Toplumda nefretle karşılanmasına, ayıp sayılması nedeniyle çocuklarımızı uyarı amacıyla  “bir daha bu tür sözler söyleme ağzına biber sürerim” diye uyarılmasına karşın her yaşta küfürsüz konuşmaya bir türlü alışamadık.

Yaşamın her evresinde hatta fıkralarında dahi küfürlü sözcükleri malzeme haline dönüştürme, bizlere yapıldığında tepemizi artıran başkaları için rahatlıkla kullanabildiğimiz küfür içeren sözcüklerde cezaların ve caydırıcı önlemlerin de yeterli olmaması bu tür kişilerin toplumdan dışlanmaması küfürün piyasada itibar görmesine neden oluyor.

Çocuklarına küfür ayıbını önerenlerin aileler arası  konuşmaları küfürsüz geçmiyorsa bu ayıplı sözler nasıl önlenebilir?.

Okulların çevrelerinde konuşmalara kulak verdiğinizde ağza alınmadık küfürlü sözcükleri duymak, bu sözcüklerin özellikle erkekler tarafından kız arkadaşlarının bulunduğu yerlerde bazen kızlarımızca da rahatlıkla kullanılmasına ne demeli.

Bu çirkin ifadelerin Televizyon ekranlarına, TBMM konuşmalarına kadar yaygınlaşması, spor müsabakalarının en geçerli sloganı haline dönüşmesi, toplumun ahlak tacirlerinin dikkatini çekmiyor mu?

Yaşı elli, altmışı aşanlar bilirler, özellikle İstanbul’da tanık olduğumuz zevkle dinlediğimiz Türkçemizin güzel örnekleriyle bezenmiş saygı ve sevgi içeren konuşmaların gün geçtikçe azaldığını görmek insana üzüntü veriyor.

Lehçemizin güzel, sevgi saygı içeren sözcükleri ne yazık ki bugün fazla ilgi görmüyor. Onların yerini öfke kin, küfürlü sözcükler dolduruyor.

Gelir dağılımındaki çarpık gelişmeler, bazılarının zenginliği maddi varlığı her türlü hakareti yaparım söz söylerim anlayışı bunu gelenek haline getirmesi toplumumuzun ahlaki değerlerini zedeliyor.

Karşısındakine sevgi saygı sözcüklerinin içine küfürlü sözleri sokuşturmayı marifet sayanlar sırıtılıp onaylanıp itibar görür “ alkışlanarak onara edilirse, konuşmalardaki yozlaşmalar, insanların acizliğinin ifadesi olan küfür pazarı daha da yaygınlaşır.

 150 total views,  2 views today

Next Post

Emekli olacak esnaflara kredi kolaylığı

EDESOB BAŞKANI EMİN İNAĞ “EMEKLİ OLACAK ESNAFLARIMIZIN KULLANACAĞI KREDİ VADESİ 60 AYA KADAR UZATILABİLECEK”   Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Emin İnağ  esnaf ve sanatkarların sigorta prim borçlarının yapılandırılmasına yönelik Ankara’da yaptıkları çalışmaların semeresini verdiğini, 6552 sayılı Torba Kanun ile prim borçlarının yapılandırılmasına başlandığını bildirdi.       […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp