Seçim meydanlarında bunlar mı konuşmalı

admin

fikri_yalin_koseSeçime bir ay kaldı 7 Haziranda ülkemizi 4 yıl yönetecek parlamenterlerimizi kendi oylarımızla belirleyeceğiz. Her ne kadar temsilcilerin seçiminde halkın etkisi sınırlı olmasına, milletvekillerinin genel başkanların onayı ile seçilmesine rağmen, siyasi partiler kendilerinin onayından geçen sözde temsilcileri sizin temsilcileriniz diye yutturacaklar.

Bunu CHP kısmen de olsa ön seçimle halka başvurarak seçmeye çalışsa da oluşacak parlamentonun büyük bir kesimi halkın onayı ile değil liderlerin icazeti ile seçilmiş olacak.

Bunlar da bizim temsilcilerimiz olarak Parlamentoda haklarımızı savunacaklar. Demokrasimiz açısından hiç uygun düşmeyen bu durumu her nedense parlamentoda çoğunluğa sahip olanlar, seçim yasasını değiştirilmesine, halkın iradesinin TBMM’ne yansımasına sıcak bakmadılar. Kendimiz için örnek aldığımız Avrupa ülkelerinde %10 barajı olan bizde olduğu gibi halkın iradesine ambargo koyan başka bir ülke bulunmuyor.

Bu sorunun bir yanı bir de siyasi partilerin devlet olanaklarından yararlanmasındaki sakatlıklar var. Siyasi partiler eşit koşullarda bu seçim yarışına katılamıyorlar. Bazıları uçak ile girme imkânına sahipse diğer bölümleri kendi dar imkânları ile kendini halka duyurma çabasında.

Kısaca devenin eğriliğinde olduğu gibi her yanı sakat bir seçim sistemini sürdürüyoruz.

Bir başka halkı rahatsız eden sorun ise, seçim meydanlarında siyasilerimiz halka hizmeti yansıtan konuşmalardan öteye onunla ilgisi bulunmayan taraftarlarını yanlarına çekmeyi hedefleyen konuşmalara tanık oluyoruz.

Bu konuşmaların büyük bölümünde halkın sorunları, ekonomik çözümler yok, sadece sen şöyle yaptın ben böyle yaptım türünde havadan sudan konularla siyasilerimiz halkı avutmaya devam ediyorlar. Halkımız günün ekonomik sıkıntıları içinde siyasilerin bu numaralarını değerlendirecek ona göre karar verecek hali kalmadı. Önlerine ne getiriyorlarsa onu kabullenmiş görünüyorlar.

Futbol takımı tutar gibi siyasi parti tercihlerimiz devam ediyor.

            Eğer siyasi görüşümüze ters düşen bir eleştiri olursa “bizim parti hata yapmaz “mantığı ile kabullenmezler tıpkı futbol takımı taraftarlığında olduğu gibi tuttuğunuz takımımızın hatalarını hiçbir zaman kabullenmeyiz.

Bizde siyaset bazı bölgelerde fanatik taraftarları dahi geride bırakacak konuma gelerek adeta mutlak doğrunun sembolü gibi kabul görür. Bu mantıkta sorunları kısa vadede değerlendiren insanları siyasette belirleyici olduğu bir ülkede halkın hür iradesini bağımsız koşullarda siyasi tavrını beklemek hayalden öteye gitmez.

Bir de siyasette ekonomik yardımlar boş vaatler halkın büyük bölümüne siyaset amacıyla takviye olursa, sonuç bu yan etkilerle halkın iradesi dışında bu koşulların pazarı haline gelir.

Gönül arzu eder ki, seçim meydanlarında bunların ötesinde gerçekten halkımızın sorunların kapsayan konular görüşülsün. İktidarı, muhalefeti ile bu konulara odaklanalım.

Onlara çare bulmanın yollarını arayalım. Ne yazık ki bu yapılmayacak daha önceki seçimlerde olduğu gibi, siyasi partilerimiz “havanda su dövüyorlar. Bu arada halkın sorunlarına çözü olabilecek söylemler gerçekçi öneriler de bu laf ebeliği arasında yok olup gidiyor.

Bugüne kadar siyasilerin palavralarına kanmış olan halkımız kendi sorunları gerçekten gündeme gelse de şüpheci bakıyor ”bunlar da yalan söylüyor siyasetin kuralı bu” diye kabullenmek istemiyor.

Siyasetin yalan üzerine inşa edilmesinin sonucu bu. Bu çemberin kısa sürede kırılması da mümkün görünmüyor. Bilindiği gibi “sabit fikirlerin yok olması, parçalanması, atomun parçalanmasından daha zor olduğu biliniyor.

Ne yazık bu sabit fikirli dediğim dedik anlayışındaki siyasi kadrolar ülkemizin siyasi yapısını oluşturmada en büyük etken oluyor. Bu fikirde olan kadrolar seçim sona erip istedikleri gerçekleşmediğinde o zaman da destek verdikleri partiye ver yansın ediyor  “elim kırılsaydı da oyumu vermeseydim” diye çığlık atıyorlar. Ülkemizde siyasetin gündemi bu kısır döngü içinde dönüyor.

 8 total views,  2 views today

Next Post

Kıray “Atatürk Büstü'nün altındaki yazı Atatürk’e ait değil”

Edirne Özel İdare önündeki Atatürk Büstünün altındaki yazı hakkında haberimiz üzerine açıklama yapan Avukat Metin Kıray; “Edirne’de Özel İdare Müdürlüğü yetkilileri, binanın önündeki Atatürk büstü altındaki yazıyı değiştirerek, yerine “Millete Efendilik Yoktur. Hizmet Etme Vardır. Bu Millete Hizmet Eden, Onun Efendisi Olur.” diye bir cümle yazdırmış ve yazının altına da […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp