TEŞHİS GÜZEL DE

admin

Saadet Partililer zaman dinlemeden çalışmalarında dur durak bilmiyor. Halkın her kesimini ziyaret ederek sorunlarını dinliyor. Buradaki izlenimlerini anında basına yansıtıyorlar. Bu arada basın toplantısı ile seslerini duyuruyorlar.

    Başka partilerde fazla görmediğimiz bir çalışma yöntemi var Saadet Partisinin. Toplumun sorunları ile iç içe olması gereken  çok yararlı bir çalışma.

Böyle yoğun tempoda bir çalışmaları olmasına karşın Saadet Partisinin oy oranını hesaba katan yok. İstatistiklerde ismi dahi okunmuyor.

Bu kadar aktif olan halkın sorunları ile yoğrulmuş bir partinin halk tarafından ilgi görmemesi gerçekten düşündürücü. Bugünkü iktidarın nüvesini oluşturan iktidar kadrolarını yetiştiren köklü bir partiye bu yapılanlar haksızlık olmuyor mu?

Bu durumu partililere de sorduğumuzda doyurucu yanıt alamıyoruz.    İktidar partisini en iyi tanıyan eleştirebilecek yanlarını çok iyi bilen parti Saadet Partisidir.

Yapılan konuşmalarında bunu sık sık vurguluyorlar ve de kıyasıya eleştiriyorlar. Buna karşın söylenenlerin halk nezdinde dikkate alınmaması bunu halkın sahiplenerek tepkinin oya dönüşmemesi gerçekten çok ilginç.

    Bunu medyanın ilgisizliğine bağlamak da inandırıcı olmuyor. Bu parti mensupları yılmadan usanmadan halkın ayağına giderek sorunlarını yerinde belirliyor, yüz yüze görüşmeler yapıyor. Böyle olmasına karşın bu çalışmaları neden oya etki yapmıyor.

Saadet partililer bu sorunu bu açmazı çözmeleri gerekir. Aksi halde ne kadar halkın sorunlarını dile getirirse getirsin bu bir süre sonra oya yansımadığı takdirde halk için de partileri açısından da olumsuz ortam yaratır inandırıcılık bir süre sonra tartışılır hale gelebilir.

    Diğer siyasi partilerden aktif olan halkın her kesimi ile görüşmeler yapan bir siyasi partinin oy düzeyi bu oranda olmamalı.

    Bunda seçmenin ilgisizliği mi yoksa başka faktörler mi etkili oluyor gerçekten araştırılmaya değer.

Ben Saadet partisinin toplantılarını kaçırmamaya dikkat ederim. Genel Başkan Yardımcısı İlyas Tongüç’ün köy ve mahalle muhtarları ile yaptığı toplantıya da katıldım.

Tongüç bilinen  akacı üslubu ile muhtarların konumunu dile getirdi. Muhtarların toplumun kılcal damarları demokrasimizin beşiği olduğunu,  köy ve mahalle muhtarlarının halkın sorunları ile iç içe yaşadığını   dile getirerek  muhtarların güç şartlarda görev yaptıklarını vurguladı.

Toplantı sırasında muhtarlarımız Tongüç’ün bu sözlerini can kulağı ile dinlediler. Bu arada bazı muhtarlarımızın çağrılı olduğu halde toplantıya katılmamaları farklı yorumlara neden oldu. Aslında muhtarlarımızın seslerini duyurabilecekleri bu ve benzeri toplantılara katılmalarında hiçbir sakınca olmamalı.

Zira muhtarlarımızın tüm siyasi partilere ayni mesafede olmaları gerekir.

İlyas Tongüç’ün konuşmasından sonra köy ve mahalle muhtarlarımız kendi sorunlarını dile getirdiler. Bu sorunlarının iyileştirilmesi için yeterli çaba harcanmadığından yakındılar.

