Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş, 2015 yılını değerlendirdi.

admin

saadet partisi-mustafa-iris-edirne- (1)
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş,   Edirne İl Başkanlığında Basın Toplantısı düzenledi.

2015 yılının ve Hükümetin icraatlarının değerlendirildiği Basın Toplantısında açıklama yapan İriş Şunları söyledi; “Değerli basın mensupları, muhterem arkadaşlar;

Önce hepinizi hürmetle muhabbetle selamlıyorum. Hoş geldiniz, sefa geldiniz.  Basın toplantımızın hayırlı ve faydalı bir çalışma olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ediyorum.

Sözlerime başlarken 10 Ocak ‘’Çalışan Gazeteciler Günü’’nüzü kutluyorum. Zor şartlar altında özveri ile çalışan siz değerli kardeşlerimizin hayırlı ve başarılı çalışmalarının devamını diliyorum.

Bir yıl daha geride kaldı. Ömrümüzden bir yıl eksildi, diğer taraftan da tecrübelerimiz biraz daha arttı.   2016 yılına başlarken ülkemiz açısından 2015 yılının çok kısa bir muhasebesini yapmak istiyorum.

2015 yılına baktığımızda işgaller, Suriyeli mülteciler trajedisi, güneydoğuda yaşananlar, ekonomideki durgunluk ve bir yılda iki seçim hemen aklımıza gelen konulardır.

saadet partisi-mustafa-iris-edirne-

Bunların her biri halkımızın görüp yaşadıklarıdır. Bunları uzun uzadıya anlatacak değiliz.  Asıl olan, içinde bulunduğumuz durumun sağlıklı değerlendirilmesidir.  Halkımızın beklentileri, öncelikleridir. Saadet Partisi olarak çözümlerimiz nelerdir.

Değerli arkadaşlar; muhterem basın mensupları;

İktidar, yönetim avantajı ve medya gücüyle ülke gündemini tek taraflı olarak belirlemektedir. Yani televizyonlarda ve kamuoyunda çokça konuşulan/ konuşturulan konularla halkın gündemi örtüşmemektedir. Halkımızın gündemi işsizlik, geçim sıkıntısı ve borçlarıdır. Mesela; her ne kadar resmi kayıtlarda işsizlik yüzde 10’lar da gözüküyorsa da aslında yüzde 20’ lerin üzerindedir.

Diğer taftan, Ahlaki ve manevi tahribat konusu kanayan yaradır. Toplumumuzda büyük bir ahlaki ve manevi yozlaşma yaşandığı, kardeşlik bağlarının zayıfladığı hemen herkesin muzdarip olduğu bir gerçektir.

Komşuluk ilişkilerinin yok olmaya yüz tuttuğu, bireyselleşmenin tavan yaptığı bir dönem yaşanıyor. Uyuşturucudaki yaygınlık, suçlardaki artış, insanı korkutuyor.  Bunlar hep söyleniyor da gerçekte toplumun içten içe çürümesinin bir göstergesi olan bu durumlardan nasıl kurtulacağız? Bu konu gündeme taşınmıyor. Kayda değer çözümler üretilmiyor.

Değerli arkadaşlar, kıymetli basın mensupları;

AK parti’nin iktidara geldiği 2002 yılında 5 yaşında olan çocuklar şimdi seçmen oldu. 14 yıldan beri iktidarda olan AK partinin bu konularda hiçbir mazereti olamaz.

Ahlak ve maneviyat tahribatının en önemli sebebi eğitim sistemindeki arızadır. Eğitim sisteminin bünyemize uygun olmamasıdır.

Haset, kin, kibir, kendini beğenme, cimrilik, gösteriş, dedikodu, laf taşımak, yalancılık, hilekârlık, hırs, iftira etmek, küçük görmek, israf, rüşvet gibi hastalıklar tedavi ister.  Bu hastalıklar toplumda yaygınlaştıkça o toplumda sevgiden, adaletten, kardeşlikten, huzurdan hatta barıştan söz etmek mümkün değildir.

Bu hastalıkların tedavisi, önlenmesi ancak ciddi bir eğitim politikası ile olur. Güzel ahlakı kazanmakla olur.  Merkezinde ‘’insan’’ olan medeniyetimizin bu konulardaki prensiplerinin hayata geçirilmesi ile olur. Şimdi AK parti hükümetinden talebimiz, yıllardan beri toplumu için için kemiren bu hastalıklara karşı ciddi önlemler alınmasıdır. Bizim medeniyetimizde ilim beşikten mezara kadardır. Öyleyse hayatın her kademesinde erdemli insan yetiştirmek ana hedefimiz olmalıdır. Doğruluk, dürüstlük, iyilik, faydalı olmak gibi vasıflar konuşmaktan çok kazanılıp yaşanılacak şeylerdir.

