Sağlık çalışanlarının öncelikli istifa gerekçesi yurtdışında çalışmak değil, mevcut koşulların ağırlığıdır.

admin

Genel Sağlık-İş Edirne İl Temsilcisi tarafından 14 Mart Tıp Bayramında sağlık emekçilerinin sorunları ile ilgili 1.Murat Devlet Hastanesi önünde yaptığı basın açıklaması gerçekleşti. Buradaki etkinliğe CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu da katılarak destek verdi. Basın açıklamasında konuşan Genel Sağlık-İş Edirne İl Temsilcisi Özcan ARSLAN; “Sendikamız Genel Sağlık-iş; sağlık emekçilerinin durumunu daha net ortaya koyabilmek için yaptığı, Kriz ve Sağlık Çalışanları başlıklı araştırma ile ; sağlık çalışanlarının hem aylık düzenli iş geliri, hem de aylık düzenli hane gelirinin alt ve alt-orta düzeylerde olduğu tespit edilmiştir.

Katılımcıların yüzde 75’inden fazlası gündelik yaşamın devamı için borçlanmak zorundadır.
Mevcut koşullar, sağlık çalışanlarının yaklaşık yüzde 15’ini ek iş yapmak durumunda bırakmaktadır.
Araştırma sonuçlarımız göstermektedir ki: Ekonomik kriz, mevcut koşullarda Türkiye’nin en büyük gerçekliğidir ve krizin etkileri tüm toplumsal kesimler üzerinde derin etkiler yaratmaktadır. Kriz, sağlık çalışanlarının tüm harcama kalemlerinin artmasına neden olmuştur. Gıda ve temizlik, maliyeti en çok artan harcama kalemi olarak dikkati çekmektedir.
Sağlık çalışanlarının; yarısından fazlası elektrik, doğalgaz vb. altyapı harcamalarında, yüzde 30’undan fazlası gıda ve temizlik harcamalarında kesintiye gitmek ZORUNDA KALMIŞTIR.
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet sorunu kronikleşmiştir. Pandemi sürecinde sağlıkta şiddet artmıştır. Sağlık çalışanları, şiddete yönelik alınan önlemleri yetersiz bulmaktadır.
Sağlık çalışanlarının geneli açısından zaman baskısı ve aşırı iş yükü temel sorunların başında gelmektedir.
Nöbet ve fazla mesai uygulamalarında, yasalarla belirlenen sınırların üzerine çıkılmaktadır. Sağlık çalışanlarının yaklaşık yüzde 60’ı yurtdışında çalışmak istemektedir. Daha iyi yaşam ve çalışma koşullarına ulaşma isteği bu konudaki temel gerekçeyi oluşturmaktadır. Sağlık çalışanlarının yaklaşık % 20’si yakını istifa etmeyi düşünmektedir. İstifa nedenleri arasında başlıca; tükenmişlik, yorgunluk ve gelecek kaygısı yatmakta, ardından daha iyi yaşam ve çalışma koşulları ile yurtdışında çalışma isteği gelmektedir. Sağlık çalışanlarının öncelikli istifa gerekçesi yurtdışında çalışmak değil, mevcut koşulların ağırlığıdır.
23 Nisan 1920’de TBMM.’ nin açılmasından 9 gün sonra Sağlık Bakanlığı’nın kurulduğu, T.C.’nin 4. Başbakan’ının Dr.Refik Saydam olduğu, 1946’da Dr.Behçet Uz tarafından hayata geçirilen 10 Yıllık Milli Sağlık Planı ile hekimlerin milletvekillerinden 3 kat fazla maaş aldığı günlerden, bugün ” VARSIN GİDİYORLARSA GİTSİNLER” noktasına gelinmiş olması, yıllar içinde siyasi iktidarların, özellikle AKP iktidarının sağlık çalışanlarını ne denli ”değersizleştirdiğinin” en bariz göstergesidir.
Yıllardır olduğu gibi, sağlık çalışanlarının onurlu bir yaşam sürebilmesi adına dile getirdiği iyileştirme talepleri, AKP iktidarı tarafından, vaadlerde bulunarak oyalama stratejisi uygulanarak, piyasacı anlayışın beklentilerine kurban edilmektedir.
14 Mart 2022 tarihinde yapılacağı söylenen / açıklanan iyileştirmelerin, sağlık çalışanlarının taleplerini, beklentilerini karşılamaktan çok uzak ve yıllardır uygulanan ”değersizleştirme ” politikalarının paralelinde olduğunu ve amacın – dün olduğu gibi bugün de – kamuoyunu yanıltmak, – sağlık çalışanlarını kamuoyu ile karşı karşıya getirmek pahasına – sağlık çalışanlarının yükselen tepkisini baskılamak olduğunu biliyoruz. Sadece kendimiz için değil, içinde yaşadığımız toplum için de dile getirdiğimiz taleplerimizle ilgili, farkındalık yaratmak ve taleplerimizin karşılık bulabilmesi, sağlık emekçilerinin öneminin bir kez daha anlaşılabilmesi için;
14, 15 ve 16 Mart 2022 tarihlerinde;
Acil hastalar, diyaliz hastaları, gebeler, kanser hastaları, yoğun bakım hastalarının bakımı aksamayacak ve diğer hastalara nöbet düzeninde sağlık hizmeti verilecek şekilde, ülke genelinde 3 günlük iş bırakma eylemleri yapılacaktır.
Genel Sağlık-İş olarak, tüm sağlık emekçileri adına, taleplerimiz;
Sağlık emekçilerinin ağır ve kötü çalışma koşulları acilen düzeltilmeli, farklı çalışma biçimlerine son verilmeli; kadrolu, güvenceli çalışma biçimi sağlanmalıdır. Sağlık emekçilerine şiddet gösterenlere verilecek olan cezaların caydırıcı olabilmesi adına Genel Sağlık-İş tarafından hazırlanan, TCK’da kamu kurum ve kuruluşlarında sağlık hizmeti sunanlara karşı işlenen bazı suçlara ilişkin özel düzenlemeler içeren Sağlıkta Şiddet Yasa Tasarısı taslağı kanunlaştırılmalıdır. Şiddet Uygulayanlara, kamu sağlık kuruluşlarında TCK’ya göre işlenen suçun karşılığı olan süre boyunca kamu hizmeti verme cezası uygulanmalı ve şiddet uygulamanın sonucunun kamuoyuna yansıtılması sağlanmalıdır.
Sabit ödeme / performans ödemesi gibi sağlık çalışanlarının mağduriyetine sebep olan ve çalışma barışını bozan uygulamalara son verilmeli; maaş hesaplamasında taban aylık, TÜİK’in değil, bağımsız araştırma kuruluşlarının belirlediği yoksulluk sınırının üzerinde olacak şekilde, kadro derecesine göre maaşlarda kademeli artış yapılmalıdır.
Lise Mezunu: 3600; Ön-lisans Mezunu : 4500; Lisans Mezunu: 5400; Pratisyen Hekim: 6300; Uzman Hekim: 7200 olacak şekilde tüm sağlık emekçilerini kapsayan kademeli ek gösterge artışı yapılmalıdır.
Nöbet ücretleri normal mesai ücretinin 2 katı olacak şekilde ödenmelidir.
Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği geri çekilmelidir.
Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri ile Ağız ve Diş Sağlığı Hastanelerinde Birim Performans Katsayısı Uygulanmasına son verilmelidir.
Sağlık emekçilerinin çocuk bakım sorunun çözümü için haftanın 7 günü, 24 saat kesintisiz hizmet veren bakımevi, kreş ve anaokulu düzenlemesi hayata geçirilmelidir.
Yeterli sayıda sağlık çalışanı istihdam edilmeli, personel açığı acilen kapatılmalıdır.
Tüm sağlık emekçilerine geçmişe etkili olarak yıllık 90 gün yıpranma payı hakkı verilmelidir.
Covid-19 için tüm sağlık çalışanlarına iş kazası meslek hastalığı kapsamında haklar veren özel bir düzenleme yapılmalıdır.
Sağlığı piyasalaştıran politikalara son verilmeli, Atatürk’ün başlattığı ulusal, kamucu ve halkçı sağlık politikalarını tekrar hayata geçirilmelidir.
Yüzyıl önce yurdumuz emperyalistler tarafından işgal edildiğinde gitmeyen, direnen, ebedi önderimiz Atatürk’ün mücadele arkadaşı Tıbbiyeli Hikmet Boran’ın yüzyıl sonraki meslektaşları olarak, ondan aldığımız mirasa sahip çıkacak ve; gitmeyeceğiz, direneceğiz, emeğimizin, eğitimimizin karşılığını alana kadar mücadele edeceğiz.
Karşılaştıkları tüm güçlüklere rağmen, zor ve onurlu görevi yerine getirmek için fedakârca çalışan tüm sağlık emekçilerinin 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyoruz.”ifadelerine yer verildi.

 848 total views,  11 views today

Next Post

EDİRNE BELEDİYESİ'NDEN EMEKLİ PERSONELE VEFA

Türkiye’de ilk kurulan belediyelerden birisi olan Edirne Belediyesi, 155. yaşını kutladı. Etkinlikler kapsamında Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın moderatörlüğünde düzenlenen “Türkiye Belediyecilik Tarihi ve Edirne Belediyesi” konulu panelde Doç. Dr. Aziz Tekdemir, Öğr. Gör. Haluk Kayıcı ile önceki dönem Belediye Başkanları Güngör Mazlum ve İbrahim Ay önemli bilgiler verirken, Belediyeden emekli […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp