Osmanlı’da Lale Devri

admin

EDİRNE AJANS HABER MERKEZİ / 214 24 04 / edirneajans@hotmail.com

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selim Karahasanoğlu, Trakya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İsmail Hakkı İnan konferans salonunda 12 Kasım 2013 tarihinde düzenlenen “ Osmanlı’da Lale Devri “ konferansında; “Lale Devri”nin Osmanlı tarih yazıcılığında nasıl ele alındığını, hangi sorularla tartışmanın genişletilebileceğini incelerken aynı zamanda dönemselleştirme ya da adlandırma Saiklerinin neler olabileceğine de” değindi.

osmanlıda-lale-devri-trakya-üniversitesi-edirne

Karahasanoğlu, konuşmasında, Lale Devri adlandırmasının kökenleri ve tarih yazımında gelişimi ile başladı. Bu kapsamda 1718–1730 evresinin tarihsel gerçekliği ile tarih yazımındaki sunumu arasındaki meselelerini ele aldı. Dönemin sadrazamı Damat İbrahim Paşa ve ekibinin servet birikimi, sadrazamın kapı halkının tüketici tavırları, İstanbul dışında yaşam standartları gibi meseleler üzerinden dönemin maddi kültür ve tüketim tarihini irdeleyen sunumunda,“1730 isyanını ele alan çağdaş kaynaklar içerisinde, modern literatürde, en meşhur olanı Abdi Tarihi’dir.

osmanlıda-lale-devri-trakya-üniversitesi-edirne (1)

Bunun yanında, Destari Tarihi, günlükler, masraf defterleri, paşa muhallefatları gibi kaynakların neşrinin sağlayacağı analitik kolaylıkların açıklığı bir yana temel kroniklerin, ana tarih eserlerinin dahi tenkitli metinlerinin olmayışının yol açtığı noksanlık araştırmacıların malumudur. Bu açıdan, 1730 isyanı gibi temel bir Osmanlı tarihi hadisesini mercek altına alan bu eserin ehemmiyeti ortadadır. Bekir Sıtkı Baykal, Destari Tarihi neşrine yazdığı önsözde Abdi Tarihi’nin isyana dışarıdan bir bakış olması münasebetiyle isyancıların hallerini ayrıntısı ile izah ettiğini Destari’nin ise saray içerisinden olmasının ona isyanın içeriden tarifini gerçekleştirme imkanı verdiğini söyler. Damad İbrahim Paşa döneminde, 1726 yılında, görevinden azledilip Girit’e sürgüne yollanan Ali Ağa’nın isyanda nasıl bir intikam hırsı ile hareket ettiğini görürüz ve isyan sonrası vezir kethüdalığı gibi önemli bir görevle taltif edildiğine şahit oluruz.

osmanlıda-lale-devri-trakya-üniversitesi-edirne (3)

Bu ve benzeri ilişkilerin çözümü, 1730 isyanını hazırlayan ve de tetikleyen iktidar mücadelelerini anlamanın kapısını aralar. Vâkıa Takrîri’nin denk geldiği tarihsel kesit kritik bir dönemdir. Şöyle ki; 1730 yılı, modern Osmanlı tarih yazımında “Lale Devri’nin” bitişi olarak zikredilmiş; Türkiye’de “batılılaşma”nın başlangıcı olarak ele alınmış ve isyan da tarihsel kontekstinden uzak, Patrona Halil’in şahsını kahraman yahut serseri ilan eden bir ideolojik malzeme haline gelmiştir. Bu da doğal olarak isyanı tarihsel bağlamından koparıp, gündelik siyasi tartışmaların bir malzemesi haline getirmiş, Osmanlı devletinin ve toplumunun şahit olduğu önceki ve sonraki isyanlar bağlamında siyasi, ekonomik ve sosyal tabanlı gerekçelerinin ortaya koyulması çabası gösterilmemiştir. Bu tarz bir karşılaştırmalı Osmanlı isyanları çalışmasının temel malzemesi, dönemin yazarlarının kaleme aldıkları, burada tanıttığımız tarzdaki müstakil eserlerdir. Bu eserlerin, olayları tasvir tarzlarının ve yazarlarının konumlarını belirleyişlerinin isyanın taraflarının ortaya konulmasında ve dolayısıyla gerçek çekişme/çatışma noktalarının belirlenmesinde büyük önemi vardır. Zira tarih yazarlarının belli gruplara yakınlıkları isyanları tariflerinde kendi gruplarının görüşünün ortaya çıkarılmasını mümkün kılmaktadır. Bu türlü çıkarımlar ise ancak isyanlara dair mümkün olabilen en fazla sayıda eserin mukayeseli değerlendirilmesi ile mümkündür. Dönemin farklı tarih kaynaklarının bir arada değerlendirilmesinin taban tabana zıt görüşleri nasıl ortaya koyduğunu; esasen tarihi gerçeklik ile tarihyazımının birbiri içerisine nasıl geçtiğini göstermektir. 1730 isyanı ve isyanı önceleyen Osmanlı tarihinin on iki yıllık “kısa” dönemi, Osmanlı tarihçiliğinin en fazla saptırılmış/popülerleştirilmiş dönemidir. Bu resim içerisinde de 1730 isyanının elebaşı Şaki Patrona/Patrona Halil önemli bir aktör olarak kullanılmıştır. Vâkıa Takrîri’nin, bu önemli tarihsel kesite nitelikli bir katkı sağladığı düşüncesindeyiz. “ dedi.


osmanlıda-lale-devri-trakya-üniversitesi-edirne (2)

 

 

 123 total views,  2 views today

Next Post

LPG dönüşüm firmaları denetlendi

EDİRNE AJANS HABER MERKEZİ / 214 24 04 / edirneajans@hotmail.com TMMOB Makina Mühendisleri Odası Edirne Şubesi Yönetim Kurulu Edirne’de bulunan araçların LPG’ye dönüşüm yetkili firmalarını denetledi. Makine Mühendisleri Odası Edirne Şubesi Yönetim Kurulu Üyeleri Edirne Sanayi Sitesinde faaliyetlerini sürdüren LPG dönüşüm firmalarını 12 Kasım 2013 tarihinde denetledi. Denetlemede firmaların yetkili […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp