Seçim stresi sona erdi

admin

fikri_yalin_koseUzun bir süredir devam eden milletvekili  seçimi döneminin insanlar üzerindeki stresi, yoğun baskısı  bahar aylarının güzelliklerini de unutturdu.

Bakıyoruz baharın en güzel ayı olan  mayıs ayı göz açıp kapayıncaya kadar  sona erdi. Haziran ayına girdik. Yaz aylarına bastık. Çoğumuz bu sinir bozucu, gürültülü patırtılı insanların tepkisine yol açan günlük yaşamını dahi etkileyen seçim dönemi, İnsanların baharın güzelliklerinden de yararlanmasını engelledi.

Çevremizdeki yeşillikler  renk renk açan çiçekler yavaş yavaş solmaya yüz tutmuş. Diyebilirim ki, siyasilerin kaprisleri birbirlerini akıl almayacak şekilde eleştirmeleri  bizleri  doğa güzelliklerinden  mahrum etti.  Bahar geldi geçti gelecek  bahara  kim öle kim kala. Bakıyoruz kış aylarının kasvetli havasının ardından  göz açıp kapayıncaya kadar kısa sürede  bahar ayları sona eriyor.

            Dünyada, iklim de bir başka oldu. Havada,  bahar aylarının  eski güzelliği  alık ve insanı mutlu eden havası yok.   Bir günde  bakıyorsunuz sabah serin  biraz sonra yaz aylarını  aratmayan aşırı  hava geliyor, bir günde farklı mevsim yaşıyor gibi olduk.

Yağmurun yağışı da değişti. Eskiden  bahar ayları geldiğinde   insanlarımızın zevkle seyrettiği yağmur damlalarının bulutlardan  dans eder gibi  yere düştüğü  dönemler yok.  Yağış olduğunda bardaktan boşanırcasına yağış oluyor. Doğanın dengesini dünyada akıllı geçinen canlılar olan insanlar bu hale getirdi, çilesini yine insanlar çekiyor.

MİLLETVEKİLİ OLANLAR ANKARA’NIN  YOLUNU TUTACAK    

            Seçim bitti şimdi seçimin kavgalı gürültülü ortamından galip gelerek  milletvekili olmaya hak kazananlar bugünden itibaren  tebrikleri kabul edecek  daha sonra   eşyalarını toplayıp Ankara’nın yolunu tutacak.

            Daha sonra dört yıl kıyak maaş ve ara bir mecliste yapacakları konuşmalarla günlerini geçirecekler. Bu arada kendi bölgelerinden gelen misafirlerini ağırlayıp onlara bol vaatlerde bulunacaklar.

Hayatta bu kısır döngü daha önceleri olduğu gibi devam edip gidecek. Milletvekillerine kol kanat gerip peşinde koşan onlardan beklentisi  olanlar  yine  kaderleri ile baş başa kalacaklar. Özellikle dar gelirlilerin dertleri  katlanarak devam edecek. Siyasilerden beklentiler de bir başka bahara kalacak.

Ülkemizin siyasi profili nasıl oluşacak bugünden sonra  belli olacak. Tek seslilikte devam mı yoksa demokrasinin gereği olan çok sesli  demokrasi mi kendini gösterecek? İyice su yüzüne çıkan sıkıntılar devam mı edecek yoksa devlet yönetiminde olmazsa olmaz  olan üç “Y” rayına mı  oturacak. Yargı yargılığını, yürütme ve yasama da  kendi görevleri içinde mi kalacak?

            Çevremizdeki ateş çemberi artarak devam edecek mi, yoksa  bu açmaza bir çözüm bulunup  komşularımızla iyi ilişkelir sağlanacak mı? Siyasilerin   sokak ağzı kullanarak  insanları kutuplaştıran sözlerinin yerini daha barışçıl, dostluğu geliştiren sözcüklerle mi siyaset yapılacak?

Siyasilerin bol keseden atılan  palavraları devam edecek mi yoksa bazı gerçekler halka doğru bir şekilde duyurulacak mı?

Halkın yaşam standardının uyduruk enflasyon numaraları ile yüksek tutulması, yoksulluğun yok sayılması  suni gündemlerle insanların avutulması son bulup sorunlar objektif olarak  halkımıza yansıtılacak mı?

Medyanın asli görevini unutup siyasilerin yağdanlığı haline gelmesi sabah akşam methiyeler düzmesi, bir siyasi görüşün dışında tüm siyasileri düşman gibi göstermesi  son bulup medya gerçek görevine dönecek mi, yoksa eskiden olduğu gibi yağdanlıklar sürüp gidecek mi?

Adama göre iş, benim adamım, senin adamın yerine işe göre  eleman alma gerçeğine dönülecek mi?

Din istismarcılığı mezhep ayrılığı, kayırmacılık, torpil, kısa yoldan köşeyi dönme dönemi son bulup tüm halka eşit mesafede yaklaşma gelir dağılımında adalet  dönemi başlayacak mı?

Okullarımızda yaz boz tahtasına dönen ve sık sık değiştirilen eğitim sistemi çağdaş ülkelerle yarışacak şekilde düzenlenecek mi?

Tarım kesiminin, emeklilerin, atama bekleyen öğretmenlerin sorunlarının çözümü sözde kalmayıp çözüme kavuşturulacak mı?

Seçim döneminde yurdun dört bir tarafında temeli atılan tesislerin yapımı devam edip,  insanlarımıza iş imkanı sağlar duruma gelecek mi?

Dayanılmaz boyuta varan işsizlik yeni iş alanları açılarak çift haneli rakamlardan tek haneye çekilecek mi? Kadınlara yönelik şiddet  son bulması için etkin önlemler alınacak mı?

Çocuk yaşta  evlilikler, resmi nikah yerine imam nikahı ile  kızlarımız kandırılıp daha sonra sokak ortasında bırakılacak mı?

Bu soruları yüzlerce çoğaltabiliriz, Bunları ne kadar aza imkanı sağlanırsa o oranda toplum içinde huzur ve güven sağlanmış olacaktır. Kısaca insanlarımızın en büyük beklentisi toplumda huzur ve güvenin tesis edilmesidir. Halk arasında kutuplaşmanın yaratılmamasıdır…

 14 total views,  2 views today

Next Post

AKP İl Başkanı Rafet Sezen seçimi değerlendirdi

Ak Parti İl Başkanı Rafet Sezen parti merkezinde Kadın Kolları Başkanı Nursel Arseven, Merkez İlçe Başkanı  Kerem Arda, Gençlik Kolları Başkanı Hakan Dağdeviren ile birlikte seçimi değerlendirdi.”7 Haziran 2015 seçimlerini Türkiye çok şükür huzur içinde tamamladı. Kentimizde de her hangi bir olay yaşanmadan seçimlerimiz sona erdi. Seçim sonuçlarının vatandaşlarımıza ülkemize […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp