Mis Meyve Sabunun üretimi, satışı ve ihracatı ile ilgili yasaklama getiriliyor

ETSO tarafından yapılan açıklamaya göre.  17. yüzyılda Osmanlı’da misk, amber ve gül esansı karıştırılarak hamur kıvamına getirilen sabunun birebir meyve boyutlarında şekillendirilmesi ve gerçek meyve renklerine uygun şekilde boyanmasıyla imal edilen meyve sabunları, zamanla Osmanlı sarayına, sultanlara, yerli ve yabancı devlet erkanına sunulan değerli hediyeler arasına girmiş ve meyve sabunculuğu Edirne’de çok önemli bir meslek haline gelmiştir.

19. yüzyılın son çeyreğinde ve 20. yüzyılın başlarında Bedesten ve Arasta Çarşısı’nda meyve sabunları satan dükkanların kırktan fazla olması, “Sabuni” adlı bir mahallenin bulunması, meyve sabunculuğunun Edirne’de ne kadar önemsendiğinin ve önemli gelir kaynaklarından biri olduğunun göstergesidir.

Osmanlı imparatorluğuna 92 yıl başkentlik yapan Edirne’de geleneksel  sanatlarından olan mis meyve sabunculuğu bir dönem duraklama yaşamış olsa da yapılan çalışmalar ve girişimler neticesinde   yeniden mis meyve sabunu üretimi, satışı ve pazarlamasında büyük gelişmeler kaydedilmiştir.  Bu gün Edirne de  yaklaşık 2000 kişiye doğrudan gelir sağlayan ve aylık  1 milyon TL. lık bir ticari potansiyele ulaşan  mis meyve sabunları tüm Avrupa  ülkelerine ve hatta kuzey Afrika ülkeleri ile ABD ye kadar ihracatı yapılmaktadır.

 

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası olarak, İlimize özgü değerlerin koruma altına alınmasına yönelik yaptığımız çalışmalar doğrultusunda, Edirne Mis Meyve Sabunu ile ilgili 17.09.2012 tarihinde Türk Patent Enstitüsü Markalar Dairesi Başkanlığı’na Coğrafi İşaret Başvurusu yapılmış olup, tescil süreci devam etmektedir.

Ancak, yeni edindiğimiz bilgiye göre; Başbakanlık  Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünün 4/6/2013 tarih 2969 sayılı  Kanun Tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulmuş ve ilgili tasarının 79.maddesinde belirtildiği üzere üretimi, satışı ve ihracatı konusunda kesin bir yasaklama getirilmiştir.

 

Tasarı Edirne Mis Meyve sabunu üreten ilimizde var olan üreticileri ve bu işten gelir elde eden çok geniş bir kitleyi olumsuz etkileyeceği gibi,   mis meyve sabunun satışından elde edilen gelirden mahrum kalınmak suretiyle  ilimiz ve ülkemiz ekonomisi de  olumsuz etkileneceği çok açık ve nettir.

 

İlimizin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlamak Odamızın öncelikli görevlerindendir. Bu noktadan hareketle  Edirne Mis Meyve Sabununun bu kapsamdan çıkartılması hususunda da Edirne Ticaret ve Sanayi Odası olarak üstümüze düşen görevi yerine getirerek, konu ile ilgili gerekli girişimler yapılmaya başlanmıştır.

e-he�} :1h˂ 8�} style=’mso-spacerun:yes’>   Bunu herhangi bir kimseyi itham etmek için söylemiyorlar, sadece özlemlerini dile getiriyorlar. Başka illerdeki ticaret odası yönetimleri de gördüklerinin Edirne yönetiminde de oluşmasını, daha aktif görev yapmasını, Ankara’da Edirne’nin haklarının daha cesurca savunulmasını, kentin yararına olacak konularda, projelerde tüm meslek kurumları, odaların ve siyasilerin tek yumruk olmasını  talep ediyorlar.

 

Meslek üyeleri eski yönetimi tasfiye etti.  Yönetim kurulu ve meclis başkanları ilk sınavı geçemediler. Bu yeni bir yönetim özleminden kaynaklanıyor.

Cumartesi günü oy verecek olan delegeler küçük gurupçu çıkarlarını bir yana bırakıp ittifak yapacakları, bu göreve layık kişilerle ortak hareket ettikleri takdirde, Ticaret Borsasında olduğu gibi ETSO yöneteninde de benzer yönetimin göreve geleceğine inanıyorum. Burada bir endişemi de dile getirmek isterim.

Küçük olsun benden olsun” mantığı ile hareket edip birkaç yandaşı ile seçimde beklenmeyen bu görevi yürütecek konumda olmayanları göreve gelmesine çanak tutulursa bu güzide kurumumuza en büyük zararı vermiş olacaklarını göz ardı etmemeleri gerekir.

Dilerim böyle bir hataya düşülmez. Demokratik bir seçimin ardından hafta sonunda yapılacak yönetim seçiminin de ayni güzellikle ve kurumun yaranını dikkate alarak en iyi yönetimi seçeceğini inanıyorum. Hafta sonunda nasıl bir tablo çıkacak beklenen yönetim oluşturulacak mı, bekleyip göreceğiz.

 Onun ardından Sarhat Birlik Yönetimi de “Değişimde biz de varız” dedi, Serkan Oltandiken de yenilenler kervanına katıldı. Onun yerine yeni bir yönetim geldi. O kadronun da Kooperatifte yenilikler getireceği inancındayım.

Eski yönetimin yapamadığını yapma iddiasıyla göreve geldiklerine ve rakibine fark atarak seçimi kazandıklarına göre, Tabanın bunu istemesi doğal. Bundan sonra yapılacak Oda ve meslek kuruluşu ve diğer seçimlerde benzeri yenileşme olacak mı? images (1)