Diğer taraftan, sağlıklı ve adil bir ekonomi insanımızın özlemi ve hakkıdır. Bu özlemin karşılanabilmesi ancak adil bir ekonomik sistemle olur.  Gerçekten bu kolay bir şeydir.  Kesinlikle başarılabilir. Samimiyet, iyi niyet başarmak için yeterlidir.

Şimdi, biz hükümetten şunu bekliyoruz. İsrafları önleyin. Bütçe açığını kapatın. Katma değeri yüksek üretime destek verin. İhracatı arttırın. Dış ticaret açığını kapatın. Böylece devletin borçlanma gereğini ortadan kaldırın.  Kendi yağımızla kavrulacağımız sağlıklı bir yapıyı kurun.  Neticede her sene 50-55 milyar faiz yükünden kurtulalım.  Bir avuç rantiyeye vereceğinize, halkımıza verelim. Tekrar ediyorum;  bu kesinlikle yapılabilir, başarılabilir.  Samimiyet ve iyi niyet bu işin ilacıdır.

Değerli arkadaşlar; kıymetli basın mensupları,

Birkaç cümle ile de dış politikaya ve bölgemizde yaşananlara değinmek istiyorum.

İslam dünyası 300 yıldan beri güç kaybetmekte ve zayıflamaktadır. Osmanlının yıkılışından bu yana 100 yıldan beri  İslam alemi başsızdır.  Bu dağınıklık bugüne kadar sürmüştür.

Değerli arkadaşlar; Bilindiği gibi geçtiğimiz asırlarda Avrupa ‘da 100 yıl savaşları( 1337-1453) 30 yıl savaşları ( 1618-1648) ve benzer birçok irili ufaklı savaşlarla Avrupa birbirini yiyordu. Yine kendilerinin çıkardığı birinci ve ikinci dünya savaşlarında milyonlarca insan öldü. Bir o kadar insan sakat kaldı. Şehirler yıkıldı.

Tam da bu noktada Papa Avrupa ülkelerine çağrıda bulunarak niye birbirinizle çekişiyor sunuz? Birlik olun çağrısında bulundu.

İşte bugünkü Avrupa birliği böyle kuruldu. Önce Avrupa Ekonomik Topluluğu( AET), sonra Avrupa Topluluğu( AT), şimdi de Avrupa Birliği( AB) .  Bugün 500 milyonu aşkın Hristiyan’ın ortak bayrağı, ortak parası, ortak parlamentosu ve ortak sınırları var.

Bunları niçin söylüyorum; Türkiye’mizde mutlaka taşlar yerine oturmalı, İslam birliğine doğru hesaplı kitaplı adımlar atılmalıdır. Coğrafyamız, tarihimiz, medeniyetimiz ve konjonktür bunu gerekli kılıyor. Kaybedecek zamanımız yok. Oyalanmayı ve günü kurtarmayı bırakalım.  Tarihimizin ve medeniyetimizin bize yüklediği bu sorumluluğun gereklerini yerine getirelim.

Komşularımızla ilişkilerimizi düzeltecek adımlar atalım. AB’nin ve ABD’nin müdahalelerini etkisiz hale getirecek manevralar yapalım. Uzlaştırıcı, belirleyici rol oynayalım. Ağabeylik görevimizi yapalım. Böylece güçlü bir yapının liderliğine hazırlanalım. AB’nin kapısında 50 yıldan beri bekliyoruz. Çok zaman kaybettik. Çok taviz verdik. Çok oyalandık. Artık gerçekleri görelim. AB bakanlığı yerine İslam Birliği bakanlığı kuralım.  Böylece yeni bir dünyanın kuruluşuna giden yolda mühim bir adım atmış olalım.

Değerli arkadaşlar, kıymetli basın mensupları bütün bunların hepsi gerçekten milletimizin yapabileceği işlerdir. Yapması da gerekir. Yapmıştır da. 1974 Kıbrıs barış harekatında ABD’nin Türkiye’ye koyduğu haksız ambargoya karşı ülkemizdeki ABD Üsleri kapatılmıştır. Tarihin bu önemli zaman diliminde yaşanabilir bir Türkiye ‘yi, yeniden büyük Türkiye‘yi ve adil temeller üzerine kurulu yeni bir dünyayı kurma hedefimizdeki kararlılığımızı bir kez daha haykırıyoruz.

Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.

Next Post

“10 Ocak çalışan gazeteciler günü” mesajı

“10 Ocak çalışan gazeteciler günü” mesajı Kamuoyunu bilgilendirmek adına doğru haber verme, tarafsızlık, objektiflik, özel hayata ve kişilik haklarına saygı gibi değerleri içerisinde bulunduran önemli bir mesleği icra eden gazeteciler, ilkeli yayıncılık anlayışıyla olayları tarafsız bir şekilde halka aktararak vatandaşın en doğal hakkı olan doğru ve eksiksiz bilgi almalarını sağlayarak […]

EDİRNE AJANS MEDYA GRUBU

GAZETE-RADYO-MATBAA-TOPLU SMS-PROMOSYON
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp