Sönük geçen milli bayram kutlamaları

admin

fikri_yalin_kose19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı daha önceki yıllarda alıştığımız görüntülerden uzak sade törenlerle kutlandı.

            Ulusal bayram kutlamalarında milli heyecan,  halkın katılımı ile yapılan bayramlarda duyguların tazelendiği, kamçılandığı ve ülkemizin kurtuluş günlerinin bir kez daha hatırlandığı bunun konuşmalar ve şiirlerle halka duyurulduğu günler yok artık.

Gençlerimizin, geleceğimizin bayramı olan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı. Bakıyorsunuz o gün Saraçlar Caddesi’nde yapılan kısa bir yürüyüş ardından Atatürk Anıtına çelenk koyma ve  her zaman dinlediğimiz klasik sözlerden oluşan göstermelik  konuşma ile  bayram kutlaması  son buluyor.

Aslına bakıldığında 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı başlangıcının tarihimizde çok önemli bir yeri vardır. O gün Türkiye Cumhuriyetinin kurucu kadrolarının harekete geçtiği bir günün yıldönümüdür.19 Mayıs 1919’u hatırlayanlar Türkiye Cumhuriyetinin kurtuluş günlerinin önemini daha iyi anlamış olurlar

Tüm dünyanın imrendiği, özlem duyduğu Asya ile Avrupa köprüsü konumundaki toprakları bize lütuf olarak sunmadılar. Dört bir yanı işgale uğrayan bu toprakları kanımızla, canımızla elde ettik. Bize dayatılan ve imzalamak zorunda kaldığımız Sevr Anlaşması bize esaret sunuyordu.  Ne acıdır ki bu anlaşma hükümlerini kabul edenler kimin esaretine girsek daha iyi olur tartışmasını yapıyorlardı.

            Onun dışında bu esareti kabullenmeyen, hazmedemeyen, yoksul, yedi cephede savaşmaktan yorgun ve bitkin düşen halkımız ve ona inanan milli bağımsızlıktan yana kadroların canları pahasına mücadeleleri ile bu kutsal topraklara sahip olduk.

O günleri ve kurtuluş için verilen onurlu mücadeleyi hafife alıp kurtuluş savaşı önderlerine haksızlık eden hakaretler yağdıranlara kurtuluş savaşının kazanılmadığını, Ülkenin bir emperyalist ülkenin denetiminde olabileceğini hatırlatmak isterim. O zaman şu anda komşu ülkelerimizdeki soydaşlarımızın durumuna düşüp, onların çilelerini çekmek zorunda kalırdık.

            Bugün milli kurtuluş için mücadele eden kadroları hafife almak yerine bizi yöneten devletlerin boyunduruğunu kabullenmiş olurduk. O günlerin güç koşullarını dikkate almadan Cumhuriyetimizin ilk yıllarına kara çalmak kimseye yarar getirmez. Ülke bağımsızlığı her zaman yoklukları göğüsleyerek bazı hakların kısıtlanması ile elde edilir.

Uzun yıllar padişahın tabası olarak kalan hiçbir hakkı insanların birey olması kendi halkalına sahip olmaları o kadar kolay elde edilecek bir başarı değildi. O günlerin özlemi içinde olanları da dikkate aldığımızda Cumhuriyetin temelleri öyle evin temelleri gibi birkaç torba çimento ile atılmadı. Bu konuda çok mücadele verildi.

            İnsanlarımızın kurtuluş günlerinde yaşanan zorlukları, iç ve dış engellere karşı verilen mücadeleyi unutmamaları gerekir. Kurtuluş yıllarının başarılarını yok sayıp başarıyı bugünün yönetimlerine bağlamak isteyenler kendilerinin o güç koşullardaki kazanımları ile bu düzeye ulaştıklarını unutmamaları gerekir.

Ulusal onur günleri Milli Bayramlarımız aslında o günleri bize hatırlatacak önemli günlerdir. Her yıl o bayramları coşku ile kutlayıp ülkemizin önemini ve hangi şartlarda bu günlere ulaştığımızı hatırlamış oluruz. Bayram heyecanı göstermelik törenlerle kutlanması  halkın bu kutlamalarda yer almaması ile  bir anlamda  milli kurtuluş hareketi unutturulmak mı istenmektedir?

            Edirne halkı milli bayramlarını bir başka güzellikle kutlar. Bunun da tarihsel nedeni vardır. Üç kez işgale uğrayan balkan savaşında saldırıların merkezinde kalan bu bölge insanları diğer bölgelere oranla çok çile çekmiştir.

Sarayiçine hapsedilip ağaç kabuklarını yiyerek hayatta kalma savaşı vermiş,  kayda geçmeyen binlerce insanımız savaş kurbanı olmuştur. Bu işgaller sonucu kazanılan zafer en çok sınır kenti olan Edirne halkını mutlu etmiştir. Böylece başka ülkelerin işgal korkusundan kurtulmuştur. Kurtuluş Savaşından sonra da uzun yıllar Edirne askerden arındırılmış bölge olarak kalmış, Edirne güvenlikten uzak bir bölge olarak tanımlanmış, bu güzel kent diğer illere göre gelişme imkânı bulamamıştır.

            Şimdi de aynı sıkıntılar yaşanmaktadır. Edirne’ye gelerek kentin güzelliklerini, tarihi önemini dillerinden düşürmeyenler hizmete geldiğinde gerekeni yapmamışlardır.

Seçim arifesinde yine siyasilerden aslı astarı olmayan yatırım müjdeleri alıyoruz. Yarın seçim olduğunda bunların çoğu unutulup gidecektir. Daha önceki yıllarda olduğu gibi Edirne yine kendi yağı ile kavrulacak, olduğu ile yetinecektir. Tarihi köprüleri geceleri karanlık bir Edirne kimin ayıbıdır?

            Verimli toprakların ne olduğu belirsiz sermaye çevrelerinin malı olması halkın toprağından kopması neden kaynaklanmaktadır.  Onun için halk olayları kısa vadeli değerlendirme yerine geleceğini de dikkate alarak sorgulamak zorundadır.

Bugün bayramların eski görüntüsünde uzaklaşması,  ülkenin kurtuluş günlerine yöneltilen eleştiriler, Bugüne kadar gelen Cumhuriyetin eski olarak nitelendirilip yeni bir dönemin başlatılacağı neyi ifade ediyor. Bunlar geleceğinden güven duymak isteyen her insanın sorgulaması gereken konular olmalıdır.

 5 total views,  2 views today

Next Post

ADD’den 19 Mayıs dostluk buluşma yemeği

Atatürkçü Düşünce Derneği 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle Sarayiçi Ağa Köşkünde 19 Mayıs Dostluk Buluşma yemeği gerçekleştirdi. Buluşma yemeğine Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, ADD Başkanı Ahmet Yürük, Edirne Tekel Bayileri Esnaf Odası Başkanı Süleyman Yaşagör, T. Üniversitesinden Profesörler  Engin Beksaç, Armağan Tuğrul, Cenk Sayın, Av. […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp