Telefon
WhatsApp
NİTELİKLİ LİSELERE YERLEŞEMEYEN ÖĞRENCİLER NİTELİKSİZ Mİ?
davetiye

Saygıdeğer veliler ve yarınlarımız olan değerli, sevgili öğrencilerimiz sizlere eğitim sistemimizin en önemli sorunlarından birisi olan ve yıllardır her gelen yeni bakanın yeni bir sistem oluşturarak çözmeye çalıştığı Liselere yerleştirme sorunsalından bahsetmek istiyorum.

                Son 20 yılda LGS, SBS, TEOG ardından yine LGS olmak üzere çok farklı isimlerle ve farklı sınav sistemleri ile öğrencilerimizin Liselere yerleştirme işlemleri gerçekleştirildi; iyi bir liseye yerleşenler üniversite hazırlığı yolunda bir avantaj elde etti ve belki bu sayede daha iyi bir üniversitenin yolunu tuttu. Başarı açısından daha düşük liselere yerleşen çocuklar ise hayatlarını yönlendirmek ve üniversite giriş başarısı açısından daha zorlu bir süreçten geçtiler. Olayın tarihçesi açısından hatırlamak gerekirse şu anda uygulanan sistem dışında ki tüm sistemler merkezi bir yerleştirme esas alınarak yapılmıştı. Öğrenciler merkezi sınavda ki başarılarına göre Fen Lisesi, Anadolu Lisesi veya Meslek Liseleri gibi liselere yerleşmişlerdi, ancak son birkaç yıldır uygulan sistem şimdiye kadar ki sistemleri bile eleştirmemize tasvip etmememize rağmen bence eğitim tarihimizin en anlamsız sınav sistemi olarak karşımıza çıkmıştır.

NEDİR ŞU AN Kİ SİSTEM?

                8. Sınıf çocuklarımız bir LGS (Liselere Giriş Sınavı) adı altında bir sınava tabi tutuluyor,

                Ancak bu sınava herkes değil isteyen öğrencinin girmesi gibi bir hakta verilmiş,

                Çünkü bu sınavla tüm liseler değil sadece NİTELİKLİ!  Liseler öğrenci alıyor.

                Peki, kalan çocuklar ne olacak? Onlar da ortaöğretim başarı notu (diploma notu) ile öğrenci

                Alan liselere müracaat edip onlara yerleşmeye çalışıyorlar.

Şimdi gelelim sorunlarımıza yani çocuklarımızın sorunlarına;

                SORUN-1

                Nitelikli diye tabir ettiğimiz liseler dışında ki liselere her ne kadar bakanlık ortalama ile öğrenci alan liseler diyor olsa bile öğrenci arasında bu ayrım çoktan NİTELİKLİ LİSE ve NİTELİKİSİZ LİSE olarak ayrıldı bile. Yani çocuklar da haksız değil eğer bir lise nitelikli değil ise yani bakanlık o liseye nitelikli lise dememiş ise haliyle NİTELİKSİZ LİSE oluyor onların anlayışında!

                Peki, bende şunu soruyorum bakanlığımıza ve yetkililere NİTELİKLİ LİSE öğrencisi NİTELİKLİ öğrenci, Ortalama ile öğrenci alan liselerin öğrencisi NİTELİKSİZ öğrenci mi? Bunu ben sormuyorum her gün muhatap olduğumuz birçok öğrenciden bunları duyuyoruz. Çocuklar kendi içinde NİTELİKSİZ olduklarını kabullenmişler.

                Hiç kimsenin bu ülkenin evlatlarına böyle bir yakıştırma yapacak yolu açmaya böyle bir sistem getirmeye hakkı yoktur. Kime göre NİTELİKLİ kime göre NİTELİKSİZ… Şimdi bakanlığımız asla niteliksiz diye bir kelimenin geçmediğini söyleyebilir evet kabul ediyorum ama okulların bir kısmına NİTELİKLİ derseniz haliyle kalanlara bu yakıştırma yapılır. Öğrenci de zaten yenilmişlik hissi ile NİTELİKSİZ olduğunu içselleştirir ve eğitim hayatı giderek daha kötü bir hal almaktan öteye gitmez.

               

SORUN-2  

                               Ortalama ile öğrenci alan liselere yerleştirilen öğrenciler ne kadar adil bir yerleştirmeye tabi tutuluyorlar. Ben birebir vereceğim bir çok örnek ile bunu kanıtlayabilirim. Zaten kanıt aramaya da gerek yok farklı okulların vermiş olduğu notlar birbiri ile kıyaslanarak bir yerleştirme yapılıyor. A ortaokulunda BOL KEPÇE not dağıtılıyor. Okul idaresi ya da öğretmen kendi öğrencileri istedikleri bir Anadolu lisesine yerleşsin diye 95 ler 100 ler havada uçuşuyor. B ortaokulunda ise idealist bir idare, öğretmen hak eden gitsin anlayışı ile belki de bilgisi diğer okuldakinden fazla olan çocuklara daha düşük not vererek bir anlamda lise hayatına etki etmiş oluyor. Kanıt olarak şunu söyleyebilirim;

Bir öğrenci LGS PUANI 340 DİPLOMA NOTU 88,

Bir diğer öğrenci LGS PUANI 255 DİPLOMA NOTU 96,

                Şimdi herkes elini vicdanına koysun bu iki çocuk aynı kriterlerde bir sınava girdiğinde yüksek alan belli yani eşit şartlarda yarıştıklarında ancak okul farkından dolayı birine yüksek notlar verilmiş bir diğeri biraz daha düşük almış. Şimdi 340 LGS puanı olan çocuğumuz bir meslek lisesine, 255 LGS puanı olan ise bir Anadolu Lisesine gidecek sizce bu ADALET Mİ?

                Aslında yazılacak söylenecek o kadar şey var ki 20 yıllık eğitimcilik hayatımda kaç tane sistem gördüm hatırlamıyorum bile, her gelen yeni hükümet her gelen yeni bakan kendine göre ya da temsil ettiği siyasi güce hizmet edecek yeni bir sistem geliştiriyor. Olan çocuklarımıza, ülkemize, geleceğimize oluyor. Düşünün ki merkezi yerleştirme ile çocuklarımızı her yıl yarış atı gibi yarıştırmayalım ilgi eğilimlere uygun güzel bir eğitim sistemimiz olsun diye makaleler yazarken öyle bir sistem getirdiler ki merkezi yerleştirme sınavı daha mantıklı idi der hale geldik.

                Anlatmaya çalıştıklarımı kara bir mizahi anlayış ile teşbihte hata olmaz diyerek bir hikaye ile taçlandırmak isterim.

                “ vakti zamanında köyün birinde bir adamın kötü bir huyu varmış. Köy de kim ölür ise cenaze ve gömülme işleminin ardından bu adam gece mezarlığa gider yeni maktulü mezarından çıkarıp ortaya bırakırmış. Köylü bu durumdan rahatsız mezarlığa bekçi tutulmuş, etrafı duvar ile çevrilmiş, karakola şikâyetler vb. ama ne yapmış iseler adam bir şekilde bunu yapmaya devam etmiş. Günün birinde bu adam yaşlanmış ve ölüm döşeğine düşmüş. Oğlu yanında ve son nefesinde oğluna demiş ki;”

  • Oğlum ben bu köylüye çok eziyet ettim arkamdan herkes küfredecek kimse hakkını helal bile etmez bana… Çok pişmanım.

Oğlu biraz düşünmüş ve demiş ki;

  • Babacım için rahat olsun sen öldükten sonra öyle bir şey yapacağım ki herkes senden övgü ile bahsedip Allah rahmet etsin diyecekler.

                Adam ölmüş defnetmişler herkes dağılmış ve o gece oğlu mezarlıkta ki tüm mezarları açmış cenazeleri çıkarmış kefenlerini soymuş ve mezarlığın ortasına bırakmış. Sabah olunca manzarayı gören köylü:

“ aaaah ah… Bunun babasına rahmet çok iyi insandı. Hiç değilse cenazeyi çıkarıp en azından kefenini soymazdı” demiş.

                Şimdi gülelim ağlanacak halimize merkezi her gelen sitem bir öncekini aratır, her gelen bakan bir öncekine aratır hale geldik. En değerli varlığımız çocuklarımız üzerinden denenen sistemler ve denek olarak kullanılan çocuklarımız…

                Yazık ki ne yazık, vah ki ne vah…

Murat ER

Rehber Öğretmen ve Psikolojik Danışman.

 

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

İGU

Reklam

beni-oraya-gotur

Anket

Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150
etb

E-Bülten Aboneliği