Şikayet edeceğine sesini duyur

admin

fikri_yalin_kose

 

 

 

 

 

 

Meslek kuruluşlarımız, STK’lar, muhtarlar Cumhurbaşkanımız tarafından yeni sarayda ağırlanma imkânı buldular. Davet alıp   Saray’a  gidenler orada gördüklerini çevrelerine övünerek  anlatıyorlar. Böyle  önemli toplantılarda   oda ve meslek kurum  temsilcilerimiz   mesleki sorunlarını yüce makamlara iletme imkanı bulamadıkları için  sadece kendilerine sunulan politik kapsamlı konuşmaları dinleyip bol bol alkışlayarak memleketlerine döndüler.

            Edirne’den de bu yüce makamın teveccühüne  mazhar olan  meslek kurum temsilcilerimiz oldu. Bu toplantıya katılan meslek kurum  yöneticilerimizden  bugüne kadar Cumhurbaşkanına meslekleri ile ilgili taleplerinin olup olmadığı konusunda  herhangi bir açıklama görmedik.

Sanırım temsil ettikleri kesimin de bu yönde pek bilgisi yok. Aslında böyle toplantılar onlar için ekranlarda poz vermekten, alkışlamaktan çok sorunlarını iletmeleri konusunda fırsata dönüşmeliydi.

Böyle bir talepleri olmayıp sadece davet üzerine gidip konuşmaların ardından eli boş geriye dönmüşlerse zaten söylenecek bir şey olamaz.

            Diyelim ki, bunun tamamen aksi olup yapılan bu toplantıda sorunlarını yetkililere iletmişlerse o zaman da kamuoyuna bunu duyurmaları gerekmez mi?

SADECE ŞİKAYET ETMEKLE OLMAZ

Meslek kuruluş temsilcilerimize bakıyoruz bu günlerde aralarında yaptıkları  konuşmalarında herkes, ülkenin gidişinden şikayetçi olup  İşlerin özellikle ekonominin iyi olmadığından yakınıyorlar. Hal böyle olduğu halde, kendilerine bu aksaklıkların giderilmesi için ne yapıyorsun diye sorduğumuzda ise sus pus oluyorlar.

            Örneğin Ziraat Odalarının üst yöneticilerinin ülkenin demokrasisi ve ekonomik konularında açıklama yaptığını gördünüz mü?  Koltukları sarsılacak diye seslerini çıkaramazlar. Alt yönetimde olanların da sesleri zaten  etkili olmuyor, Böylece sorunlar zincirleme devam edip gidiyor.

Ülkemizin anlı şanlı TOBB’nin  ekonomik  sorunlar  ve demokrasi  konusunda  herhangi bir açıklamalarını duyuyor muyuz ?

            Onlar da sessizce ülkedeki gelişmeleri  ve olup bitenleri yok sayıyorlar seyretmekle yetiniyorlar.İktidar ile araları bozulur diye” Suya sabuna dokunmuyorlar. . Anlı şanlı işverenlerimiz, Bülent Ecevit’e muhtıra veren  muhteremler. Hükümetten her zaman azar işitmelerine rağmen sesleri çıkıyor mu, tabii ki hayır.

Esnaf ve Sanatkârlar odalarının  üst yöneticileri ve diğer STK’lar Ankara’daki lüks yaşantıları zarar görmesin diye hükümete ters düşebilecek tavır almaya cesaret edemiyorlar.

            Böyle, demokratik kuruluşlarımızın üniversitelerin seslerinin çıkmadığı tırsıp bir kenara çekildiği bir ortamda haklarını almaları ve demokrasimizin sağlıklı işlemesi hayal olur.

 Bir de evlere şenlik, sendikalarımız var. Bir bölümünün dışında seslerini duyan var mı?

Sarı sendika dediğimiz bu tür sendikalar işveren ne veriyorsa onunla yetiniyorlar. Daha sonra da sendikacılık adına laf üretiyorlar. Ne açıdır, bir kesimi iktidara yaranma yarışına giriyorlar. Bunu sonucunda bazıları iktidar partisinden milletvekili olmak için başvurdular kapağı TBMM’ye atıyorlar.

            İşverenlerle kol kola girip onların her dediğine evet diyerek hak kazanılamaz. Bundan ancak bir avuç sendika ağası yararlanır.

            Özel sektörde olduğu gibi, kamu sektöründe de durum böyle. Bu tür sendikalarla ancak işler bu kadar olur.

Bir yanda sendikalar arasında  bölünmüşlük, diğer yanda sendikaların işlevini kaybetmeleri ile işçi ve memurların hak arama gücü gittikçe  azalıyor.

            Sendikaların hak aramak için yaptıkları toplantılar 50 kişiyi geçmiyor. Bu görüntüler ile sendikalarımız nasıl halka güven verebilir. Bu arada Saray konuklarından haber beklediğimizi de tekrar hatırlatmak isterim

DENEME

Ülkemizde büyük bir sanayici, eski okul arkadaşlarının birinden bir mektup alıyor.

-Sevgili dostum beraber geçirdiğimiz güzel günlerin hatırasına hürmeten oğluma fabrikanızda bir iş vermenizi rica ediyorum.

            Sanayicinin arkadaşının mektubuna cevabı şöyle olur.

 112 total views,  5 views today

Next Post

Sosyal Güvenlik Haftası başladı

              3 farklı Sosyal Güvenlik Kurumu olan SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nı 2006 yılı mayıs ayında tek çatı altında toplayan 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ile SGK 76 milyon vatandaşa sosyal güvenlik hizmetini sunmaya başlanmıştır. Bu nedenle her yıl 16 Mayıs gününü içeren […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp