MİLLİ EĞİTİMİN HALİ

admin

Bugün öğrencilerimiz ders başı yapıyor,yeni eğitim yılı başlıyor.Yurdumuzun dört bir yöresinde okul çağına gelen yavrularımız okulun yolunu tutacak.

   Daha önceki yıllarda olduğu gibi,Milli Eğitimimizde  yine bir dizi sorunlar gündemde. Bir hafta içinde gelecek yıl yapılacak sınav sisteminde iki değişiklik yapılması istendi.

Geleceğimizin en büyük güvencesi olan yavrularımızın eğitimi ;“ Yaz boz tahtasına” döndü.

Her gelen Milli Eğitim Bakanı kendine göre  eğitim sistemi getiriyor.  Çocuklarımızın geleceği ile, kısaca ülkemizin gelecekte görev alacak nesillerle böyle oynanmamalı. İktidarın on yıllık süresinde en çok değişen Bakanı Milli Eğitim Bakanı olmuş.

Bakıyoruz bu bakanların her biri ayrı bir sistem getirmek istemiş. Bazıları 4+4+4 konusunda ısrar etmiş,öğrencilerin kıyafetlerini ön plana taşımış. Daha sonra bunlar farklı şekilde uygulamaya konulmuş. Sınav sisteminde farklı yöntemler getirilerek,   öğrenicilerimizin geleceği konusunda adeta oyun oynanmaktadır.

Öğrenciler eğitimde “kadavra” gibi kullanılmak istenmektir.

Bu çok tehlikeli bir oyun bundan sonuçta ülkemize zarar verecek. Bugün hiçbir öğrenci geleceğinin nasıl şekilleneceğinden emin değil, veliler evlatları için endişeli. Peki, bu işin sonu nereye varacak? Tüm bu endişeli bekleyişlerle okullarımızda ilk ders zili çalıyor.

    Milyonlarca yavrumuz yeni umutlarla ders sıralarına oturacak. Bu arada öğretmenlerimizin de huzurlu olduğunu söyleyemeyiz. Onlar da tıpkı öğrenciler gibi, bir türlü rayına oturmayan eğitim sisteminden  huzursuz oluyor.Bir sisteme yeni yeni alışıyorsunuz,verim alınacak duruma ulaşıyorsunuz. Ardından bir bakıyorsunuz ki, bir başka eğitim yöntemi uygulamaya konuluyor.

Dünyanın bütün ülkelerinde eğitim konusu en hassas konu olarak kabul ediliyor.

   Bu konuda halkın beklentileri ülkelerin gerçekleri göz önüne alınarak politikalar belirleniyor.

Bizde olduğu gibi birkaç yılda bir yaz boz tahtasına dönen bir eğitim sistemi Afrika ülkelerinde daha olmadığını bu konunun uzmanları iddia ediyor.

Türkiye gibi bir asra yakın demokrasi deneyimi olan, milli eğitimde zaman zaman başarılı olan bir ülkede eğitim sisteminin bu durumda olması ister istemez akıllara farklı soruları getiriyor.

İnsanlarımız; “acaba yöneticiler kendi  siyasi istekleri doğrultusunda insan mı yetiştirmeyi hedefliyorlar” endişelerini taşıyor. Eğitimde görünen aksaklıklar da baktığımızda bu endişeyi doğruluyor.

   Eğitim üzerine böyle oyunlar oynanırsa, yarın gelecek bir başka siyasi gurup farklı bir politika izlemesi durumunda bunun sonu nereye varacak.

Okullarımızda günlük ihtiyacı karşılayacak ürün yetişmiyor. Bugün okullarımızda eğitim gören yavrularımız yarın ülkemizin yöneticileri olacaklar, bizleri yönetecekler.

   Bu emanetin emin ellerde olmasını kim istemez? Bugünkü eğitim sistemi bu güveni karşılayacak düzeyde olup olmadığını  sorgulamak gerekir.

   Herkesi şikayet ettiği, her dönem değişikliğe uğrayan bir eğitim anlayışı ile sağlıklı bir toplum yapısı oluşur mu?

Evlatlarımız kolay yetişmiyor. Onu ancak güç şartlarda çocuklarını okula hazırlayan aileler bilir. Başka bir geçim dayanağı olmayan aileler; “Aman evladımız okusun gelecekte istikbalini kurtarsın ele güne muhtaç kalmasın” diye çocuklarının  gözlerine bakıyor. Başka ihtiyaçlarından kısıntı yaparak çocuklarının ihtiyaçlarını karşılıyor.

Bu denli önemli olan, halkımızın geleceği ile doğrudan bağlantılı olan eğitim sorunu tesadüflere bırakılmamalı, Farklı amaçlara alet edilmemeli.

Dünyanın her yerinde kabul gören bilimsel, nesilleri geleceğin zorluklarına hazırlayan bir eğitim sistemi var. Bu sistemi göz ardı ederek çocuklarımızı eğitemeyiz.

Çocukların hurafelerle eğitim dönemi çok gerilerde kaldı.Bu yolu deneyen ülkelerin durumları ise ortada. Ülkesinin geleceğini düşünen hiçbir kimsenin milli eğitimde bu denli oynanmasına çocukların sonu belli olmayan badirelere sürüklenmesine izin vereceği inancında değilim.

   Milli Eğitim hepimizin ortak değeridir. Üzerinde çok duyarlı olacağımız bir konu. Bu önem dikkate alınmazsa geleceğimizi tehlikeye atmış oluruz ki, bunu da telafisi çok zor olur. Bu ortak endişelerimi belirttikten sonra 20013-2014 öğretim yılının tüm öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz için başarılı bir yıl olması dileklerimi sunarım.

 34 total views,  2 views today

Next Post

Süloğlu Belediye Başkanı Erol ATİK, Yeni Öğretim Yılını Kutladı

Süloğlu Belediye Başkanı Erol ATİK; 2013-2014 Eğitim – Öğretim yılı ile ilgili yaptığı açıklamada; Bir Eğitimci olarak ta bugün heyecanımız daha fazla artmış durumda . Sanki yeniden okula başlayacakmış gibi büyük bir heyecan ve sevinç içindeyiz.  Biz her eğitim-öğretim yılında  bu heyecanı ve mutluluğu sevgili öğrencilerimiz ve değerli öğretmenlerimiz, velilerimizle […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp