Laf değil iş önemli

admin

fikri_yalin_koseBir ülkenin eğitimi, geleceği, ülkenin güvencesi anlamına gelir. Eğitime yapılan hizmet, yatırım, ülkemizin geleceği için yatırımdır. Her aile, evlatlarının eğitimde başarısı için mücadele eder. Onun için her türlü fedakârlığı katlanır. Okullarında başarılı olan öğrenciler velilerin en büyük sevinç kaynağı olur. Devlet ihale yasası gibi sayısız değişime uğrayan Milli eğitim müfredatları dikkate alındığında, öğretmenlik yapmanın ne denli zor olduğu ortaya çıkıyor. Eğitimciler” Aman yanlış yapmayayım işimden olmayayım ”endişesi taşıyor. Sevgi, aşkla yapacağı öğretmenlik mesleğini korkarak çekinerek yapıyorlar. Böyle bir ortamda çalışan eğitimcilerden başarı beklenebilir mi?

Bir süre önce Türkiye genelinde bir milyon 300 bin öğrencinin katıldığı TEOG sınavında Edirne’de sınava giren öğrenciler arasında Edirne merkez ve Havsa ilçelerinden 9 öğrenci 120 sorunun tamamını cevaplayarak Türkiye birinciliğini elde etmişler. Tüm soruları cevaplayan 9 öğrenciden sekizi Edirne Ana Fen öğrencisi. Bu da gösteriyor ki her türlü engele velilerin korkarak öğrencilerini göndermesine karşın başarıyı elde etmesi anlamına gelir. Kim nasıl yorumlarsa yorumlasın bu kuruluşlar eğitimde başarıya odaklanmış. Yıllardır gösterdikleri performansla bunu defalarca kanıtlamış bir kuruluş, bugün de bu sistemi, eğitimde başarısı devam ediyor. Başarılı öğrencilerin dershane tarafından düzenlenen velilerin de katıldığı ödül törenine katıldım. Öğrencilerden çok veliler mutluydu. Hiçbir engelin öğrencilerin başarısına giden yolun kapatılmaması gerektiğini velilerin çocuklarını istedikleri dershaneye vermesine ket vurulmaması önerisinde bulundular. Dershanenin her zaman velilerle diyalog içinde olup başarının daha da artmasını sağladıklarını ifade ederek; “Veli öğrenci”  bağları ve her birinin görevleri uyum içinde olmalı. Öğrencilerin devam ettiği dershanede bunun sağlandığını gördük, böylece başarı sağlandı” dediler. Başarıya odaklanan bu dershanelere ket vurmak bir anlamda öğrencilerin geleceğini istikbalini engellemek anlamına gelmez mi?

Şunu kabul ederim bir başka kurum adı ne olursa olsun daha başarılı olur. Bu dershaneleri geride bırakır. O zaman takdirimizi onlara da sunarız.

CUMHURİYET REKLAMLARMIŞ

Bir Milletvekili Cumhuriyet idaresi ile geçen yaklaşık doksan yılı reklam olarak niteleyip doksan yılın sonunda reklamlar bitti diye nitelendirmiş. O reklamlar diye ifade ettiği dönemde parlamentoya girmeyi başaran bu hanımefendi acaba özlem duyduğu idarede olsaydı hangi görevde olacaktı. Her halde evinin penceresinden sokakta gelip geçenleri izleyecek el işi yapıp çocuk bakacak ve eşinin gelmesini gözleyecekti. Böyle bir tanımlamaya pes demek gerekir.

Milletvekilin bu sözlerine aslında bu dönemin parlamenterlerinin tamamının tepki göstermesi” Sen diyorsun, bunu söylemeye hakkın yok” demesi gerekirdi. Bakıyoruz muhalefetin ve birkaç kuruluş temsilcisinin dışında tepki gösteren yok.

Aslında seçimin yaklaştığı bir dönemde kendini ön plana çıkarıp böyle sivri laflar ederek  “ Seçimde beni unutmayın burada ben varım” diyen yeniden milletvekili özlemi içinde olanları yadırgamamak gerekir.

PARÇA PARÇA DEĞİL BİRLİKTE OLMALI

Memur sendika temsilcileri toplu sözleşme ile verilen hakları, TMMOB ise Torba Yasasından gelen kısıtlamaları protesto edip  Saraçlar caddesinde  maaş bordrolarını yaktılar. Bu arada tepkilerini yansıtan konuşma yaptılar.

Bunlar  iyi de tepkinizi yaparken hiç olmazsa  aynı amaç olduğunda   bir arada olmanız, daha büyük kalabalık oluşturmanız daha etkili olmaz mıydı?

Caddede biriniz konuşma yaparken, diğerinin kenarda beklemesi halka nasıl güven sağlayacak. Fransa’da halkın nasıl tepki yaptığına tanık olduk. Milyonlarca insan aynı amaç için bir araya geldi. Küçük çıkarlarını bir yana bıraktı. Sizlerin de aslında hedefiniz aynı fakat her sendika veya dernek kendisini ön plana çıkarmak istiyor. Kendi sesi duyulsun istiyor. Ne yazık ki, halk da buna ilgi göstermiyor. Halkın olmadığı bir hareket toplumda ilgi görmüyor.

Bunun için halkı suçlamak çözüm değil. Siz istediğiniz kadar haklı olun aranıza halkı katmadığınız sürece yapılan eyleminiz güdük kalır. Saraçlar Caddesinde bir oda ve iki kamu sendikasının yaptığı bordro yakma eylemi de bu görüntü verdi. Kamu Sendika temsilcilerimiz bundan ders çıkarmalı. Sendikacılarımız halkın dikkatini katma daha geniş kitlelere seslerini duyurma çarelerini aramalıdır.

Aksi halde böyle “kendin pişir kendin ye” misali az sayıda katılımla yapılan haklı eylemler etkili olamaz.

 8 total views,  2 views today

Next Post

AK Parti’nin 5. Olağan İl Kongresi yapıldı

Tek liste halinde girilen seçimde İl Başkanlığına Rafet Sezen seçildi. Sağlık Bakanı yaptığı konuşmada. Edirne’ye yapılan  hizmetlerinin artarak devam edeceğini ifade etti.               AK Parti’nin Edirne  il başkanlığı için 5. Olağan il kongresi gerçekleşti. Mimar Sinan Spor salonunda  yapılan İl Kongresine Sağlık Bakanı Mehmet […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp