Selden Zarar Görenler Unutulmamalı

admin

fikri_yalin_kose Geçtiğimiz hafta Uzunköprü ve Edirne’nin Meriç Nehir boyundaki köyleri sel felaketinden büyük zarar gördü. Bu doğal afetin faturası yeni yeni ortaya çıkıyor.  Meriç Nehri kenarındaki köylülerle bu konu hakkında konuşuyorum. Sel felaketi sonrası nehir boyunda ekili olan kavun karpuz tarlaları bağ ve bahçeler selden büyük zarar görmüş emekleri boşa gitmiş.

Köylüler, “nehrin çevresindeki ekili yerlerden hiç ürün alamadık Karpuz, kavun, domatesler, patates, patlıcan ve benzeri ürünlerimiz tarlada sel nedeniyle çürüdü.

Tarladaki ürünlerimiz bu yıl çok kaliteliydi. Yağış öncesi karpuz almak için köylere gelip karpuzları tarladan almak için talip olan ve kaparo veren tüccarlar sel felaketinden sonra karpuz alımından vazgeçtiler. Bütün ürünümüz emeğimiz su altında kaldı. Bir yıllık çabamız boşa gitti” diye yakınıyorlar.

Köylülerin ürün zararlarını belirleyen bir sigortası varmış üreticiler ondan yana da dertli. Bu firmanın kendileri yararına gerçek zararı belirleyecek bir karar almadığını, sağlıklı zarar tespiti yapmadığını söylediler. Yaşanan bu sel felaketi sonrasında zarara uğrayan üreticilerimizin zararları ne olacak?

Zira bu felaket doğal bir felaket, bunda üreticileri suçlayamayız. bunun faturası üreticilere yüklenemez. Onun için köylülerin zararlarının karşılanması gerekir. Bu sağlıklı şekilde yapılacak mı? Bu yönde şüpheler var. Lalapaşa dolu felaketinde olduğu gibi yine köylüler zarar ettikleri ile mi kalacaklar. Onun için çiftçi kuruluşlarımıza ve onun takipçisi olması gerekenlere büyük görev düşüyor.

Üreticilerimizin zararları yine karambola gitmesin. Zarar ne ise karşılanıp çiftçilerimiz mağdur edilmesin. Bu felakette çiftçilerimizi kimse suçlayamaz. Nehir çevresinde gereken önlemlerin alınması onların görevi olamaz. Sık sık nehirlerimiz taşıyor. DSİ tarafından bu yönde çalışmalar yeterli midir?

Onun da sorgulanması gerekmez mi? İşin bu tarafının da açığa kavuşması ve bir daha aynı felaketin yaşanmaması için önlem alınması gerekir. Dere yatakları ile ilgili çalışmaların sağlıklı yapılmadığı, yeterli çalışmaların olmadığı söyleniyor. Bunlar İl Genel Meclis üyeleri ve siyasi parti yetkililerince de ele alınmalı. Olan zararlar olduğu gibi kalmamalı. Halkımızda böyle bir endişe var. Zararlarının yeterince belirlenmediği bu zarar için akla gelmeyecek nedenler ileri sürülerek faturanın üreticilere çıkarılmak istendiği iddiası var.

Bu tür zararları Edirne çiftçisi her zaman görüyor. Köylülerimizin tek geliri tarlalarından alacakları ürünler, oradan da beklenen verimi alamadıkları takdirde ürünlerini nasıl ekecekler, borçlarını nasıl karşılayacaklar. Ne yazık ki, Trakya çiftçisi hakkını aramada yeterli değil. Çiftçi kuruluşları da bu konuda diretmediği zaman köylüler zarar ettiği ile kalıyor. Günden güne çiftçilerimizin yaşam koşulları ağırlaşıyor. Buğdaydan istediği fiyata alamayıp, kara gün dostu denilen Toprak Mahsulleri Ofisi devre dışında kalıp aracıya haksız kazanç yolu açılırsa, sel nedeniyle tarlasındaki kavun, karpuzu sele gidiyorsa. Üreticiler nereden para kazanacak.

Onların tek güvenceleri tarlasından alacağı mahsuller. O da heba olduğunda vay haline.  Onun için köylülerimiz borç batağında icralık köylü sayısı her geçen yıl artıyor. Üreticilerimiz bu açmazdan kurtulması gerekir. Tarlası icra yoluyla satılan, ürünü para etmeyen yeterli geliri olmadığı için ürününe yeterli gübre ve ilaç atamayan köylüler nasıl işlerini sürdürebilsin. Nitekim toprağından kopanlar soluğu Çerkezköy’de sanayi bölgesinde alıyor. Oralarda boğaz tokluğuna fabrikalarda çalışıyor. Böyle verimli arazilerde üreticiler toprağından koparsa sonuç ne olur. Adı sanı bilinmeyen kişiler gelip bu topraklara konacak. Bölgenin insan profili değişecek bu da beraberinde toplumsal sorunları getirecek. Bu da ilerde birçok sorunun meydana gelmesine yol açacak. Tüm bu sorunların masaya yatırılması gerekmez mi? Bölgemiz çok huzurlu bir yerdir. Halkımız uygardır. Tarımda çok iyi durumdayız. Her zaman çiftçilerimizin arkasındayız” gibi hamasi nutuklarla sorunlara çözüm bulunmaz.

O nedenle çiftçilerin sorunlarının her geçen yıl artması, bir türlü köklü çözüm bulunamaması sonucu bu duruma geldi. Üreticiler göstermelik desteklerle ayakta kalamıyor. Onun için küçük üreticiler ekmek kapısı tarlalarını geçim sıkıntıları nedeniyle tarlasını satmak zorunda kalıyorlar. Böyle giderse atalarının dedelerinin yaşadığı topraklarda hizmetçi işçi konumuna düşecekler. Trakya çiftçisi Amerika’daki Kızılderililerin durumuna düşerse şaşırmamak gerek. İlgisizlik böyle devam ederse,  durum bunu gösteriyor.

 133 total views,  2 views today

Next Post

EKYDD’ne Edirne Ajans Ziyareti

Edirne Ajans Gazetesi Sahibi Necmi Engin ve Edirne Ajans Haber Koordinatörü Fikri Ak Edirne Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Selahattin Pınar’ı dernek binasında ziyaret etti. Ziyaret sırasında konuşan Pınar, her zaman tarafsız habercilik yapması ile örnek bir yayın kuruluşu yöneticilerinin kendisini ziyaret etmesinden mutlu olduğunu Edirne Ajans gazetesinin bu ilkeli […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp