fikri_yalin_koseMilletvekilliği aday adaylığı için başvuru süresinin sonuna yaklaşıldığı şu günlerde maşallah aday adayları sayısı arttıkça artıyor.

Özellikle Ana Muhalefet partisi CHP’de ön seçime girecek aday adayı sayısı rekora koşuyor, bugüne kadar rastlanmayan sayıya ulaştı, on beşi geçti.

            Durum böyle olunca insan ister istemez şöyle düşünüyor. Aday adaylarının bu kadar çok olması, partililerin CHP’nin  bu seçimde başarılı olacak diye bir umut gördükleri için milletvekili aday adaylığına ilgi artıyor

İktidar olmasa da hiç olmazsa bir koalisyon hükümetinde yer alma ihtimali olacağını dikkate alarak bu yolda, partinin başarısında benim de katkım olsun anlayışı ile mi hareket ediyorlar. Onun  sonuçlarını da önümüzdeki günlerde göreceğiz.

            Her ne hikmetse CHP’ye üstelik sadece üç milletvekilinin çıkacağı bir ilde bu oranda milletvekili aday adayının bulunması kafalarda soru işareti oluşturuyor. 29 Martta bu aday adaylarının tamamı sandık süzgecinden geçecek. Merak edilen şu aday adayı olup sıralamaya giremediği halde partisinin başarısı için kaç aday adayı mücadele verecek.

Ana Muhalefet Partisi için güvenilir, kalıcı kadrolar onlar. Yoksa ben listeye giremedim benden buraya kadar deyip kenara çekilenler o partiye ancak kendisi ön planda olduğu zaman hizmet eden menfaate yönelik politika izleyen kimselerdir.

            Diğer yandan aday adayları arasında bazı söylentiler gündemde, kendisini şanslı göstermek için beni şu etkili kimse destekliyor.

            “Benim torpilim var” diye başkaların desteğine umut bağlayanlar kendilerine fayda değil zarar da getirebilirler.

Neticede aday adayları için karar verecek olanlar parti üyeleri olacaktır. Onlar üzerinde etkili ve yetkili olduğu söylenen kimselerin üyeler üzerinde çok sınırlı sayıda etkisi olabilir.

            Zira, az sayıda parti delegesini kontrol altına almak mümkün olabilir. Fakat ön seçimde oy kullanacak on bine ulaşan parti üyesini etkilemek, yönlendirmek çok güçtür.

Milletvekili aday adayları böyle yan destekli kazanımları bir kenara bırakıp parti üyelerine, kendilerinin bu göreve layık olduklarını kanıtlamaları bu konuda parti üyelerini ikna etmeleri zorunludur.

            Bunun dışındaki onun bunu desteğine dayanan başarılar milletvekili aday adaylarını yarı yolda bırakır.

CHP’nin Milletvekili aday adaylarının çok olması halkın politikanın merkezine çekiyor. Bugüne kadar suskun olan politikadan kopma noktasına gelen halk aday adaylarının kahvelere veya toplantı alanlarına birinin gelip birinin gitmesi ile sorunlarını anlatma imkanı buluyor. Milletvekili aday adayları hangi partiye mensup olursa olsun halka kendilerini tanıtma imkânı buluyor.

            Bu arada köy, ilçe ve ilde futbol takımı tutar gibi siyasi inancından taviz vermeyen kendisi dışında doğruları kabul etmeyen fanatik politikacılar siyasilere zor anlar yaşatıyor. Bu kişiler siyasilerin konuşması arasına girerek kendi doğrularını kabul ettirmek istiyor. Böyle durumlarda partililer arasında ufak tefek tartışmalar da yaşanıyor.

Diğer taraftan kesik adayların belli olacağı güne kadar geçen zamanda CHP aday adayları rakip partilerle mücadelenin yanında partili aday adayları ile de tartıştıkları zamanlar olacak. Aday olmak için aday adayları tüm kozlarını kullanacaklar. Öyle diyebiliriz ki CHP’nin Ön seçim yaparak seçim yarışına girmesinin çok faydalı olduğunu halkın siyasetle daha yakından ilgilendiğini söyleyebiliriz.

            Bu seçimlerde halkın, ülkenin genel politikasından ziyade yöresel sorunlarla daha çok ilgilendiğini, kendi ekonomik sorunlarının gündeme getirilmesinden yana olduğunu görüyoruz. Politikacılara yöneltilen sorular genellikle bu doğrultuda. Bölge halkını günden güne zor durumda bırakan geçim derdi esnaf, çiftçi, emeklilerin hayat pahalılığından sıkıntıları ilgilendiriyor.

Ülkenin uluslararası meseleleri, partilerin birbiri ile dalaşmaları, ucuz vaatler hükümetin barış politikası ve bu konuda dönen alicengiz oyunları  halkın ilgi alanında değil. Bunları halka sorduğunuzda size yanıtı şu oluyor. “Benim bankaya borcum var, gelirim giderimi karşılamıyor, tarlalarımız ipotekli verimli topraklarımız elden gidiyor, meralarımız yok oluyor. Süt para etmediği için ineklerimiz ucuz fiyata kasaplık olarak gidiyor, girdi fiyatlarımız çok yüksek bana bunlarda haber ver” diyor. Bunda haksızlar mı ?