On binlerce borç tebligatı

admin

fikri_yalin_koseEdirne’de de yurdumuzun diğer bölgelerinde olduğu gibi postacıların işleri oldukça zor. Bu günlerde insanları sevindirecek gurbetten güzel haber ulaştıracak mektupların yerine insanlarımıza icra dosyaları ve bor tebligatları ulaştırıyor.

Posta elemanlarının, dağıtıcı kardeşlerimizin işleri çok zor. Onlar için en zor görev ise icra dosyalarını ve borç haberlerini vatandaşlara tebliğ etmek.

Bu zarfları sahibine ulaştırmak için adreslerine geldiklerinde üzüntü duyuyorlar,  kapı zilini çaldıklarında karşılarına kimin çıkacağını nasıl karşılanacaklarını bilmiyorlar.

Bazı hallerde borç tebligatlarını verecekleri kişilerin tepkileri ile karşılaşıyorlar. Memurların görevi o posta ürününü sahibine ulaştırmak, bunu yerine getirmediği zaman görevini yapmamış sayılıyor suçlu duruma düşüyorlar.

Borç tebliğ dosyalarını evlere teslim etmedikleri zaman evlerin kapılarına “ mahalle muhtarında bir zarfınız var” diye not bırakıyorlar. Bu tür yazılar da postacıları zora sokuyor, “evde olmadığım zaman evimin kapısına böyle bir notu nasıl bırakırsın beni komşularımın yanında zor durumda bırakıyorsun” gibi tepkiler alıyorlar.

Bu PTT elamanlarının son yıllarda karşılaştıkları en büyük zorluklar.

Bir de mahalle muhtarlarının karşılaştıkları zorluklar var. Son yıllarda sayıları büyük oranda artan vatandaşların borç tebliğ zarfları PTT mensuplarınca adreslerinde bulunmadığı zaman mahalle muhtarlıklarına teslim ediliyor.

Evinin kapısında “muhtarlıkta zarfınız var” diye yazı görenler “Acaba ne var” diye muhtarlıklara koşuyor.  Borcun iyi yanı olmaz ister trafik cezası isterse başka amaçlı olsun. Bu zarfları teslim edenle alan arasında bazen tatsız, hoş olmayan olaylar olabiliyor.

Mahalle muhtarlıklarını ziyaret ettiğinizde masalarında yüzlerce zarf görürsünüz bunların tamamına yakını postacıların alacılarını adreslerinde bulamadıkları daha sonra muhtarlıklara teslim edilen borç tebliğ zarflarıdır.

Bunların birçoğu da muhtarlıkların dolaplarında birikir. Edirne’de 24 mahalle muhtarında biriken borç bildirim zarflarının toplamının birkaç bini bulduğu biliniyor. Bu muhtarların kendi ifadeleri. Bu borç tebligatlarını üç ay zarfında teslim almayanlar aslında almış sayılıyorlar. Muhtarlar da bu tebligatları üç ay beklettikten sonra sorumluluktan kurtuluyor. Ondan sonra borçlu ile alacaklı arasında borçların tahsili için muhakeme safhası başlıyor.

Bu görüntüler Edirne gibi ekonomik durumu normal düzeyde olan insanların yaşadığı kentin insan manzarası.  Halkımız borçla yaşamını sürdürüyor. Borçsuz olan insanımız yok denecek kadar az. Halkın her kesimi, tüccarlardan başlayıp esnaflarımız, emeklilerimiz, çiftçilerimiz işçilerimiz borç sarmalından bir türlü kurtulamıyor.

Özellikle insanlarımız borçlarını zamanında ödemediği zaman böyle icra zarfları ile yüz yüze geliyor. Sonra da borçlar faizlerin binmesiyle çığ gibi büyüyor ve ödenmesi imkânsız duruma geliyor. Böyle durumda borçlunun üzerinde ne varsa borcu karşılığında satılıyor veya ipotek alınıyor. Malı mülkü yok fiyatına elinden çıkıyor. Daha sonraları ailelerin sefalet hayatı başlıyor.

Edirne’de 4 adet geniş alanda kurulu Yediemin parkı var. Buralara borç karşılığı el konular motosikletinden otomobil, kamyon otobüs, iş makinelerine kadar araç var. Bunların çoğu çürümeye terk edilmiş durumda, sahiplerinin borçlarını ödemesini ve alınmasını bekliyor.

150 bin nüfuslu bir ilde bu kadar aracın rehin alınması oradaki ekonominin ne durumda olduğunu gösteriyor.

Kim, nasıl, yorumlarsa yorumlasın ülkemizde ve bölgemizde ekonominin iyi yolda olduğunu söyleyenler yediemin parklarını gördüklerinde acaba ne diyecekler. Daha önceleri borcunu zamanında ödeme alışkanlığı olan halk neden böyle borcunu ödeyemez hale geldi.

Bizim bölge halkımız borçtan korkar, harç borç bulup borcunu ödemek ister. Bu duruma düştüğüne göre ciddi bir durum var demektir. Halkımızda kartla alışveriş yapma alışkanlığının yaygınlaşmasından bu yana halk borç tuzağına düştü.    Borcunu borç ile ödeme alışkanlığının yaygınlaşması toplumu bu hale getirdi. Borç nedeniyle aile faciaları ve intiharlar yaygınlaştı.Bir zamanlar sokaklarda dağıtılan  banka kartlarının toplumu ne hale getirdiğini  görüyoruz.

 20 total views,  2 views today

Next Post

Ağaçlı kaldırım olur mu?

Kocasinan Mahallesi Yüksel Yeşil İlköğretim  yanındaki  yeşil alanın  kaldırım yapılması mahalle halkının tepkisine neden oluyor. Daha önceleri mahalle halkının tepkisi nedeniyle  yolun genişleme çalışması  daha sonra tekrar gündeme getirilerek  yeşil alan kaldırım yapıldı.alanda dikili ağaçlar kaldırımın ortasında  kaldı.                 Mahalle sakinleri bu yolun […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp