O günleri unutmayalım!

admin

  fikri_yalin_kose         Bugün 12 Eylül askeri darbesinin 35. Yıl dönümü. Çok iyi hatırlıyorum. Yine böyle bir günde sonbahar ayının başladığı eylül ayının 12. Günü sabahında evlerimizde uyandığımızda sokakların askerlerle dolduğunu gördük.  Askeri darbenin sesleriyle uyandık.

Yine her zaman olduğu gibi malum sözlerle ülke yönetiminde huzuru sağlamak için silahlı kuvvetlerin yönetime el koyduğunu duyuruyordu.

            O günden bir gün önce, ülkede kan gövdeyi götürüyor. Sağcı ve solcu adı altından insanlarımız birbirinin canına kıyıyordu. İnsanlarımız “ Acaba bugün kaç kişi öldü” diyordu. O günlerde terör nedeniyle ölümler olağan hale gelmişti.

Daha sonra bir baktık ki askeri darbenin olduğu 12Eylül sabahı terör olayları son buldu.

            Askeri darbelerin yapılması için taktiğin böyle önceden ülke içinde kaos yaratıp sonra da militarist güçlerce el konulduğu genel kuraldır.

Ülkemizde de taktik böyle uygulanmıştır. Askeri darbenin gelişinden sonraki günleri bir hatırlayalım.

            Yüz binlerce insanımız bilim adamımız öğretmenimiz soruşturma geçirdi.  Binlercesi işinden aşından oldu. Bazıları o günlerde canından oldu. Bazıları sağcı kimisi solcusun diye hapse atıldı. Dayanılmaz işkenceler gördü, yıllarca sağlıksız koşullarda tutuklu kaldı.  Bir kısmı kurşunlara hedef oldu. Faili meçhul ölümler oldu bazıları asıldı.

Askeri yönetimlerin kuralı bu, halkın taleplerine ters düşmüş olsa da bu tür baskılar kaçınılmaz oluyor.

Daha sonra Askeri cuntanın talepleri doğrultusunda bir anayasa hazırlandı.

Bugün de büyük bölümü geçerli olan anayasa %90’ın üzerinde evet oyu ile kabul edildi. Ben o sarıda gözaltından yeni serbest bırakılmıştım.

Eşimle birlikte,  dışından neye oy verdiğin belli olan ince zarflarla bu anayasaya  “ hayır” oyu vermiştik.

Böylece bugün o anayasaya oy verip şikâyet edenlerin günahlarına ortak olmamıştık. Böyle bir badirenin ardından bugünlere geldik. Ülkemiz yine sıkıntılı günler yaşıyor.

            Birileri yine toplumumuz arasına nifak tohumları sokma peşinde.  Cumhuriyet tarihimiz boyunca demokrasi dışı uygulamalarla karşılaşmış onların çilesini çekmiş bir millet olarak, o acı günleri yaşayıp görmeyenler olsa da yaşları uygun olanlar o günleri yaşayanlar demokrasinin askıya alındığı çileli günleri insanların o günlerde nasıl işkence gördüğünü, eziyet çektiğini hatırlatmaları gerekir.

En kötü demokrasi idaresi en iyi baskıcı militarist idareden daha iyidir. Bunu yaşayanlar çok iyi bilir.

            Her ne kadar bu türde idarenin özlemi içinde olanlar ve o idarenin gelmesi için şakşakçılık yapanlar olsa da, demokraside uzun bir deneyimi olan ülkemizde her türlü sıkıntıya kanunsuzluklara rağmen yine demokrasinin kuralları ile işleyeceği yasaların eşit şekilde uygulanacağı günlere kavuşacaktır.

Halkımız arasında yaygın olan bir özdeyiş vardır “Zulümle abat olan sununda berbat olur”  benzetmesi yapılır. Kimsenin ahı kimsede kalmaz.

Bu sözlerim demokratik kuralları uygulamayan, hak hukuk tanımayan çevrelere yöneliktir. Herhangi bir parti ve kuruma yönelik değildir. Herkes yasalar önünde eşit olmayı hukukun toplumda saygınlık kazanmasını ister.

Toplum arasında güvensizlik yaygınlaşırsa dirlik düzenlik güven kalmaz.

            Ne demişler et kokmaması için tuzlanır ya tuz kokarsa o zaman yapılacak fazla bir şey kalmıyor. Bunlar benim sınırlı bakışımla gelecek endişelerimi dile getirdiğim sözcükler.

Temennim hiçbir zaman canımdan çok sevdiğim güzel ülkemin kaos ortamına itilmesi değildir.

Ülkemizde huzur ve güvenin sağlanması en çok bizim kuşağı, yaşı altmışı aşmış demokrasi adına çok çileler çekmiş onun faturasını ödemiş, yaşamının son yıllarında olanlar için çok daha önemlidir.

            Onun için ülkede huzur ve güvenin en acil ihtiyaçlardan daha önemli olduğunu kabullenmek ona zarar gelmesini önlemek zorundayız.

Küçük hesaplarla ülkenin huzurunu bozmak isteyenlere el birliği ile engel olmalıyız.

Bakıyoruz Kırşehir’de uzun süre ikamet eden ve halk ile uyum içinde yaşayan doğu kökenli bir vatandaşımızın işyeri tahrip edilmiş. Bu kimin ekmeğine yağ sürer?

Bu vatandaş tahrip edilen işyerinin önüne herkes için ibretlik bir pankart asarak halk arasındaki dostluğun bu tür terör olayları ile bozulamayacağını yazmış.

Aslında ülkemizde meydana gelen bu terör olaylarını halkımızın tamamına yakın bölümü onaylamıyor. Yıllardır iç içe yaşamış kız alıp vermiş insanların terörden bir beklentisi olamaz.

            Bundan nemalanmak isteyenlerin meydanda yaptıkları konuşmalarından amaçlarının ne olduğunu çok iyi anlıyoruz.

Siyasi beklentiler ve çıkar uğruna halkın huzurunu kaçıranların bu tavırları demokratik hak arama ile ilgisi yoktur.

 5 total views,  2 views today

Next Post

Edirneli balıkçılar sazan avı yarışına katıldı

Amatör  Sportif  Olta Balıkçılığı Federasyonu( ASOF) tarafından düzenlenen geleneksel sazan avı balık tutma  yarışmasına  Edirne’den de balıkçılar katıldı. Konu ile ilgili olarak açıklama yapan Fatih Mahalle Muhtarı Bilal Ürer,”  Bolu İli Gölköy’de yapılan geleneksel Sazan Balığı Tutma  yarışına Türkiye genelinden 250 balıkçıdan oluşan 40 takım katıldı. Bu yarışmaya  biz de […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp