Tarım arazilerinin yarısı ipotekli

admin

fikri_yalin_koseYıllardır “topraklarımız el değiştiriyor. Adı sanı bilinmeyen kişiler topraklarımızı sahipleniyor” diye feryat ettik. Önlem alınması topraklara sahip çıkılması önerisinde bulunduk, bunu dikkate alan olmadı. Şimdi görüyoruz ki bölgemizde tarım alanlarının verimli arazilerimizin yarısı tarla sahiplerinin borçları nedeniyle ipotekli.

Peki bu durum neyi gösteriyor. Çiftçiler topraklarını neden elden çıkarıyor, buna yeterince kafa yorma gereğini duymuyoruz. Birinci sebep üreticilerimiz toprakların miras yoluyla bölünmesi sonucu tarlalarından elde ettiği gelirle geçinemiyor. Siz, “tarımı destekliyoruz çiftçilerimiz altın yılını yaşıyor” şeklinde propagandaya bakmayınız. Maalesef Trakya’nın verimli toprakları gerçek sahiplerinden ya üreticilerin borcu nedeniyle bankalara, ya da bilinmeyen ellere gidiyor. Kısaca bölgemiz toprakları el değiştiriyor.

             Edirne CHP Milletvekili Kemal Değirmendereli Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’ye ipotekli tarım arazileri konusunda bir soru önergesi yöneltmiş. Bu konuda aldığı yanıt  ise ürkütücü boyutta.

Ülkemizde tapuları üzerinde ipotek olan arazi sayısı 4 milyon 78 bin 735 parsel. Bu istatistiğe göre Türkiye genelinde ipotekli tarım arazisi sıralamasında Edirne 103 bin 274 parsel ile 81 il içinde 8. sırada bulunuyor.

Nüfus ve tarım arazisi büyüklüğü dikkate alındığında  ipotekli araziler  açısından  Ordu ili ilk sırada yer alıyor. İkinci sırada İzmir bulunuyor.  Üçüncü sırada ise, Edirne yer alıyor. Daha sonra  Manisa ve Bursa olarak sıralama devam ediyor.

            Edirne’de tarım arazisi olarak yararlanılan 200 bin dolayındaki  tarım alanının yarısı borç nedeniyle bankalara ipotekli vaziyette.

            Her geçen yıl bölgemiz çiftçileri topraktan kopuyor. Geçim zorluğu çeken insanlarımızın bir bölümü geçimini sağlamak için komşu illerdeki sanayi bölgelerine göç etmek zorunda kalıyor.

Bakıyoruz toprakla geçimini sağlayan Edirne köylerinin nüfusları her geçen yıl azalıyor. Edirne’den göç eden insanlarımızın yerine bir süre sonra bu tarlaları işlemek için başka bölgelerin insanları gelecek, çiftlikler kurulacak. Bunun sonucunda kentin beşeri yapısı değişecek.  Bölge İnsanının topraktan koparılmasının, tarlaların el değiştirilmesinin önüne geçilmeli.

Ata yadigârı topraklardan, ailesinin evi ve mezarları olan köylerden komşuluk yaptığı dert ortağı olduğu iyi ve kötü gününde birlikte olduğu komşularından insanların koparılması başka yörelere göçlerinin önlenememesi gerçekten üzüntü verici.

Bölgemizde bazı simsarlar parası bol toprak tacirlerine aracılık yaparak borca girip tarlasını satmak zorunda kalan çiftçilerimizin topraklarının başka ellere gitmesine aracılık yapıyor. Onlar için mühre vazifesi görüyor. Bunlar acı gerçekler. Trakya insanı kendini toparlamak sorunlarını kendi arasında çözmek, birbiri ile didişmeye son vermek zorunda.

Aksi halde Trakya halkı bölgesinde Amerika’da Kızılderililer gibi azınlığa düşecek, kendi bölgesinde sattığı toprakların sahiplerinin işçisi haline gelecek.

Trakya halkının başka bölgelerden gelen insanlarımızla entegre olması, kaynaşması zaman alabilir. Nasıl buradan gidenler başka illerde uyumda zahmet çekiyorlarsa, buraya yerleşen farklı bölge insanları ile uyumda da sorunlar olacaktır. Diyebilirim ki, bölgemizin sorunlarının başında gelen Tarlaların elden çıkmasını önlemek olmalıdır.

Çitçilerimiz bankaların kolay kredisine aldanıp ödeyemeyeceği borcun altına girmemeli. Kredi alıp borçlarını ödeyemedikleri zaman tarlaları bankalarca ipotek ediliyor. Üreticilerin ekmek teknesi elinden alınıyor. Bu şartlarda çiftçiler geçim zorluğuna girip başka illere göç etmek zorunda kalıyorlar. Uzun yıllar birlikte yaşadığı ortamdan uzaklaşmak Trakya insanı için çok güçtür. İnsanlarımız denizden çıkmış balığa döner, başka illerde yaşamaları çok zor olur.

Nereye gitse Trakya insanının uzun yıllar birlikte olduğu komşuları akraba, eş ve dostları burnunda tüter. Halkımızın bu zorluğa girmemesi için çiftçi kuruluş temsilcilerimize, siyasi partilere kısaca tüm demokratik kitle örgütlerimize önemli görevler düşüyor. Çiftçilerimiz kendilerine kurulan tuzaklar konusunda uyarılmalı.

            Darda kalan çiftçilere devlet yardımları arttırılmalı. Aksi halde toprakların el değiştirilmesinin sorumluluğu hepimizin olacaktır.    

 475 total views,  2 views today

Next Post

Beykent Okulları’nda münazara heyecanı

Edirne Beykent Okulları, Fen Bilimleri Bölümü tarafından 7. Sınıf düzeyinde münazara etkinliğine imza atıldı. Güncel konuları çeşitli bakış açılarıyla değerlendirme ve ekip ruhu içerisinde farklı fikirlere saygı duymanın amaç edinildiği etkinlikte, öğrenciler keyif ve bilgi dolu dakikalar geçirdi. “Ülkemizde Nükleer Santral Yapımı” konulu etkinlikte hükümet kanadını Sena YAĞIZ, İsmet ÇAN, […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp