Sulama Sistemi Masrafı Üreticilere

admin

14-Şubat tarihinde TBMM’de  kabul edilerek yasalaşan “Yer altı suları ve kamulaştırma” adındaki  yasada yapılan değişiklikle  tarımda sulama sistemi  kullanan üreticilere “Su ölçüm sistemi” kurma zorunluluğu getiriyor.

Bu sistem bir yıl içinde kurulması gerekiyor.

Bu sisteme kuracak maddi gücü olmayan üreticiler kurulacak su ölçüm sistemi bedelinin %10 fazlası ücret alınarak  DSİ tarafından kurulacak.

  Güç şartlarda yaşamını sürdüren çiftçiler bu maddi gücün altından nasıl kalkacaklar?

    Böyle bir zorunluluk yerine su sarfiyatını azaltmak amacıyla yağmurlama   ve damlama ile sulama sistemine ağırlık verilmesi bu yönde  yatırım yapılması  gerekmez mi?

Yer altı su kaynakları gereksiz harcama sonucu  son yirmi  yılda  dörtte bir oranında azaldı. Bir süre sonra yer altı su kaynaklarımız  kullanılamaz duruma gelecek.

Bölgemiz  yer altı  su kaynakları açısından zengin bir bölge değil.

     Çevremizdeki nehir  sularımız ise yıl boyu akıp gidiyor.  Sulama amacıyla  nehirlerimizden  yeterince faydalanamıyoruz “Su akar Türk bakar” misali akarsularımız ilimiz sınırlarından akıp  denize ulaşıyor.

    Yer altı sularımızın yaklaşık dörtte üçü tarım sulamasında kullanılıyor.%11’i ise içme  suyu olarak kullanılmakta.

Suyun ihtiyaç olduğu yaz aylarında açık kanalla yapılan sulamalarda  suyun  önemli bir bölümü  buharlaşıyor.

Sulama sisteminin ancak %16 kadarı yağmurlama sistemi ile sulanmakta. %4’ ise damla yöntemi ile  sulanıyor.

Damla ve yağmurlama sistemi  daha ekonomik ve üretimi arttıran bir siste. Devletin bu tür sulamada ekonomik destek vermesi gerektiği halde böyle bir destek sağlanmıyor.

Üreticiler  tarla sulamalarını mazot ve elektrikli sistemle  sağlıyorlar. Bu yöntemle fazla sulama söz konusu olamaz .Zira fazla sulama giderlerini arttıracağı için bu yola baş vurmaları  mümkün değil.

Bu durumda üreticilere  maliyeti yükseltiyor. Sayaç takılması halinde  ise sulamada yine  sınırlama gelecek.

Kuyu suyu ölçüm cihazı ve  bu sistemin kurulması için diğer maliyetler çiftçilerin sırtına yüklenecek. 3 ile 4 bin lira olması beklenen bu sayaç sistemi de güvenli değil.

Su ölçüm  cihazlarının çalınması veya cihazın zarar görmesi halinde  bu  sistem yine  çiftçilerimiz tarafından yeniden  kurulacak.

   Bu da üreticilere ekstradan bir maliyet yükleyecek.  Sigorta şirketleri  bu sistemleri sigortalama riskine girmiyor.

     Böyle riskli bir sistem kurulması yerine Devletin desteği ile daha güvenli bir sistem kurulamaz mı?

Bölgemizde  Sulama barajları ve göletlerin artması yer altı su şebekeleri,damlama ve yağmurlama sisteminin artması ile hem üreticilerin maliyeti azalacak, hem de üretimde artış sağlanacak. Getirilen bu  yasada  güç koşullarda yaşam savaşı veren üreticilere ek bir maliyet yüklemiş olacak.

Bunu karşılama imkanı  olmayan çiftçilerimiz sulama imkanından mahrum kalacaklar.

Bu da üretimin azalmasına neden olabileceği gibi ülke ekonomisinin de zarar vermiş olacak.

    Su kullanımında ölçüm aleti getirilmesinin bu sistemin riskli bir yöntem olmasını üreticiler de endişe ile karşılıyor. Masraf ederek sayaç sistemini kurmaları da yeterli olmayacak.

   Daha sonraları bu sistemde görünebilecek aksaklıklar ve arızaların masrafları da önemli bir masraf  tutacağı göz önüne alındığında bu sistemin üreticilerin yararına bir uygulama olmayacağı anlaşılıyor.

Üretici temsilcilerinin sık sık gündeme getirdikleri, sulama göleti ve baraj yapımına önem verilmesi kapalı sistemle sulamaya ağırlık verilmesi daha güvenli ve üreticilerin yararına bir sistem olduğu herkesçe biliniyor.

Sınırlarımızdan akıp giden akarsularımızdan yeterince yararlanma yöntemlerini geliştiremedik.

    Böyle yapay yöntemlerle üreticilerimizin sulama ihtiyaçları nasıl çözümlenecek.

Bu  uygulama üreticilere getireceği maliyetin ötesinde yeterince sağlıklı ve güvenli bir sistem olmayacağını üreticilerimiz de kabul ediyorlar.

    Tarlada yeterli güvenliği olmayan  sayaçlı sulama sisteminin korunmasına sigorta firmaları dahi sigortalamada onay vermediğine göre,üreticiler  tarla yanında ev kuramayacağına göre,   sistemin arızası nasıl önlenecek. Bunun yerine daha güvenli ve merkezi bir sistem yapılamaz mı? Çiftçilere çare olarak kurulan bu sistem aslında üreticileri çaresizliğe itmiyor mu?     

 176 total views,  2 views today

Next Post

Havsa Belediye Başkanı TEKİN “En Önemli Sorunumuz Altyapı”

Belediyesinin sorunları hakkında açıklama yapan Belediye Başkanı Oğuz Tekin, ilçelerinin en önemli sorununun alt yapı olduğunu, çalışmalarını bu doğrultuda sürdürdüklerini söyledi. Tekin”  Belediye olarak, mahalli seçimlere kadar yapacağımız programlarınız arasında,  bugüne kadar gündeme getirilmeyen altyapı programımız bulunuyor. Şehrimizde her nedense altyapı hizmetlerine ağırlık verilmemiş yapılanlar da bölge bölge yapılmış. Bu […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp