Peki, şimdi ne olacak

admin

fikri_yalin_kose          Bir aydır milletin büyük kesiminin beklediği koalisyon hükümeti kurulması sonunda fos çıktı.

Koalisyon filan kurulduğu ve kurulacağı da yok. Siyasilerimiz günlerdir milleti hükümet kurulacak diye umutlandırıp adeta keriz yerine koydular.

Bu arada kontrolsüz kalan piyasa ile bazı çıkar çevreleri ceplerini doldurdu. Demokrasilerin vazgeçilmez kurallarından biri olan ülkenin koalisyon ile idare sistemine bir türlü alışamadık.

            Uzun süredir devam eden tek parti yönetimi “Ben bilirim benim dediğim en doğrudur, bu görüşümü paylaşmak istemem” anlayışı ülkeyi bu hale getirdi.

Bundan sonra yapılacak girişimler, hükümet kurma çalışmaları umutsuz girişimden öteye gitmeyecek.

            Ülke insanımız bir kez daha seçim için sandık başına gidecek. Çiçeği burnunda milletvekilleri parlamenter olmanın tadını çıkarmadan yeniden halkın karşısına çıkıp oy isteyecek.

“Halka diyecek ki,  siz oy verirken yanlış yaptınız oylarınızı yeniden gözden geçirin “  Bu şartlarda, adama sormazlar mı? “Biz size birkaç ay önce oy verdik,  bu yönde siyasi kararımızı ortaya koyduk, bazı partilere kendine çeki düzen ver uyarısında bulunduk. Böyle bir parlamento aritmetiği oluştu. Sizler bizim kararımızı beğenmeyip yeniden seçim diyorsunuz, böylece resmen bizim kararımızla alay etmiş oluyorsunuz” demelerinde haksız mı olacaklar.

Paylaşmayı hazmedemeyip, ilahi benim dediğimiz olsun diyor onda ısrar ediyorsak olacağı sonunda budur.

Ülkemizde bu bunalımlı dönemde otuzu aşkın insanımızı hiç uğruna şehit verdik.  Günahsız insanlarımız öldüler. Bunların bedeli kimin olacak?

            Bir de bu ülke insanına fatura edilecek işin ekonomik boyutu var.  Bugün Türkiye’de istikrar olduğunu kim iddia edebilir.

Sanayiciler, işadamları ülke ekonomisinde söz sahibi olanlar büyük zarar ettiklerini söylüyorlar dolar almış başını gidiyor. Fakat her nedense bu çevrelerin sesleri yeterince çıkmıyor.

Daha önceki yıllarda Ecevit’te “ekonomi kötü gidiyor” diye deklarasyon yayınlayan anlı şanlı işadamlarımız şimdi köşelerine çekilmiş sessizce gelişmeleri izliyor.

Onlardan bazıları bu dönemden nemalanmış köşeyi dönmüş olabilir. Yalnız bu çarpık gidiş onları da hizaya getirecektir. Bir anlamda ülkenin bu ekonomik tablosundan onlar da etkilenecek sorumlu tutulacaklardır.

            Yine, ülkemizin demokratik kitle örgütleri, odalar, üniversiteler daha önceleri bir kaşık suda fırtına koparıyorlardı, şimdi sus pus oldular.

Halk zorluklara alışık,  her koşullarda yaşamını sürdürür. Onlar her zaman yoksulluk içinde yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Onların çileli yaşamı devam edecek. Bunun dışında sorumluluğun bir bölümü bu ülke kaynaklarının kaymağını yiyenlere de fatura edilecektir.

            Bir ülkede huzur, güven yoksa birileri ne kadar huzurlu olsa da bunun sefasını süremezler.

Bugünden sonra ülkemizde yine her şey erken seçime indekslenecek. Ülkenin çözüm bekleyen diğer meseleleri bir kenara itilip seçim hesapları yapılacak.

            Bu arada azınlıkta kalan hükümet yine çoğunlukta olduğu gibi varlığını, icraatını sürdürecek.

Demokratik kuralların eksiksiz işlediği bir idaremiz olsa bunlar hiç biri sorun olmayabilir.

            Avrupa ülkelerinin bazıları uzun süre koalisyon ve azınlık hükümetleri ile idare ediliyor. Bizde bunu sağlıklı uygulamak mümkün mü?

Seçim dönemi başladığında göreceksiniz yine daha önceki seçimde olduğu gibi siyasi partilerin birbirlerini suçlamaları, karalamaları halkı kutuplaştırmaları tek yanlı top atışları başlayacak.

            Bundan kimler karlı çıkacak, ülke güvenliği sağlanacak terör duracak mı? Halk o seçimde de olduğu ile mi yetinecek, yoksa demokrasinin eksiksiz uygulamasını mı isteyecek, göreceğiz.

Bu arada yeniden seçime girecek milletvekillerinde tedirginlik olacağı kuşkusuz. Kırmızı koltuklarına yeni oturan parlamenterlere seçim döneminde halkımız cevaplamada zorlanacakları sorular yöneltecek ve diyecek ki ” Ne yüzle karşımıza geliyorsunuz, neden aranızda anlaşamadınız, bizim kararımıza saygılı olmadınız” diye sitemlerini iletecek.

            Diyebilirim ki, olası bir erken seçimde milletvekili adaylarının ve erken seçim meraklılarının işleri oldukça zor olacak. Bir de hükümet kurulmasında tüm kapıları kapatanların da halkın karşısında söyleyecek fazla sözleri olamayacağı kanısındayım.

Erken seçim sevdalıları bu seçimin halka mal olacak mali boyutunu hesaba katmıyor. “Nasıl olsa bu millet her zorluklar gibi ona da katlanır” diye düşünüyor.

ÖZLÜ SÖZLER

            Başkası düştüğünde “ çürük tahtaya bastı da düştü” deriz. Kendimiz düştüğümüzde ise bastığımız tahtanın çürük olduğundan şikâyet ederiz.

                             Cenah ŞEHABETTİN.

 5 total views,  2 views today

Next Post

Alternatif köprüde çalışmalar devam ediyor

              Edirne’de nehirlerin taşması sonucu Karaağaç Mahallesi ve çevresinin sular altında kalmasını önlemek ve Edirne Merkeze karayolu bağlantısını sağlamak amacıyla yapılması kararlaştırılan Karağaç Mahallesi ile TEM yolu bağlantı köprüsünde çalışmalar aralıksız devam ediyor. Köprünün iskeleti tamamlandı.  Şu anda çalışmalar araçların geçişini düzenli şekilde sağlayacak. […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp