Neden 11 yıl beklendi?

admin

fikri_yalin_kose11 Nisan günü gazetelerde Valimiz Dursun Ali Şahin”in köprülerin aydınlatılmasında sona gelindi” adında bir haberi yer aldı. Valimiz Tunca Köprüsü’nün aydınlatma projesinin kuruldan geçtiğini Meriç köprüsü projesinde ise sona gelindiği müjdesi veriliyor.

Buna gerekçe olarak ise Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne 11 yıldır uygun projeler sunulmamış, o nedenle köprüler karanlıkta kalmış. Bu nasıl bir kurul ki projeler uygun değil diyor fakat nasıl uygun olacağı konusunda bir öneri gelmiyor. Bu gerekçeler pek inandırıcı gelmiyor.  Yıllar önce bu köprüler o günün koşullarında aydınlatılmış insanlar geceleri korkusuzca köprüden geçmiş.

            Bugün geceleri Tunca ve Meriç köprülerinden geçmek işkence. Bölge insanına bu işkenceyi yaşatmaya kimsenin hakkı olmamalı. Ne demek 11 yıldır uygun proje bulunamadı. Sanki dünyada benzeri olmayan bir proje yaratılmak isteniyor. Ülkemizde ve dünyada yüzlerce geceleri aydınlatılan köprü var. Komşumuz Bulgaristan dahi bizim eserlerimizi geceleri aydınlatıyor. Bizler ise Ata yadigârı eserlerimizi aydınlatmayı beceremiyoruz. Böyle bir mazerete kargalar güler.  

Bu arada iki proje daha hazırlanmış fakat kabul edilmemiş bunun üzerine ABD’de beyaz sarayı aydınlatan firma ile temasa geçilmiş firma yetkilileri ile görüşülmüş 8 ay süre tartışılmış çeşitli öneriler sunulmuş. Bu arada İspanya’da aydınlatılması yapılan köprülerde inceleme yapılmış. Bunun sonunda Tunca Nehri üzerindeki köprünün gece aydınlatılması projesi kabul görmüş. Bu proje ülkedeki diğer köprülerin aydınlatılmasında örnek olacak bir proje imiş. Sayın Valimizi kutlamak gerekir. 

Demek ki istendiğinde oluyormuş. Bu arada sorunun çözümünde yetkili kurulun uygun projesi bulunmaması, insanların uzun süre köprüden geçişte işkence çekmesine göz yumulması bana pek inandırıcı gelmedi. Kurumlar sorunları çözmek için vardır. Özellikle Edirne gibi İmparatorluğa başkentlik yapmış, Avrupa kapısı ülkemizin vitrini konumunda olan bir ilde bu tür mazeretlere alıştık.

Böyle suni nedenlerle sekteye uğrayan yüzlerce olaya tanık oluyoruz. İnşallah Valimiz’in projesi seçime kadar gerçekleşir. Ayrıca Meriç köprüsü aydınlatılmasına da çözüm bulunur.  Özellikle yaz günlerinde insanların en yoğun olduğu bir bölgede köprülerin geceleri zifiri karanlık olması halkın köprülerin yanındaki dar yerlerden geçmek için zorluklara katlanması halka işkence değil de nedir?

Üstelik bu yol Ülkemizi Yunanistan’a bağlayan uluslar arası bir yol üzerinde bulunuyor. Bu konu daha fazla geciktirilmemeli. Bu arada konu kimi ilgilendiriyorsa ve bugüne kadar neden geciktirilmişse bunun nedenlerini öğrenmek istiyorum. Benim bildiğim kadarı ile köprülerin aydınlatılması konusu Mahalli yöneticilerin çözebileceği bir konu değil. Daha önceleri aydınlatma konusunda girişimler oldu. Sudan sebeplerle engellendi.

Şu anda köprübaşında bulunan aydınlatma amacıyla konulan spotlar henüz yerinde duruyor. Açıkça söylemek gerekirse bazı kurumlar bürokratik engelleri aşmada ve sorunların çözümünü sağlamada destek yerine köstek oluyorlar. Bu arada olan halka oluyor. Çilesini halkımız çekiyor. Bu sorunları kilitleyen, çözümsüzlük yaratanların bir gece tarihi köprülerin üzerinden geçmelerini ve orada halkın ne güçlüklerle karşılaştığını görmelerini öneririm.

Dileğimiz o ki inşallah köprülerin aydınlatılması bir kazaya uğramaz vaat edilen sürede tamamlanır. İnsanlarımızın çilesi son bulur. Tek dileğimiz bu…

           ÇELTİK ALANLARI SULAR ALTINDA

Taşkınlar nedeniyle Meriç ve Tunca Nehirleri çevresinde bir milyon iki yüz bin dönümü aşkın toprak su altında suların ne zaman çekileceği belirsiz daha doğrusu ancak buharlaşma sonucu bitebilecek. Üreticiler endişeli. Bazıları toprakların dekarını 400-500 liraya kiralamış. Su altında kalan tarlalara ekim yapılamazsa bu paralar nasıl ödenir. Çeltik ekim mevsimi geldi ,geçiyor. Bundan sonra tarlalara ekim yapmak mümkün değil.

Türkiye’nin pirinç ihtiyacının yarısından fazlasını karşılayan bir bölgede çeltik alanları sular altında olursa ekim yapılamayacaksa, bunun faturası üreticilere çıkacağı gibi ülke ekonomisine de çıkacak yurt dışından döviz ödeyip pirinç ithal etmek zorunda kalacağız. Bu konuda birileri zengin olacak. Tarlalardan suyun çekilmesi mümkün değil midir?

Devlet halkına böyle zamanlarda destek sağlar. Bir yanda tarlalarda biriken kum yığınları diğer taraftan su altında kalan verimli topraklar. Beyler kıytırık işleri bir yana bırakın insanlarımızın bu çığlığına kulak verin. Siyasete soyunanlar gittiğiniz yörelerde bunu dile getirin ki kulakları sağır olanlar duysun. Yoksa bu konuda kabak sizin başınıza patlar, haberiniz ola…

 17 total views,  2 views today

Next Post

CHP’de hedef 3-0

CHP İl Başkanı Oktay Bozkurt adaylarla yaşanılabilir Bir Türkiye İçin yollarda CHP İl BAŞKANI Oktay Bozkurt CHP  Milletvekili adayları Okan Gaytancıoğlu,Erdin Bircan ve Gürkan Güneser’le köy köy ,belde belde gezerek CHP’nin seçim bildirgelerini anlatıp 3 milletvekili çıkarmayı hedefliyor.                 Geçtiğimiz Pazar günü Kırcasalih. […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp