Tarihi zenginliği olan Edirne

admin

fikri_yalin_kose

 

 

 

 

 

 

 

Edirne  vakıf  eserlerinden  elde edilen  gelir  ve tarihi zenginliği açısından  Türkiye’de  İstanbul, İzmir ve Antalya’nın ardından  dördüncü sırada yer alıyor., bazen üçüncü sıraya yükseliyor. Bunu  ülkemizde Vakıfların başında bulunan  en yetkili kişinin ifadesi.

Avrupa geneline de baktığımızda Edirne büyüklüğüne göre düşen tarihi eserleri açısından Avrupa’da ikinci sırada bulunuyor.

Bu denli önemli  ve gözde  bir kent Edirne, tarihiyle doğasıyla  beşeri yapısıyla kim ne derse desin ülkemizde örnek olan   bir kent.

İl Genel Meclisinin ağustos ayı   toplantısında  Edirne’deki  Vakıf eserlerinin gelirlerinin ve  bu eserlerin  onarımının  görüşülmesi sırasında   yapılan konuşmalardan,  Edirne’nin tarihi konumunu ve vakıf eserlerinden  elde edilen gelirler,  bir kez daha gündeme geldi.

Ülkemizin diğer bölgelerinde  böyle gelir  getiren  vakıf gelirleri yok denecek  kadar az .

Osmanlı Devleti döneminde her  zaman  çok önem verilen  bir kent olan Edirne’ye imparatorluk yetkilileri çok önemli vakıf eserleri bırakmış.

Bu o dönemde  bir güvenin eseri İmparatorluğun Edirne’ye verdiği önemin sonucunda  bu kadar vakıf imkanı sağlanmış.

Bugün Edirne için aynı değerde olduğunu söyleyemeyiz.

İl Genel Meclisinde Edirne’deki Vakıf eserlerinin onarılması ile ilgili konunun görüşülmesi sırasında  bakıyoruz,  Vakıfların İpsala’da bulunan Çeltik  tarlalarından 14.146.872 Lira gelir elde edilmiş.

Yine Vakıflara ait çarşılardan  Alipaşa Çarşısından  2.206.860 TL, Edirne’deki  1. Vakıf İşhanından 1.230.720 Lira, Bedesten’den  kira geliri olarak  1.087.548 Lira, Vakıfların muhtelif gelirleri olarak  928.209 Lira,  Selimiye Arastası’ndaki  işyerlerinden 863.554 Lira, yine bir vakıf eseri olan  Rüstem Paşa Kervansarayı’ndan 435.564 Lira  2. Vakıf  İş Hanı’ndan  kira karşılığı 126.936 lira olmak üzere Edirne’den vakıfların  toplam geliri  21.026.373.00 Lira

Bu gelirin  16.235.534.71 Lirası Edirne ve ilçelerindeki  Vakıf eserlerinin onarımı için harcanmış.

Bu onarım harcamaları sürekli değil belli zamanlarda yapılıyor.

Gelirin onarım  için  yapılan harcama dışında kalan 4.772.838.29 Lira ise Vakıflar Genel Müdürlüğüne  gönderilmiş.

Edirne’de Vakıfların bu geliri her yıl artarak devam ediyor.

Bu arada Vakıf dükkanları kiralarının da normal düzeyde olduğu söylenemez

Bu yıl yapılan masraflar tarihi eserlerin restorasyonu olduğu için büyük meblağlar tutmuş durumda.

Restorasyonlar tamamlandıktan sonra Vakıfların gelirimin büyük bölümü  Vakıflar Genel Müdürlüğüne  aktarılmış  olacak.

Bu kadar Vakıf gelirine sahip ve Tarihi önemi olan bir kentin gelişmişlik düzeyine baktığımızda yeterli olduğunu kimse iddia edemez.

Kentimize gelen politikacılar, Edirne için methiyeler düzenliyor. Edirne’nin Osmanlı devletine 92 yıl başkentlik yaptığını, İstanbul’un fetih planlarının burada hazırlandığını Osmanlı Devletinin en büyük padişahı olan Fatih Sultan Mehmet’in Edirne’de doğduğunu her toplantılarında dinliyoruz.

Yine bu kişiler  Mimar Sinan’ın ‘ustalık eserim’ dediği  Selimiye’nin Edirne’de olduğunu   Edirne Osmanlı döneminde  başkentlik yılları sonrasında da Edirne’nin Avrupa kapısında bir şehir olması nedeniyle  yine önemli bir kent olduğunu  defalarca söylüyorlar.

Bu kadar önemi ve değeri olan ve herkesin hayran olduğu bir kent bu güzelliklere layık olduğu gelişmişlik düzeyinde mi derseniz buna. kimse olumlu cevap veremez.

Bu tarihi eserleri  Edirne halkı uzun yıllar   kanı,canı  pahasına korumasını bildi.

Osmanlı Rus Savaşında derendi  şehrini terk etmedi ,Yine Balkan Savaşında türlü entrikalar dönmesine,  bundan halkın ve  şehri savunan Ordu mensuplarının mağdur olmasına rağmen  yine  kentinde kaldı .  Her koşullarda şehrine sahip çıktı.

İşgal sırasında Sarayiçi’ne açlık susuzluğa terk edilmesine yüzlerce şehit verilmesine karşın Edirne’nin sahibi yine bu ilin  halkı oldu.

Bu yetmedi;Bulgar, Rus işgalinden sonra Yunan işgalini de yaşadı,yine işkence gördü kent yağma edildi, o günleri yaşayanların hatıraları ile yetiştik..

Aslına  bakılırsa ülkemizde  gerçek gazi kent Edirne’dir.

Tüm zorluklara rağmen kentine ve tarihi eserlerine toprağına  geçmişine sahip çıkmıştır.

Tüm bu fedakarlığa rağmen kimse kusura bakmasın hala Edirne yatırımlar özellikle  devlet yardımı açısından üvey evlat muamelesi görmektedir.

Bu yaklaşım, kentin özelliğini ve güzelliğini  yok sayma,  Türkiye’nin devletine en sadık  dostu ve  devletine  karşı yükümlülüğünü yerine getirmede en ön sıralarda bulunan bir ilin halkına  haksızlıktır.

Bunu faturasını Edirne halkına havale etmek ise bu güzellikleri yıllarca canı gibi koruyan  halkın fedakarlığını  yok saymaktır.

 

 107 total views,  2 views today

Next Post

Sağlık Müdürlüğü Edirne halkının yanında

              İl Sağlık Müdürlüğünce yapılan açıklamada; “Edirne İl Sağlık Müdürlüğü olarak sunduğumuz acil sağlık hizmetleriyle ve UMKE (Ulusal Medikal Kurtarma) ekiplerimizle birlikte demokrasi yürüyüşlerinde ve demokrasi nöbetlerinde Edirne Halkının yanında olmaya devam ediyoruz.                   15 Temmuz […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp