ÖĞÜTLER SÖZCÜKLERDE VE KİTAPLARDA KALIYOR

admin

fikri_yalin_koseGünümüzde yazarlarımız şairlerimiz birbirinden güzel eserlere imza atıyor. Sanatçıların tamamına yakını yazdıkları eserlerinden kar etmeyi hedeflemez. Yazarlarımız uzun zaman emek vererek gece gündüz çalışarak çeşitli kaynaklardan yararlanıp bir eser meydana getirirler.

Yoğun emek sonucunda meydana gelen bu eserler birçok incelemenin ardından kitap haline getirilir. Bunun sonucunda kütüphane raflarına taşınır. Kitaplar oralarda alıcı bekler, bazıları bakıp geçer birçok vatandaşın ise ilgi alanına girmez. Ülkemizde okuma alışkanlığı yeterince gelişmediği, yazılan eserler ne kadar değerli olursa olsun o edebi eserler yıllarca raflarda alıcı bekler.

Ne acıdır ki, ülkemizde nüfusun artmasına ve imkânlar elverişim olmasına rağmen kitap okumak hediye olarak kitap alınması en son gelen armağan türü konumundadır.

Çocuklarımıza başarılı olduklarında veya kendilerine bir armağan vermek istendiğinde kitap hediye etme yerine, başka armağanlar alırız çocuklarımızın elinde cep telefonları olsa da yeni model cep telefonu alarak ödüllendiririz.

Geçtiğimiz hafta kütüphane haftasıydı. Bu haftada yine bilinen göstermelik törenler yapıldı. Bir hafta süresince kitap okumanın yararlarından söz edildi. Bu arada öğrencilerin eline kitap tutuşturulup okuma alışkanlığı desteklenmek istendi.

Ülkemizde böyle yapay görüntüler göstermelik programlarla okuma alışkanlığı gelişmiyor. Önce okuma alışkanlığını öneren sayın hocalarımızın okuma alışkanlığı kazanmaları lazım. Bu olmadığı takdirde öğrencilerimiz arasında okuma alışkanlığının yaygınlaşmasını bekleyemeyiz. Halk arasında bir anket yapılıp Televizyonlarda az da olsa yayınlanan kitap tanıtımları ve edebiyatla ilgili programları kaç kişi izliyor

Bu sağlanmadığı, bu alışkanlığın ailelere kadar yaygınlaşmadığı sürece biz uzun süre daha böyle göstermelik törenlerle yetinmek zorunda kalırız.

Bir düşünürün söylediği gibi “sorgulanmayan doğrular doğru sayılamaz” Sözleri aslında yaşamımız açısından çok şey ifade ediyor.

İnsanlar her söyleneni mutlak doğru olarak kabul edip, onu sorgulamadığı kendi aklınca değerlendirmediği ve başkalarını doğrusunu mutlak doğru kabul edildiği sürece demokrasimizin en önemli dayanağından biri eksik kalıyor demektir.

Sorgulamanın, sorunları enine boyuna irdelemenin kaynağı kitap okumadan geçer. O kaynak değerlendirilmediği sürece bundan başka manzara olamaz.

Okul kitaplarından sosyoloji ve psikoloji eğitiminin sonlandırılması öğrencilerin yaşamlarında sorgulama gücünü yok etti. Ezberci ve sadece sınavları kazanmayı amaçlayan eğitim sistemi Milli Eğitimi yazboz tahtasına çevirdi.

Kamu İhale yasası gibi en çok değişen yasanın Milli eğitimde olduğu söyleniyor

DEDESİNİN RESMİYMİŞ

Öğrenci olaylarının yoğun olduğu günlerde polis Diyarbakır da bir öğrenci evini basar, evde bulunun çok sayıda dergi ve kitap toplanır. Bu sırada öğrenciler evin bir kenarında sinmiş olanları izliyor. Aslında kitaplar arasında tehlikeli olabilecek bir eser yok. Çocukları en çok endişelendiren ise evin duvarında asılı olan Karl Markx resmidir.

Bir ara polislerden biri, evin duvarındaki resme bakarak,

-Kim ulan bu resimdeki adam

Çocuklar “şimdi ayvayı yedik diye endişelenir.

Öğrencilerden biri cevap verir.

“O benim dedemin resmi” der

Bu cevap karşısında polis sinirlenerek çocuğu azarlar.

“ulan utanmıyor musun? Böyle nur yüzlü, ak saçlı bir deden var, sen ise kalkmış anarşistlik yapıyorsun” der

 49 total views,  2 views today

Next Post

Kültür ve Ticaretin Başkenti Edirne

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası tarafından organize edilen “Kültür ve Ticaretin Başkenti Edirne” adlı konferansa katıldı. Edirne Ticaret ve Sanayi Odası tarafından organize edilen “Kültür ve Ticaretin Başkenti Edirne” konferansına, Edirne Valisi Hasan Duruer, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Edirne Ticaret ve Sanayi Yönetim Kurulu […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp