ORMAN YERİNE AĞAÇLA UĞRAŞMAK

admin

Sorunun özüne, gerçek nedenlerine bakmayıp detaylarla, uzantıları ile uğraşmayı ilke edinen çevreler basında ve diğer kurumlarda her zaman olagelmiştir.

Bu kişiler sorunun gözle görünen ve somut olarak tüm boyutuna, kısaca bardağın dolu tarafına bakma yerine,  pek önemli bulunmasa da bardağın boş tarafına bakan, ona göre fikir yürüten kimselerdir, bu görüşü savunanlar.

Kuşkusuz bir işte yapılanlar kadar yapılmayanlar,  eksik kalanlar ve nedenleri de önemlidir. Bu durum değerlendirirken, mukayese yapılırken nedenlerini, aksama sebeplerini de ortaya koymak gerekir. Örneğin bir sorunu gündeme getirip eleştiri yaptığımızda devletin veya bir başka kurumun yapma zorunluluğu bulunduğu bilinmesine rağmen bu hizmette onunla doğrudan ve dolaylı ilgisi olmayan yönetimi ve kişileri suçlama yoluna gidersek, zan altında bırakılan yöneticilere ve kişilere haksızlık etmiş oluruz. Suçluluk kaynağını çok iyi belirlemek gerekir. Basın mensuplarımız arasında da böyle işin aslı yerine detaylar ve onlar üzerine düzülen senaryoları habercilik olarak sunanlar olmadığını inkâr edebilir miyiz?

Özellikle kurum ve kuruluş yöneticileri arasında işini layığı ile yaptığı, bugüne kadar görevinde hiçbir şaibeli durumu bulunmadığı halde, böyle komplo teorisi üretilerek yapılan haberlerden tedirgin olan yöneticilerimiz görevlerini yaparken huzursuzluk yaşıyor “çamur at izi kalsın” mantığı ile haber üretenler küçük bir çıkar çatışması halinde bakıyorsunuz bu itibarlı kimseler hakkında basına yansımış doğruluğu kanıtlanmayacak asılsız iddiaları kapsayan bir haberler üretebiliyor.

Bu suçlama ile karşılaşmama korkusu ile namuslu ve gerçekten vazifesini, meslek etiğini her şeyin üzerinde tutan yöneticiler  “aman başıma bir şey gelmesin bu çirkefliğe hedef olmayayım “endişesi ile rahat ve randımanlı görev yapamıyorlar.

Bu türde haberler yalan yanlış bilgilere dayanan olsa da kamuoyuna yansıdığı zaman halk o haberde gerçek payı arar. Gazetelerde ve diğer iletişim araçlarında yer alan haberleri doğru gözü ile bakar. Kimse bu haberin yalan şişirme haber olduğunun açıklandığı “tekzip” yazısını dikkate almaz. Halkın olayları bu gözle değerlendirmesi namusu ile görev yapmak isteyen insanlarımız açısından ayak bağı oluyor.  

Şöyle bir çevremize göz atalım. Piyasada gündemde olan haberlerin dışında çok önemli olmasına karşın kamuoyunun dikkatinden kaçan konular var. Mesela Anıtlar Kurulu Edirne’nin gelişmesi, bazı hizmetlerin yapılması açısından ayak bağı olduğu söyleniyor. O konu gündeme taşınmıyor.

Kırkpınar yaklaşıyor Sarayiçi çevresindeki tarihi köprünün restorasyonunu aradan 7 yıl geçmesine rağmen henüz tamamlanmadığını biliyoruz. Bundan en çok halkımız ve şehrimize gelen turistler bu köprüden geçmek zorunda olan köylülerimiz mağdur oluyor.

En yetkili ağızlar yıllar önce bu köprüleri tamamlama sözü verdi. Fakat bu sözler yerine gelmedi.

Bir başka önemli sorun, alternatif köprü tamamlanıncaya kadar Meriç ve Tunca üzerindeki tarihi köprülerden geçip Karaağaç istikametine gidecek turist araçlarını Gazimihal yolundan veya demir köprüden geçme zorunluluğunu getirilmesi, turistlerin daha sonra başka araçlarla gidecekleri yere ulaşmalarının gündeme gelmesinin turistler açısından yaratacağı endişeleri neden gündeme taşımıyoruz.

Ergene kirliliğini giderilmesi de aynı durumda. Ergene Havzasını Koruma Planı yapılalı 20 yıl geçti. Yetkililer 2013 yılı sonuna kadar kirliliğin %50 oranında azalacağı nehirde balık tutulacağı sözü verildi. Bu konuda da henüz somut adımlar yok.

Yine Meriç ve Tunca nehri üzerindeki köprülerin aydınlatma sorunu bir türlü gerçekleşmedi. Bu ve benzeri, kangren haline gelmiş konuları mahalli basın ve toplumu aydınlatma görevi bulunanların başta siyasi parti yetkilileri olmak üzere devamlı gündeme taşınması gereken konular değil mi?

Bunu yerine getiriyor muyuz veya yerine getiriliyor mu denildiğinde olumlu yanıt veremeyiz.

Bunların dışında bardağın boş yanını oluşturan konuların özünden uzak haberler. Ulusal medyamızda olduğu gibi bizim mahalli basınımızın da ilgi odağı oldu ve olmaya devam ediyor.

Bu yaklaşımla bölgemize ve dürüst çalışmayı ilke edinen kimselere de zarar verebileceğimizi göz ardı ediyoruz.Olayları sanal olarak değerlendirme alışkanlığı olan habercilik dışında başka faktörlerden etkilenenler aslında meslek etiğini de ayak altına almış olmuyorlar mı.

Böyle sansasyon yaratacak yandaşları mutlu edebilecek haber peşinde koşup güdümlü haber alışkanlığını ilke edinenler her kimler olursa olsun meslek etiğini dikkate alarak karşı çıkmak zorundayız.

Bu durumdan şikayetçi olanlar yaptıkları suçlamalarda basının genelini hedef gösteriyor “mahalli basının da diğer basından farkı yok. Onlar da güdümlü hale geldi’’ diye komple suçlama yoluna gidiyor.

Onun için mahalli, basının da mesleğe zararlı olabilecek konularda ortak tavır koymak zorundadır. Aksi halde mahalli basının var olan saygınlığı ülke genelinde ivme kazanan ulusal basın gibi saygınlığını ve güvenini yitirir. Bunu en büyük zararı da basının yanında bölgemizde dürüst ve namuslu görev yapma gayreti içinde olan yöneticilerimize olur.

 74 total views,  2 views today

Next Post

T.Ü Bahar Şenliklerinde ‘’MODEL’’ Konseri

Trakya Üniversitesi 2012-2013 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Şenlikleri son zamanlarda en çok ses getiren gruplardan birisi olan ‘’MODEL’’ grubunun konseri ile start aldı.2009 yılında ilk albümünü çıkartan grup istediği başarıya ulaşıp adını pek fazla duyuramayınca,2011 yılında Sezen AKSU’nun şarkısı ‘’YALNIZLIK SENFONİSİ’’ne cover yaparak albümlerinin çıkış parçası olarak yaptıkları parça ile […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp