SENDİKALAR VERİLENLE YETİNİYOR

admin

                   SENDİKALAR VERİLENLE YETİNİYOR

Dünyanın her yöresinde işçiler, memurlar kısaca emeği ile hayatını kazananlar için en büyük güvence sendikalara, haklarını savunacak kurumlara üye olmalarından geçer. Bunun için de sendikalara aidat öderler.

   İster özel olsun istese kamu kurumlarında hakların alınması dişe diş mücadele ile sağlanıyor. Lütuf olarak verilen haklar bir gün tekrar geri alınabiliyor.

   Evrenimizde bugüne kadar en çetin mücadele çalışanların hak mücadeleleri konusunda yaşanmıştır. Tarih boyunca bunun acı ve tatlı anılarından geçilerek günümüze kadar mücadele devam ede gelmiştir. İşçi işveren mücadelesi terazinin iki kefesi gibidir. Birine fazla ağırlık verildiğinde dengeler bozulabilir.

   Gelişen yeni ekonomide işçilerin ve memurların sendikal mücadele ile hak arama yolları getirilen yasalarla büyük oranda kısıtlanmıştır. Bunun sonucunda sendikalı işçi sayısında büyük azalma görülmektedir. Ülkemiz de bundan nasibini aldı. Daha önceki yıllarda sayıları milyonları aşan sendikalı sayısı özellikle işçiler arasında büyük oranda azalmalara neden olmuştur. Böylece işçilerin gücü de o oranda azalmaktadır.

     Memur sendikalarına gelince. Ülkemizde sendikalı ve grevli toplu sözleşme görüşmeleri bir türlü gerçekleşemedi. Talepler kağıt üzerinde kaldı. Memur sendikalarının büyük bölümü kamu yetkililerinin vereceği haklarla yetinmek zorunda kalıyorlar.

    Onlar için bu sınırın dışında direnip hak arama imkânları yok denecek kadar az. Ne verilirse eyvallah demek zorundalar. Bu sendikaların meydanlara çıkıp haklarını kamuoyuna duyurma gibi hedefleri de bulunmuyor. Halk arasında “ sarı sendika” olarak bilinir bu tip sendikalar.  Özellikle kamuda örgütlenen sendika yapısına baktığımızda renklerinin genellikle sarı olduğunu görüyoruz.

 Bu yapıdaki sendikalar kendi güçleri ile çabalayıp çalışanların haklarını kazanma yerine işverenin işçi ve memura ne kadar hakka layık gördüğü ile yetinirler. Bunları da kamuoyuna kazanılmış bir hak gibi kamuoyuna lanse ederler.

    Aslına bakılırsa bu ve benzeri sendikalar işverenlerin verebileceği hakkın dışında alabilecekleri bir hak yoktur.

Bunların dışında bir sendika gurubu var onlar ”Ne suya ne sabuna dokunmazlar”. Her zaman işverenlerle iyi ilişki içinde olmayı ilke edinmişlerdir. Onlar için işçi haklarının kazanımı yerine işverenle bağları güçlu tutmak önem taşır.

 Türkiye’de sendikal hakların daralması sonucu bazı sendikalar yürütme organı ile içli dışlı olarak çalışanların haklarının dahi işi alınacağı inancını taşırlar.

 Son yıllarda bu yapıda olan sendikaların üye sayılarında büyük artış olduğunu gözlüyoruz. Bu yapıdaki sendikalar sadece toplu sözleşmeler döneminde boy gösterirler. Ara bir de Ülkenin sorunları konusunda suya sabuna dokunmadan kamuoyuna açıklamalarda bulunurlar. Bunlarda göstermelik demeçlerden öteye geçmez.

  Bunların haricinde üye sayıları günden güne azalan işçilerin haklarını en güç koşullarda savunmayı ilke edinen bunu işverenlere karşı direnerek savunabilen, bu haklarını gereğinde sokaklarda, meydanlarda savunabilen sendikalarımız vardır.

    Çalışanlarımızın bugüne kadar kazandığı hakların büyük bölümünde bu tür sendikaların azimli çalışmalarının izleri vardır.

 

 Bu tür sendikaların mücadele alanlarının kısıtlanması tüm çalışanların hak arama alanlarının daralmasına neden oldu. Bu işçi barını zedeledi. İşçi güvenliğinin de zora girmesine neden oldu.

  Son yıllarda büyük artış gösteren, İş kazaları, işten çıkarmalar, çalışma sürelerindeki artışlar işçi sendikalarının etkinliğinin azalması sonucunda artaya çıktı.

 Bazı iş dallarımıza sendikaların örgütlenmesi mümkün olmuyor. Bunun sonucunda taşeron firmalar sendikasız işçilerin merkezi haline geldi. Ülkede güvencesiz ortamlarda merdiven altı üretim çığ gibi arttı.

  Tüm bel Sen Genel Başkanı Vicdan Baykara ile Belediye Başkanı Hamdi Sedefçinin imzaladığın Edirne Belediyesi’nde çalışan 306 işçiyi kapsayan toplu sözleşme imza töreninde sendikal hareketlerde yaşanan bu gelişmeler bir sinema perdesi gibi gözümün önünden geçti.

      Nereden nerelere geldik. Toplu sözleşme sonunda deneyimli bir sendikacı olan Baykara’nın belki söylemek istediği çok şey vardı, fakat söylemedi. Konuşmasını birkaç sözcükle tamamladı.

 89 total views,  2 views today

Next Post

MİMAR SİNAN ÖLÜMÜNÜN 425. ETKİNLİKLERLE ANILDI.

  MİMAR SİNAN’I TEMSİLEN TİYATRO SANATÇISI ERDOĞAN EĞMEN, AT ÜZERİNDE MİMAR SİNAN’IN HEYKELİ ÖNÜNE GELDİĞİ SIRADA, DÜŞME TEHLİKESİ GEÇİRDİ   Mimar Sinan’ın 425’inci ölüm yıldönümü ve Türk Mimarlar Haftası dolayısıyla Edirne Kent Konseyi, Selimiye Camii önünde etkinlik düzenledi. Tiyatro sanatçısı Erdoğan Eğmen, Mimar Sinan’ı temsilen giydiği kıyafetlerle at üzerinde Selimiye […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp