Seçimde halkımız ne demek istedi

admin

fikri_yalin_kose7 Haziran seçimleri hayırlısı ile son buldu. Çok şükür seçim günü  tatsız bir olay yaşanmadı. Diyarbakır’da meydana gelen olayın seçim günü arifesinde olması nedeniyle detaylı incelemesi yapılmadı sanırım  o olayın üzerine de gidilecek.

            Bu seçimlerin mutlak galibi kuşkusuz, tüm zorluklara, engellemelere  rağmen direnerek, hatta riski göze alarak seçim barajını aşıp parlamentoda 80 milletvekili ile temsil hakkını kazanan HDP oldu.

Bu partiyi seversiniz sevmezsiniz yasalar çerçevesinde seçimi girerek oy alan HDP bir bölgenin partisi olmaktan öteye Türkiye partisi olma çabası içinde olduğunu göstermiştir.

            Bu partinin başarısını engellemek HDP’yi marjinal bir parti olarak görme alışkanlığında olanlar kararlarını yeniden gözden geçirmeli bu kararlarında ısrar ederlerse   ancak kendilerini aldatırlar. Önümüzdeki dönemde 4 partiden oluşan bir parlamento olacak. Bunun demokrasimiz açısından bir kazanç olarak kabul edebiliriz.

Yeni yasama döneminde tek seslilik, “ben istersem o olur” mantığı içinde olanların dönemi son bulmuştur. Çıkacak yasalar milletvekili çoğunluğu ile geçmek zorunda. Bu da ancak  ortak akılla belirlenecek. İktidarın arkasına sığınıp benim dediğim olacak anlayışında olanların dönemi bu seçimle son bulmuştur.

            7 haziran seçimleri sınavında başarılı olamayıp sınıfta kalan kurumlarımız da var. Bunların başında ise devletimizin ve özerk olması gereken Anadolu Ajansımız ve TRT var. Bu kuruluşlarımızın seçim süresince yaptığı yayınlar, iktidarın borazanlığına soyunmaları ile halkın gözünde itibar kaybetmişlerdir.

Özellikle Anadolu Ajansı HDP’nin barajı aşamayacağı şeklinde yanlı yayını ile taraflı olduğunu iyice ortaya koymuştur.

Bu kurum temsilcilerini bu parlamento aritmetiğinde  eskiden olduğu gibi  taraflı yayın yapmaları  son bulmuştur.

İstedikleri gibi  at oynatma dönemi  kapanmıştır. Eğer aynı yayınlarını sürdürme çabasında olmaları durumunda kendi sonlarını hazırlamış olurlar.

            Bu seçimin demokrasimize bir başka kazancı ise devlet yetkililerinin,  bürokratların asli görevlerine, devlet adamı  sorumluluğu  bilinci ile hareket etmeleri uyarısı yapılmış olmasıdır.

Bundan sonra hiçbir bürokrat kendi görevini unutup siyasilerin peşine takılmayacak onlardan icazet almayacaktır. Böylece tek parti dönemi ezilmişliğinden kurtulmuş olacaklardır. Bu aslında bürokratların rahat çalışmaları için bir fırsat demektir.

Bürokratlarımızdan Eski alışkanlıklarını devamda ısrarcı olanlar, siyasilerle içli dışlı olmaya devam edip asli görevini unutan siyasiler için de bu dönemde  tehlike çanları çalıyor demektir.

Bu arada STK’lar ve  anlı şanlı  oda, borsa temsilcilerimiz  işçi hakkı savunma yerine  işverenlerin kuyruğundan ayrılmayan  sendikalarımız  da  siyasiler karşısında ezilip bükülme alışkanlığından vazgeçmek zorunda kalacaklar.

Onların peşinde koşarak bir yere varamayacaklarını öğrenmiş olacaklardır.  Seçim çalışmaları sırasında Demokrasimize yakışmayan iktidar partileri dışındaki partileri yok sayan etkinliklere tanık olduk. Bunlar ülkemizin saygılığı  açısından hoş şeyler değil.

Bazı televizyon kanalları iktidarın borazanlığına soyundular, böylece  gerçekleri  halkın gözünden gizledi, eşit koşullarda  seçim yapılmaması için ne gerekirse yapıldı. Sonunda halkımız öyle bir karar verdi ki, herkes bundan kendine düşen payı çıkarmalı.

            Halkımız dedi ki, ben en son sözü söylerim. Benim adıma yanlış iş yaparsan yeri geldiğinde bunun cezasını çekersin. En güç koşullarda da olsa sonunda benim dediğim olur. Tüm siyasi partilerimiz bunu dikkate almalı aksi halde kendi sonlarını hazırlarlar, halk adını iş yapıyor gibi görünüp beni yok sayan siyasiler kendini aldatırlar.  Halka bazı kararları dikte ettirmeye çalışanlar ben tek karar sahibiyim anlayışına sahip olanlar bugüne kadar aldandı. Daha önce bu yolu izleyenler halktan tokadı yediler. Bunları hatırlayıp ders almaları gerekir” şeklinde uyarıda bulundular.

Bu seçim Avrupa ülkelerinin de demokrasimizin geleceği açısından beğenisini kazanan bir seçim oldu. Bu parlamento aritmetiği ile komşularımızla ilişkilerimizde de yumuşama olacaktır. Belki de AB kapıları tekrar aralanacak basın üzerinden baskılar kalkacak iç barış sağlanacaktır. Bir fikrin halka metozori kabul ettirilmesi son bulacaktır. Bu tablodan karamsar tablo çıkarmak isteyenler şunu bilmelidir ki, bir ülke demokrasiyi benimsiyorsa tek parti hükümeti olmadığı zaman koalisyonla da idare edilebileceğini kabul etmelidir.

            “Ben varsam olur” diye diretmeye kimsenin hakkı olamaz. Tek parti hükümeti dönemi son bulmuştur. Bu hükümet ilk yıllarında yararlı hizmetler yaptı bu inkar edilmez. Daha sonraki yıllarda yaptığı icraatı ile yasama, yargı ve yürütme gibi demokraside ayrı olması gereken kurumlarını yürütme organı adına kullanma alışkanlığı pahallıya mal olmuştur. “Bir serencam bin nasihatten iyidir” denir. Sanırım bundan sonra onlar da siyasette yetkilerin paylaşılması gerektiğini anlarlar ve ona göre kendilerine çeki düzen vermeyi öğrenirler.

 169 total views,  5 views today

Next Post

''Bizi makamda bulamayanlar halkın içine baksın''

Uzunköprü Belediye başkanlığı basın ve halkla ilişkiler tarafından yapılan açıklamaya göre”Belediye Başkanımız Av. Enis  İşbilen  genel seçimlerin ardından çalışmalarına durmadan devam ediyor. Aynı gün içerisinde bir çok yerde olmayı başaran ve dur durak bilmeyen, İşbilen hem Uzunköprü’nün yerel bazlı sorunlarının çözümü hem de ulusal bazlı çözümler için yoğun bir tempo […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp