SEÇİM SONRASI UNUTULAN KONU.!

admin

Her mahalli ve Milletvekili seçimi sonucunda ülkenin dört bir yöresinden seçime karşı itirazlar başlar. Fakat bu itirazlardan her nedense hiçbir  sonuç alınamaz. Seçimin hileli yapıldığı konusuna itiraz yetmez, elde somut delil olması gerekir. Verilen oya sahip çıkılmalı.

Seçimlerin hileli yapıldığı  konusunda her zaman  kamuoyunda endişeler var.

Seçimlerde istediğini bulamayan, sonuçlarından şüpheli olan partilerin seçimlerin denetlenmesi konusunda gerekli duyarlılığı göstermemeleri, Sandıklarda  sayım sonrası sonuçların seçim kuruluna teslimine  kadar takip etmesi zorunlu olduğu halde  buna  gerek  duymadan  partisinin yolunu tutan sandık görevlileri olduğu sürece seçim sonuçlarına itirazlar sürer gider .

Toplum arasında  seçim sonuçlarının  teslimi safhasında  hilelerin yapılabileceği söyleniyor.Daha önceki seçimlerde bazı  seçmen kağıtlarının çöplüklerde bulunması  bu yönde  şüpheleri güçlendiriyor.

Halk TV’de Eski Bakanlardan Yaşar Okuyan’ın sunduğu programda bu konu gündeme getirilerek tartışmaya açıldı. Edirne CHP Milletvekili Kemal Değirmenderelinin de katıldığı bu programdaki  konuşmalarda  seçimler sırasında Türkiye’de uygulanan  bilgisayar  programının  Almanya, Yunanistan ve ABD’de daha önceleri  kullanıldığı  bu programın  hileye açık olduğu   gerekçesi ile iptal edilmiş olduğu,ifade edildi.Türkiye’de ise böyle bir endişenin  gündeme getirilmediği vurgulandı. Konuşmacılar yapılan seçimlerde mükerrer oy kullanmayı önleyecek “ Parmak boyası” yönteminin kaldırılması, mahallede halkın denetiminde muhtarların yapacağı işlemlerin, muhtarlıklardan alınarak nüfus müdürlüklerine verilmesinin bu endişeleri arttırdığı belirtildi.  Bu arada önümüzdeki seçimlerde sanal adreslerde sanal seçmenlerin olabileceği uyarısı yapıldı.

Bundan önceki seçimde seçmen sayısının kısa sürede 6 milyon  artış göstermesi  bu endişeleri güçlendirdiğini  konuşmacılar bir kez daha yineledi. Bunlar yıllardır tartışılan konular.

Onun ötesinde ülkenin bazı bölgelerde denetimden uzak oy kullanıldığını “sağır sultan” da biliyor.  Ne yazık ki,  tüm bunlar sadece seçim sonrası öylesine şikayet düzeyinde kalıyor. Sen seçim sandığına yazdığın partilin alınan sonuçları sandık teslimine kadar izlemeden ayrılırsa, bu ve benzeri yakınmalar devam eder. Eğer bu söylenenlerde gerçek payı varsa; ülkemizde hiç hakkı olmadığı halde başkalarının hakkını çalan insanlar da eksik olmaz.

Kesin nüfus sayımı dahi şüpheli olan bir ülkede, bu türde olayların olmasına şaşırmamak gerekir. Bir mahalle muhtarını belirttiğine göre, bir apartmana misafir adı altında sanal adresle insanlar gelmiş olsa bunlar seçim günü oy kullansa buna nasıl mani olacaksınız. Bunu şu ve bu parti hedef alınarak düşünmemek gerekir. Hangi parti olursa olsun, hakkı olmayan, sanal bir başarı kazanırsa halkın iradesi sandığa yansımıyorsa, buna tavır alamayan, bu yanlışlığı gündeme getirmeyenler de bundan sorumludur. Bunlar bekli de “seçilen seçildi bu iş kurcalarsak bizim aleyhimize de sonuçlanabilir” endişesinden midir bilemiyoruz, seçimler sonunda bu tür hile iddiaları bir süre gündeme geliyor, fazla üzerine gidilemiyor. Her seçim sonunda da bu iddialar süregeliyor.

Eğer ortada somut bir haksızlık varsa üzerine kararlı bir şekilde gidilmeli. Eski Sosyal Güvenlik Bakanı Okuyanın yönettiği bu toplantıda  konu bir kez daha gündeme geldi. Okuyanın  bu  önemli konuyu gündeme taşıması, mahalli seçimler öncesi  çok önemli.  Özellikle muhalefet partileri açısından çok daha önemli. Seçimlerin sonuçlarının açıklanmasının ardından ağlayıp sızlamak çare olmuyor. Seçmen kütüklerinde adını dahi arama gereği duymayanların, seçim günü geldiğinde seçim sandığı başına gittiğinde adını listede görmediği zaman yaygara yapmaya hakları olamaz. Yaşar Okuyan yine bu programda “seçim, sonunda kimin sayım yaptığı değil, nasıl saydığının önemli olduğu” uyarısında bulundu. Sanırım bütün mesele de burada düğümleniyor

KAMU BİNALIRI ÇEVRESİ

Bir okurum telefon ederek 500 Evler’deki kamu binalarının çevresinin bakımsızlığından yakındı. Kamu görevlilerin kaldıkları lojmanların çevresinin çöplükten farksız olduğuna değinerek “ Burada devletimizi temsil eden personelimiz ikamet ediyor.

Devletin imkânlarından yararlanıyorlar. Bu binalarda geçici bir süre de kalmış olsalar dahi, evlerin balkonları ve çevresinin bakımlı olması gerekmez mi? Bu binaların yanındaki özel konutların düzenine, güzelliğine bakıp, bir de 500 Evler kamu binalarına baktığımda gerçekten utanıyorum.

Kamu personelinin kaldığı konutların durumu bu görüntüyü yansıtmamalı. Evlerin dış cephelerini bakımlı hale getirmek, evlerin cam çerçevelerinin değişmesi montalama yapılması yeterli değil. Bu binaların balkon güzelliğinden çevre düzenine,  bahçe temizliğine kadar  düzenli olması bahçelerin çöplükten arındırılması gerekmez mi?”  Diye yakındı. Doğru söze ne demeli.Yetkililere duyurulur…

 48 total views,  2 views today

Next Post

73 YIL SONRA YENİ CAMİLERİNE KAVUŞTULAR

Edirne’nin Enez ilçesine bağlı Sütçüler Köyü’nde 1930 yılında yaptırılan ve yıkılmaya yüz tutmuş eski caminin yerine, İşadamı Mehmet Emin Meriç tarafından yaptırılan yeni cami düzenlenen törenle ibadete açıldı. Açılış törenine Enez Kaymakamı Fatih Baysal, Enez İlçe Jandarma Komutan Vekili İsmail Sert, Enez İlçe Müftüsü Durmuş Evleksiz, Sütçüler Köyü Muhtarı Hüsmen […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp