Trakya Gazeteciler Derneğince, bir süre önce Anadolu Ajansı’ndan muhabir olarak   emekli olan  Rahmi Cinokur arkadaşımız için  bir veda yemeği düzenlendi.

Gazeteci kardeşlerimizden iş durumları elverişli olan meslektaşlarımız oradaydı. Gazetecilik zor olmasına karşın zevkli ve severek yapılan bir meslek. Bu yönü olmasa ben ve benim gibi yaşı ilerlemiş kimseler mesleğini sürdürme çabası içinde olmaz.

 Cinokur Mesleğine Zonguldak’ta başlayan, bir süre de mahalli basın çilesini çekmiş, oradan A.A muhabiri olmuş yirmi yılı aşkın süre bu meslekte dirsek çürüten  bir gazeteci.

     Edirne’deki görevi süresince de mesleğini en iyi şekilde yapan,  örnek bir gazeteciydi. Genç meslektaşlarımızın ondan çok yararlandıklarını umarım.

Ne yazık ki basın mesleği de, diğer meslek dalları gibi yozlaştırılmak sulandırılmak isteniyor.

    Basın farklı amaçlarda kullanılmak önemsizleştirilmek güdümlü hale getirilmek  isteniyor.

Bu koşullarda meslek etiğine bağlı, idealist gazetecilerin mesleklerini sürdürmeleri daha da zora giriyor.

 Cinakor, güç koşullarda da olsa mesleğini layıkıyla yapma gayreti içinde olan bir basın mensubuydu. Kendisini tanıyanların ve burada çalıştığı sürede görüntüsü buydu.

    Meslektaşımızın veda töreninde ,Türk basınının durumu ile ilgili güzel sözler söylendi.

Meslektaşlarımızın yıpranma payları ve diğer hakları gündeme taşındı.Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Lütfü Karakaş mahalli basının sorunlarını çok iyi bilen  bir gazeteci, burada söyleyebileceğinin bir kısmını söyledi. Meslektaşlarının haklarını vurguladı.

Şu anda Suriye’de  tutuklu olan bir meslektaşın kurtarılması için gayret sarf ettiklerini belirtti.

İsterdim ki,  Karakaş bu toplantıda, yıllardır tutuklu olan gazeteciler konusunda da birkaç söz etsin.

Kendisine hatırlatılmasına karşın,  bunu gerek duymadı. Bence her basın mensubu toplantısında gündeme gelmesi gereken bir konuya  es geçilmesi ne kadar doğru onun  yorumunu  kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

Yıllardır mesleğinden uzak kalan tutuklu olan Gazeteciler böyle toplantılarda gündeme taşınmayacak da ne zaman gündeme gelecek” giden gitsin kalan sağlar bizimdir” mantığı bence çok doğru değil. Basın mensuplarının mağduriyetini ancak  o mesleğin çilesini çekenler savunmalı.

Şu anda tutuklu bulunan gazetecilerin tamamına yakın bölümü basın mensuplarının örnek aldığı değerli gazetecilerdi.  Onları bir anda yok saydığımızda yarın kendi başımıza da bir durum geldiğinde acaba kimden medet umacağız.

Rahmi kardeşimiz  olayları iyi değerlendiren, yorumlayan farklı bir basın mensubu. A.A’dan emekli olmanın her şeyin sonu olmadığının   bilinci içinde. Mesleğini seven  basın mensuplarının bir kurumdan ayrılmaları önemli değil. Bir başka kuruluşta Rahmi Cinokur’lara her zaman yer bulunur. Biz, değerli kardeşimizi  bir kenara çekilip  emekliliğini sürdürme yerine, mesleğini devam ettirmesinden tecrübelerini genç meslektaşlarına  iletmesinden yanayız. Bu meslekte günün zor koşulları nedeniyle olsa gerek Cinokur’lar azalıyor.Meslek sevgisi ve etiği yerine başka faktörlerin ön plana geçmesi sonucu daha da azalabileceği endişesini taşıyorum.

Buradan Cinokur  kardeşimi bir kez daha uyarmak istiyorum. Sakın mesleğin dışında bir yerde çalışmaya heveslenme.Yıllarını bu mesleğe verdin  senin yerin meslektaşlarının arasıdır.

Sevgili  kardeşim Cinokur’a başarılı meslek hayatından  sonra bundan sonraki  yaşamında da  sağlıklı ve başarılı  hayat sürmelerini dilerim.