    Aslında muhtarların çileleri yıllardır gündemde. Ne yazık ki TBMM gündemlerinin yoğunluğundan olsa gerek, ülke genelinde 50 bin muhtar azaları ile birlikte 250 bin insanımızın sorunları gündeme taşınmıyor.

Muhtarlarımız,  yerel yönetimlerde ve il genel meclislerinde söz sahibi olmak istiyorlar. Bölge halkının sorunlarını en iyi bilen kişilerin muhtarlar olduğunu savunuyorlar. Bunda da haklılar. Bakıyorsunuz Belediye Meclisi ve İl Genel Meclisi kadrolarının oluşumunda muhtarlarımız dikkate alınmıyor. Sorunlarla ilgisi bulunmayan kişiler parti yandaşlığı ile göreve geliyor. Bunun sonunda da başarıları ortada. Muhtarlarımız ayrı gayriyi bir yana koyup, bir araya gelerek sorunlarını daha yüksek sesle dile getirmeleri gerekir.

Halkla bütünleşen muhtarlarımız da etkisizleşirse (Bazı yetkileri ellerinden alınıyor) bundan zararlı çıkacak halkımız ve demokrasimiz olacaktır. Bazı muhtarlarımız şöyle veya böyle görevlerinde huzurlu olabilir işlerini sürdürmede zorluklarla karşılaşmayabilirler. İşin geneline bakıldığında muhtarlığın, köy ve mahalle muhtarlarının tamamının geleceği parlak görünmüyor. Büyükşehir konumuna gelen illerdeki muhtarların ne konumda oldukları ortada. Her geçen yıl kısıtlanan işleri elinden alınan mahalle muhtarlarımız ve köy muhtarlarımız yekvücut olmalı küçük hesapları bir yana bırakarak seslerini her alanda duyurmaları gerekir.

DUR BAKAYIM NE OLACAK

     Bu hikâye farklı şekilde anlatılır. Aziz Nesin’in kitaplarında da yer almıştır “Dur bakayım ne olacak denilen” ibretlik olay özet olarak şöyle:  Bir adam iş seyahatinden döndüğünde eşini üzgün görüyor. Neden üzgün olduğunu sorduğunda hanımı anlatmaya başlıyor.”Otobüse bindiğimde bir adamın bakışlarını benden ayırmadığını beni izlediğini gördüm. Otobüsten indim tam eve geliyorum baktım ayni adam beni takip ediyor.”bu arada kocası merakla araya girip “ Dur bakayım ne olacak” diyor. Eşi anlatmaya devam ediyor. Evimin kapısına geldim yine aynı adam arkamdan beni izliyor. Kocası yine “ Dur bakayım ne olacak” diyor. Eşi yine anlatmayı sürdürerek “evden içeri girdim baktım ki, beni takip eden adam odanın içinde. Yine kocası meraktan” Dur bakayım ne olacak” diyor. Bayan” Soyundum  geceliğimi giydim tam yatağa gireceğim  o  adam yatak odamda karşımda dikiliyor” Kocası tekrar” Dur bakayım ne olacak” demesi üzerine karısı” Be adam  evime giren kişi  benimle   yatak odama girmiş sen hala  “ Dur bakayım ne olacak diyorsun, sana daha ne diyeyim” diyor…

 177 total views,  2 views today

Next Post

AK Parti Edirne Teşkilatı’nda Görev Almış Partililer Bir Araya Geldi

AK Parti’nin Edirne İl Teşkilatı’nda bugüne kadar görev alan başkan ve yöneticiler, İl Başkanlığı’nın düzenlediği etkinlikte bir araya geldi. Yerel seçimlerin konuşulduğu etkinlikte partililere seslenen İl Başkanı Müjdat Kahve, “Edirne’ye sorumluluk hissederek, gönüllülük esasını ön planda tutarak hep birlikte mutlu sona ulaşalım” dedi. AK Parti Edirne İl Başkanlığı, bugüne dek […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp