Sıcağı sıcağına değerlendirme

admin

fikri_yalin_kose

 

 

 

 

 

 

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan. Kırkpınar’ın hemen ardından iki gün sonra Kırkpınar konusunda bir değerlendirme yaptı.  Basın toplantısı ile Kırkpınar’ı tüm boyutları ile masaya yatırdı.

Bu olumlu ve yerinde bir davranış.  Zira aradan zaman geçtiği zaman konu önemini yitirmiş oluyor.

Bu toplantıda Başkan ortaya çıkan belediyenin harcama kalemlerinden bahsederek, Belediyenin bu etkinlikte zarar ettiğini vurguladı.

Burada da görüldü ki Kırkpınar’da gerçekten davul Edirne belediyesinin sırtında, tokmak ise başkalarında. Bunu neden söylüyorum.

Güreş için gelen pehlivanların yolluklarını ödemek saha içi görevlilerinin alacağı ücreti güreşlerin bitimi anında kendilerine vermek.

Saha ve kule hakemlerinin paralarını görevleri bitiminde ödemek öyle karşıdan görüldüğü gibi kolay bir görev değil. Üstelik bu yıl olduğu gibi olağanüstü durumun yaşandığı bir dönemde çok daha zor.

Her Kırkpınar sonrası birileri çıkıp üzerlerine vazife olmadığı halde Kırkpınar hakkında ahkâm kesiliyor. Kırkpınar şöyle olacak böyle olacak diye akıl hocalığı yapıyor.

Bu yıl da aynı şeyi 655. Kırkpınar Başpehlivanı Recep Kara yaptı, haddi olmayan, kendisini ilgilendirmeyen bir konu hakkında fikir beyan etti.

Belediye Başkanı Gürkan bu konuya basın toplantısında değindi. Kara’nın güreşine başpehlivanlığını bir diyeceğinin olmayacağını yalnız kendisinin güreş sonrası” Kırkpınar Edirne’den alınmalı “şeklinde açıklamasının kabul edilir bir durum olmadığını söyledi.

Aslında bunda çok haklı. Sen bir güreşçisin burada güreşini yapıp hakkın olanları alıp gitmen lazım geldiği halde haddin almayan konularda akıl hocalığı yapıyorsun. Bugüne kadar bu güreş organizasyonunu yapan Edirne belediyesinin emeğini yok sayacak Kırkpınar’ın Edirne’den alınmasını teklif edeceksin.

İnsan bu teklif etmeye dahi utanır. Kara uzun yıllardan bu yana Kırkpınar’da güreş tutuyor. Bu etkinliğin ne güçlüklerle yapıldığını biliyor. Onun ötesinde ismi Edirne ile anılan UNESCO tarafından tescil edilmiş bir Yağlı güreş organizasyonunun Edirne’den alınması teklif ediliyor.

Emir buyurmuş bey derhal yerine getirelim isterse onun istediği yere getirelim. Sanki Kırkpınar ‘ı bu zat seyyar pazar sanıyor. Kırkpınar’ı Edirne’den koparmaya kimsenin gücü yetmez.

En zor günlerde bu etkinliğe sahip çıkan 655 yıllık geçmişi bu topraklarda yapılan Bir güreş festivalinin buradan koparmak kimsenin haddi ve hakkı olamaz.

Bugüne kadar böyle girişimler oldu. Sanırım Başpehlivana da birileri kulağına fısıldamış olacak ki böyle haddi olmayan bir iddiayı ortaya atmış.

Recep Kara’nın bu sözleri gelecek yıl yine Kırkpınar’a geldiğinde kendisine hatırlatılacaktır. Halkın bu öneri kasışında tepkisi Kara’ya ulaşacaktır.

Dileriz,  bu yersiz sözlerinden vazgeçip yanlış yaptığını itiraf eder. Üstelik bu konuda beyanatta bulunmak bir pehlivanın haddi olmamalı.

Zira bugüne kadar hiçbir pehlivandan” Kırkpınar Edirne’den alınmalı “ diye bir saygısızca öneri gelmedi.

Zaten, Belediye Başkanı Gürkan’da kendisine anlayacağı şekilde cevap verdi ve herkes işini yapsın ben nasıl güreşçilerin işine karışmıyorsan o da kendi güreşine baksın, bu konuda karar vermek kendisinin haddi değildir” dedi. Anlayana bu sözler yeter.

Onun yanında bu sözleri pehlivanın kulağına fısıldayıp kamuoyuna duyurmasını sağlayan kişiler için de Belediye Başkanının bu tepkisi yeterli olacağını sanıyorum.

 

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ.?

İLK MAHALLE MEKTEBİNİ FATİH SULTAN MEHMET KURDU

Ülkemizde ilk mahalle mektebi Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul’da Fatih Camisi yanında yaptırıldı.

“Mahalle Mektepleri” 5-6 yaşlarındaki kız ve oğlan çocuklarına okuma yazmayla din bilgisi öğreten okullardı.

Padişahın yanı sıra devlet büyükleri ve zenginlerce yaptırılan mahalle okullarına da Sıbyan Mektebi, Taş Mektep, Muallimhane, Darulilim de denirdi. Çocuğun mahalle mektebine başlaması özel bir gün sayılırdı.

Her aile gücüne göre bu günü kutlardı. Yoksul çocukları hocanın eli öptürülerek, Orta halli ailelerse öğrencilere birkaç kuruş hoca ve yardımcılarına da mendile düğümlenmiş mecidiye vererek çocuklarını okulu başlatmış olurlardı.

Zengin çocuklarının okula başlaması ise hoca ve yardımcıları ile birlikte  bütün mahallenin katıldığı  büyük bir tören ve gösterişle  yapılırdı.

Bu tören Anadolu’da kız almak düğün yapmak gibi bir yarı bayram niteliğinde çevreyi itkiler ve daha masraflı olurdu. Öğrenciler çeşitli biçimde giydirilirdi.

 

 100 total views,  2 views today

Next Post

KARADAŞ; bu dönemde ülke bütünlüğünün sağlanması çok önemli”

                Selimiye Arasta Esnafları Dernek Başkanı Ayşe Karadaş, Kırkpınar sonrası arasta esnafının konumu hakkında açıklamalarda bulundu.   Bu yıl yapılan 655. Kırkpınar Yağlı Güreş etkinliklerini izlemeye gelen insanların aşağı yukarı ayni kişiler olduğunu belirterek; “ Güreşe meraklı olanlar belli bir jenerasyon. Belki bu yıl […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp