29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Türkiye genelinde farklı şekilde kutlandı.Başta Ankara olmak üzere  bazı illerde hoş olmayan olaylar yaşandı.

     Sadece bayramı kutlamak amacıyla yurdun dört bir yanından gelen,  ellerinde Türk Bayrağından başka bir şey olmayan vatandaşların tek amacı Anıt Kabir’e kadar yürüyüp bayramı kutlamaktı. Anıt Kabrin insanlarımız  üzerinde ayrı bir önemi ve değeri  var. Atatürk’ün mezarını ziyaret eden insanlarımız bir rahatlık ve huzur buluyor.

Bu amaçlara gelenlerin olay çıkarmak, yol çevresinde işyerlerini taşlamak gibi amaçları olmuyor. Anıt Kabri ziyaret ederek evlerine dönüyorlar. Böyle masum ve haklı amaçlı bir tören neden yasaklandı.Bunun için ele güne rezil olduk. Bunu anlamak mümkün değil.

      Başta Edirne olmak üzere bazı illerde farklı tarzda olsa da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları yapıldı.Bunların bazılarında törenler  huzur ve güven içinde son buldu. Hiçbir tatsız,huzur bozucu olay görülmedi. Bu görüntüler gösteriyor ki, böyle bayramlarda “ipleri germeye” gerek yok. Halk bugüne kadar olduğu gibi sadece bayramını kutluyor.

Bu bayramlarda İçindeki sevgi ve saygısını yansıtıyor. Buna hakkı olduğuna inanıyor. Edirne’de de diğer bazı  illerde olduğu gibi, farklı tarzda bayram kutlandı. Mimar Sinan Salonu’nda yapılan  resmi tören coşku ve huzur  içinde geçti.Buradaki  kutlama töreni  gerçekten çok güzeldi. Salonun dolduran vatandaşlar, ellerinde Türk Bayrakları ile Ülkemiz açısından Edirne’ye yakışacak örnek görüntü sergilediler.

     Bunda başta Edirne Valimiz Hasan Uluer olmak üzere Emniyet görevlileri ve tüm yetkililerin büyük payı oldu.

Kendilerini  bayramda huzuru sağlamalarındaki başarıları nedeniyle kutlamak gerekir.

Şu halde istendiği ,hoşgörülü toleranslı  davranıldığında  hiçbir sorun yaşanmıyor,yeter ki herkes hakkının nerede başlayıp bittiğini bilsin.

Ayni şekilde CHP’nin, demokratik kitle örgütleri ile kutladıkları alternatif tören de coşkulu ve huzurlu  geçti. Kimse “bunlar ne yapıyor,şuradan geçemezsiniz” demedi. İş  orta noktalar bulunup   tatlıya bağlandı,hiçbir sorun yaşanmadan kutlamalar sona erdi.

Edirne böylece hoşgörü ,huzur ve çağdaşlık açısından diğer illerin örnek alması gereken bir il olduğunu bir kez daha  gösterdi. Şu halde en uzlaşılmaz gibi görünen konularda dahi karşılıklı hoşgörü ve anlayış ile ortak çözüm bulunabiliyor.

Bunda önemli olan anlaşma zemini yaratmak. Edirne’mizle bir kez daha gurur duydum. Özellikle, bu ortamı sağlayan yöneticilerin bu ortamı  sağlamada payları çok büyüktü. Böylece,biri dini değeri ulusal iki bayramımızı kentimizde huzur içinde kutladık.

Bu birlikteliğin tüm alanlara, Edirne’ye hizmet düzeyine de yansımasını dileriz. İlimiz bu konuda büyük potansiyeli olan illerin başında geliyor. Bu kadar huzurlu ve çağdaş bir kentte “anlı şanlı” yatırımcılarımız neden kentin yapısına uygun yatırım yapma gereğini duymuyorlar. Devletimiz bu güzel kent için yatırımcılarımıza vergi kolaylığı getirmiyor.Ülkemizin yüzünü akartacak bu tür yatırımlar sadece Edirne’ye değil. Ülkemize de onur verecektir. Avrupa kapısı, Unesco’nun Dünya Kültür Merkezi olarak kabul ettiği bir ile yatırımlarda kısıtlama getirilmesi, istenilen düzeyde destek verilmemesi konusu tekrar gözden geçirilmeli. Edirne’ye verilecek destek aslında Türkiye geneline verilen bir destek olarak kabul edilmeli.

Bu anlayışı partiler üstü anlayış olarak kabul etmeliyiz,  Edirne’de  söz sahibi olanların siyasi çalışmaları bir yana bırakıp kentin yararını baz alarak düşünmeleri halinde Edirne bir başka Edirne olacak.

Bu boş nutuklarla değil, icraatla mümkün olabilir. Bayramlardaki bu huzurlu ortamın bu birliktelik için milat olması gerektiği inancındayım.