Siyasilerin üslubuna dikkat.!

admin

fikri_yalin_kose7 Haziran’da yapılacak milletvekili seçimi öncesinde bazı siyasi parti, lider ve yöneticilerine bakıyoruz, seçim meydanlarında, ekranlarda yaptıkları sert ve kırıcı üslupları ile toplumu germek, kutuplaşmasına zemin hazırlamak için ne gerekiyorsa yapıyorlar.

Halkı kutuplaştıracak toplum arasında düşmanlık ve gerginliği arttıracak konuşmaları ile oy toplama peşindeler. İmam cemaat örneğinde olduğu gibi bu tür konuşmalar o parti sözcülerinin taraftarlarına moral aşılayabilir “ oh ne iyi oldu ağzının payını verdi” diye düşünmelerine neden olabilir.

            Yalnız öyle sert üslup acımasız suçlamalar, rakip partileri hakarete varan sözlerle suçlamak toplum barışı için tehlikenin habercisidir.

Bugün için toplumumuzun her zamankinden daha çok barış ve huzura ihtiyacı vardır.  Ülkemizin çevresi ateş çemberi gibi, bizim bu ülkelerle ilişkilerimiz dostluk düzeyinde devam etmiyor. Bu kaos ortamının ülkemize de sıçramasını bekleyen, ellerini ovuşturan ülkelerdeki karışıklıktan medet uman ülkelere ve onların ülkemiz içinde uzantıları var onlara fırsat vermemeliyiz.

Seçim alanlarında  kırıcı üslup kullanan, kendi taraftarlarına  bu tür sözlerle  moral aşılayacağını umanlar  diğer yandan  kendisi gibi düşünmeyen geniş  kitleleri de karşısına almış olmuyorlar mı?Anlatmak istediklerini  daha dostane sözcüklerle ifade etme imkanı bulunmasına karşın böyle celallenmek niye?

Ülkemizde çok farklı etnik yapıda ve düşüncede olan insanlarımız var. Bunlar yıllardır dostça ilişkilerini sürdürüyor.  Aslında demokrasimizin, ülke barışının gereği de budur.

Fikirler de tıpkı parklarda, bahçelerde renk renk açan çiçekler gibidir, oraların güzelliklerini yansıtır.

            Sen bu güzellikler arasına “ben tek tip çiçek istiyorum” diğerlerine yaşam hakkı tanımıyorum” dersen aslında demokrasinin özüne ters düşmüş kutuplaşmayı körüklemiş olursun. O nedenle şu bir aylık sürede siyasi parti yöneticilerimizin ve propaganda yapan milletvekili adaylarının toplumu kutuplaştırabilecek sert ve kırıcı sözlerden kaçınmaları gerekir.

Zira biz her zaman bizim gibi düşünmeyen. Böyle zorunluluğu olmayan insanlarla da komşuluk yapacağız, yıllardır süregelen dostluklarımızı sürdüreceğiz. Siyasiler seçim döneminde oy kaygısı ile halkın var olan komşuluk bağlarını  böyle nefret içeren sözlerle zedelememelidir.

MERİÇ OVASININ BİR BÖLÜMÜ SULAR ALTINDA

Meriç nehri çevresindeki seddelerin patlaması ile çevresindeki arazilere yayılan su henüz çekilmiş değil. Çeltik ekim sezonu geldi ve geçmekte. Taşkın sularının buharlaşma ile yok olması bekleniyor. Bu da günler alacak. Üreticiler kara kara düşünüyor. Çeltik ekimi o kadar kolay bir iş değil, ekim öncesi hazırlık yapılması tarlanın düzlenmesi tavaların yapılması lazım. Topraklar bu haldeyken içine girip çalışmak mümkün değil.  Su bir süre daha çekilmezse çeltik ekimi mümkün olmayacak. Geç ekimde ürünün tane yapması zor. Onun için ne yapacağımızı şaşırdık. Bazı arkadaşlarımız icarla yer alıp paralarını ödediler. Onlar ekim yapamazsa durumları ne olacak. Bundan bizler zarar göreceğiz fakat ülkemiz de çok zarar görecek. Kara kara düşünüyoruz” diye tepkilerini yansıttılar

ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIŞYOR

            Bundan bir süre önce Emin Çölaşanın Sözcü gazetesindeki köşesinde yazdığı yazıdan bir alıntıyı köşeme aldım.

            Bundan birkaç asır önce İngiltere’de bir uygulama varmış ülkede ünlü bir lord öldüğünde ahalinin haberi olması için Londra’daki büyük kilisenin çanları bir kez çalarmış. Devlet yöneticisi öldüğünde ise çanlar iki kez çalıyormuş.

Ülkede kral ve kraliçe vefat ettiğinde ise çanlar üç kez çalıyor halk böylece kral ve kraliçenin öldüğünden haberi oluyormuş.

            Bir gün İngiliz mahkemesi yasalara aykırı olan bir karara imza atmış. O gün kilisenin çanları dört kez çalmış. O güne kadar İngiltere’de böyle bir uygulama hiç görülmemiş. Ahali merak ederek “ neden çanlar dört kez çaldı” diye birbirine sormuş.

Bu arada rahibe haber vermeye karar vermişler “ Ölen kim Kral dahi öldüğünde üç kez çalınan çanlar bugün neden dört kez çalındı, yoksa kraldan daha büyük biri var da o mu öldü” diye sormuşlar.  Bu soru üzerine rahip, “ Mahkeme bugün aldığı kararla ülkemizde adaleti öldürdü,  onun için “Adalet öldü” diye çanları dört kez çalmak zorunda kaldık. Adaletin ölmesi kralın ölmesinden çok daha vahimdir. Kral öldüğünde bir yenisi seçilir, ama adalet öldüğünde yapacak bir şey yoktur” diye cevap vermiş.

 108 total views,  2 views today

Next Post

Edirne Bedensel Engelliler Derneğinde resim sergisi

Edirne Bedensel Engelliler Derneği bir etkinliğe daha ev sahipliği yaptı. Bedensel Engellilerin resimleri sergilendi. Sulu boya, kara kalemle yapılan manzara resimleri beğeni ile izlendi.  Resim Sergisi Açılışına Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Bilgin Özbaş, Edebiyat Fakültesi Dekanı Ahmet Günşen, Ak Parti Kadın Kolları Başkanı Nursel Arseven, İl Genel Meclis […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp