LAFTA KALMAMALI

admin

      Ülkemizde yoğun dış politika ve onun içe yansıması nedeniyle, iç politikamızın bölgemizin çok önemli sorunları göz ardı ediliyor.

Bazı toplantılarda gündeme taşınsa da, bu konuların çözümü konusunda yeterli mesafe alınamıyor. Bunların başında bölgemiz ekonomisi açısından hayati önem taşıyan süt  ve süt ürünleri konusu gelmektedir.

Gelişen teknolojiye paralel olarak bölgemizde süt sağımından tüketime kadar sağlıklı koşullarda korunması sağlanmaktadır. Özellikle bölgemizde elde edilen sağlık seviyesi sağlıklı yapısı Avrupa ülkeleri seviyesine ulaşmış durumda.

 Bölgemizde süt üretimini arttırmak hayvancılığın gelişmesi için her türlü koşulla mevcut. İlimizin de ekonomik kalkınması için  en önemli kaynağın hayvancılık ve hayvansal ürünlerin tüketiminin arttırılması olduğu biliniyor. 

Bunun sağlanması ile gelir düzeyi Edirne en gelişmiş illerin arasında yer alabilecek. Ne yazık ki, ülkemizde ve bölgemizde sü ve süt ürünleri tüketimi yeterli düzeye ulaşamıyor. İnsan yaşamı, özellikle genç neslin sağlıklı yetişmesi için vazgeçilmez bir yiyecek olan sütün tüketimi için gerekli alt yapıyı bir türlü oluşturamıyoruz.

    Bakıyorsunuz okul kantinlerinde ve gençlerin ve halkımızın alışveriş yaptıkları tüketim yerlerinde süt ürünleri gerekli ilgiyi görmüyor vitrinlerine göz attığında kola ve gazlı içeceklerinin süslediğini görüyorsunuz. Sağlığımız güçlü tekellerin çıkarları uğruna riske sokuluyor. Süt üreten ve  bu konuda yetki sahibi devlet ve özel kuruluşlarımız dahi  süt tüketiminin faydaları ve teşviki  konusunda gerekli çaba içinde olduğunu iddia edemeyiz.

Avrupa ülkelerine baktığımızda Türkiye’nin yıllık ortalama 34 Kg  süt tüketimine karşılık  Hollanda’da 183, İrlanda’da 188,Danimarka’da  130 kilo  süt tüketiliyor. Bu rakamlardaki Kişi başına süt tüketimine baktığımızda bu ülkelere oranla  bizim tükettiğimiz  süt miktarı “devede kulak” sayılır.

    Okullarımızda medyamızda ve bu konuyla ilgili kuruluşlarımızda süt ve süt ürünleri tüketimini özendirici yayınlarının yeterli olmadığı ortada.  Süt tüketimi konusuna gereken önemin gösterilmemesi aslında ülkemizin geleceğini emanet edeceğimiz  gençlerimizin sağlıklı yetişmesini tehlikeye düşürüyor.

O nedenle ülkemizde hayvansal ürünleri  tüketimi milli  bir politika haline dönüştürülmeli.

Her yıl reklamı yapılan “süt içelim” propagandaları bu işi geçiştiremeyiz. Süt ürünleri tüketiminde Avrupa ülkelerinde  olduğu gibi toplumun en küçük birimlerine ulaştırmadığımız sürece bu konu lafta kalır.

Süt tüketiminin artması ayni zamanda hayvancılığımızın gelişmesi anlamına geliyor. Süt üretici kuruluşlarımız kendi çaplarında süt tüketimi konusunda gayret gösteriyor. Bunların yeterli olmadığı süt tüketiminin yerinde saydığı  ortada.

Aslında, süt tüketimi her gün halka duyurulması zorunlu olan hava raporu ve olaylar gibi halkın anlayacağı tarza anlatılmalı.

Hastanelerde hasta sayısının azalmasını ve gelecek neslimizin sağlıklı olmasını arzuluyorsak, süt tüketimine ağırlık vermeliyiz. Bunun yapılması ayna zamanda hayvancılığımızın gelişmesi, bölgemiz için kurtuluş umudu olacaktır. Bu gelişme bölgemizden göçü önleyecek yüzü gülen insanlarımızın artması anlamına gelmektedir.

Edirne bu konuda en faal il haline gelmelidir. Bu konuda devletin teşviki kaçınılmazdır. Bunda da ilgili kurumlarımız ve siyasilerimiz ısrarcı davranılmalıdır. Bunu sağladığımızda ve buna turizm gelirlerimizi de kattığımızda hayvancılığımızın da gelişmesiyle bölgemiz en gelişmiş il konumuna geleceğiz.

 139 total views,  2 views today

Next Post

SEDEFÇİ: “ BELEDİYE HİZMETLERİ LAFLA YÜRÜMEZ”

Karaağaç Mahalle Muhtarı Ağah Korkan Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi’yi makamında ziyaret ederek mahalleye yaptığı hizmetleri nedeniyle teşekkür etti. Sedefçi göreve geldiklerinde Edirne’nin köyden farksız olduğunu,Bugün ise bir Dünya Kenti haline geldiğini söyledi.  Karaağaç Mahalle Muhtarı  Agah Korkan Mahallesine yaptığı hizmetler nedeniyle  Belediye Başkanı Sedefçiyi makamında ziyaret ederek  teşekkürlerini  sundu. Muhtar […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp