PARÇALANAN TARLALAR

admin

Tarım arazilerimiz işlenebilen topraklarımız miras yoluyla bölünerek her geçen yıl daha da küçülüyor.

Tarlaların bulunduğu alanlara baktığımızda bir iki dönümden oluşan  tarlaların her geçen zaman çoğaldığını görüyoruz. Böyle küçük parça tarlaların sürülmesi büyük sorun yaratıyor, böyle küçük tarlalarda traktörler zorlukla dönüş yapıyor, hasadı da zorlukla  yapılıyor, biçerdöverler sahipleri  küçük tarlalara getirmek istemiyor. Ekin biçimi için günlerce beklemek zorunda kalıyorsunuz.

Bazı mülk sahipleri ise “bu kadar küçük tarlayı neden ekip zahmete katlanayım bırakayım nadas kalsın masrafından kurtulayım” diyor. Böylece zorlukla sürülüp işlenmesi nedeniyle ekilmeden nadasa kalan tarla sayısı her geçen yıl artıyor.

Tarlaların küçük olması, her zaman verimi de olumsu yönde etkiliyor. Üreticiler küçük tarlalara gereken hizmeti vermiyor. Bölgemizde tarlaların “toplulaştırma” çalışmalarının ağır aksak gitmesi nedeniyle özellikle toprağı farklı yerlerde küçük parçalar halinde olan çiftçilerimizin topraklarını işlemeleri daha masraflı ve güç oluyor. Toplulaştırma ile bu eksiklik giderilmiş olacak. Parçalı olan tarlalar bir tarla olarak birleştirilecek.

Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de tarlaların bölünmesinin küçük parçalara ayrılmalarının önüne geçilmesi gerekir.

Kardeşler arasındaki miras olayları tarlaların bölünmesine gerekçe olmamalı. Adam başka kentte oturuyor. Toprağa ihtiyacı da yok, başka işlerle meşgul. Buna karşın hakkı olan mirası alıp kendisi işlemese dahi ya nadasa bırakıyor ya da icarla işletiyor.

    Gerçekten toprağa ihtiyacı olan akrabaları yeterli toprağı kalmadığı için topraktan koparak göç etmek zorunda kalıyor.

 Uzun süredir toprağın toplulaşması küçük parçalara bölünmemesi gündemde. Fakat bir türlü hayata geçirilmiyor.

Kırlara çıktığınızda büyük parçalardan ayrılmış birkaç dönümlük tarlalar görüyorsunuz. Üreticilerin bu küçük parçaları işlemesi, traktörü ile sürüp ürün alması için masrafları büyük oluyor.

Tarlanın sürümü de güçlükle yapılıyor. Onun için tarlaların büyük parçalar halinde kalması mirasçılar arasında gerçekten tarımla uğraşana kalaylık sağlanmalı, desek verilmeli. Tarlaların bölünmüşlüğü böyle devem ettiği, tarlaların konut yapılacak arsalar gibi küçük parçalara bölünmesi tarımda hizmeti daha da zora sokacak, halkı tarımla uğraşmaktan soğutacaktır.

 

KÜTÜPHANELER KİMİN İÇİN

Tarihi ve turizm kenti Edirne’mizin çok modern kütüphaneleri var.  Okuma alışkanlığı olanlar için devlet büyük fırsat sağlıyor. Bu imkândan yararlanmak isteyen her vatandaş bu kurumumuzun modern ortamından bilgisayarlarından yararlanıyor.

Ne acıdır ki, birçoğumuz Edirne Halk Kütüphanesinin ve diğer kütüphanelerin  nerede olduğundan habersiz. Bunu öğrenmek amacıyla vatandaşlarımıza; “Kütüphaneye gitmek istediğimi, halk kütüphanesinin nerede” diye sordum. Ne acıdır ki. Edirne’de kütüphanenin yerini bilen az sayıda insanımız var.

    Böyle modern kütüphanelerimiz, halkımıza kültürel hizmet sunmak özellikle gençlerimizin bu kültürel hizmetten yararlanması için açılıyor.

    Edirne Halk Kütüphane’sinden yararlanmak istediğinizde tüm kaynakları bulma imkânınız var. Kütüphaneye geldiğinizde istediğiniz kitapları bulmada zorlandığınızda kurumda görevli personel size her türlü yardımı, desteği sağlıyor. Hijyenik ve rahat bir ortamda oturarak, istediğiniz kitap ve dergileri okuyabiliyorsunuz.

Her türlü imkâna karşın, bu güzel kültürel imkânlardan ne yazık ki yeterince yararlanamıyoruz. Kütüphanelerimize gittiğimizde sıraların boş olduğunu veya az sayıda okura rastlıyorsunuz. Kütüphanelere gitme yerine kahvehane ve benzeri sağlıksız ortamlarda oturarak, zaman tüketmek bize ne yarar sağlıyor diye sorgulama gereğini duymuyoruz.

    Kütüphanelerimizde ayni zamanda “internetten” de faydalanma imkânınızı sağlıyor. Kütüphaneye hiçbir ücret vermeden kimliğinizi vererek, kayıt yaptırıp evlerinizde okumak için her türlü kaynak sağlanıyor. Bilgi dağarcığımızı artırmak için böyle geniş imkân sağlayan kütüphanelerimizin bu olanaklarından yararlanamıyoruz.

Sokakta boş gezme yerine, gençlerimiz ve okuma alışkanlığı olanlar kütüphaneye giderek merak ettikleri konular hakkında bilgi sahibi olmaları için geniş imkânlar sağlanmış.

   Okuyup, emek harcayıp öğrenmeden bilgi edinmeden fikir sahibi olunmuyor.

Dünyanın hiçbir yerinde çaba harcamadan fikir sahibi olunmuyor hiçbir ülkede böyle haybeden kolaylık yok.

Kültür düzeyi gelişen çağdaş toplumlarda, otobüslerde, parklarda, bahçelerde, evlerde kütüphanelerde, kitap okuyan insan sayısı, basılan kitap ve gazete sayısı her geçen  yıl artış  gösteriyor.

    Gözleri kitaplardaki satırlarla buluşmadığınız zaman bilgi kalıcı olmuyor. Bazıları “şimdi İnternet var oradan her şeyi öğreniyorum” diye işin kolaycılığına kaçıyor. Bu bilgi edinme aracı olabilir fakat esas olan gözlerin satırlarla buluşmasıdır.

    Hiçbir öğenim sistemi, okuyup kafa yorarak öğrenmenin yerini tutmuyor. Çevremize bakalım gazetelerin sadece resimlerine ve haber başlıklarına bakmakla yetinenlerin oranı çok yüksek. Bu görüntülere aldanarak, fikir yürütenler, gazetelerde yazılanlara kafa yorup yorum getirmeyenler, nedenlerini araştırmayıp gazetelerin magazin, spor, ganyan sayfalarından bilgileri olan onlarla yetinenler gerçek gazete okuyucusu sayılır mı?.Aslında basınımızda da  bu konular gereken ilgiyi görmüyor.

   Bu da gösteriyor ki, Ülkemizde basılan yazılı eser sayısı ve gazete tirajı, artan nüfusumuza oranla artış göstermemesi “okuyup elime ne geçecek” mantığının günümüzde de geçerliliğini göstermiyor mu?

    Kafa yormadan başkalarının doldurma fikirleri ile yaşamı sürdürmek, günlük hayatımızda da bizleri güç durumda bırakmaktadır. Bize akıl verenlerin yanlışlıklarına bizlerin de ortak olmamıza neden olmaktadır. Suçumuz olmadığımız halde, suç ortağı olmamız sağlanmaktadır.  Kendi kafası ile düşünmeyi ilke edinmeyip doğru ve yanlış olduğuna bakılmaksızın başkalarının fikirlerine bağımlı olanların  Başkalarının fikir kölesi olmadan farklı bir özelliği olmaz .

 

 34 total views,  2 views today

Next Post

DEVLET KORUSU BİNASI NE OLACAK?

Edirne merkez Mithatpaşa Mahallesi Türkocağı Caddesindeki Devlet korusu binası harabe halinde,bahçesi ise çöplüğe dönüşmüş durumda. Yüz yılı aşkın geçmişi bulunan tarihi bina daha önceleri kız Yetiştirme Yurdu olarak hizmet verdi. Atatürk’ün Edirne’ye gelişinde ziyaret ettiği ,hayran kaldığı bu tek parçalı bina ve çevresi bugün bakımsızlıktan harabe halinde ve bahçesi de […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp