Toplumda saygınlık azalmamalı

admin

fikri_yalin_kose          Daha önceki köşe yazılarımda defalarca gündeme getirdim,konuyu önemli saydığım için halkımıza  duyurmak istedim.

            Düğünlerimizdeki yöresel oyunlarımızın ve Edirne’mize has uzun yıllardın süregelen, sahnede halkımızı heyecanlandıran birlik ve beraberliğini sağlayan yöresel müziğimizin oyun havalarımızın kısaca folklorumuzun da her geçen yıl unutturulmaya, yozlaştırılmaya çalışıldığını düğün derneklerimizde ibretle izliyor ve  büyük üzüntü duyuyoruz.

Geleneklerimizin en önemlilerinden, yaşamımızda  mutluluğumuzun doruğa ulaştığı, düğünlerimizde dinlediğimiz insanlarımızın salonlarda, düğün yapılan alanlarda görmeye alıştığımız  oyun havalarına dikkat ettiğimizde ismi Edirne ile anılan ve E bölgemiz  kültürünü  yansıtan bir oyun havalarının oranı gittikçe azalıyor.

            Onun yerine saçma sapan sözcüklerden bazen ahlak dışı kelimelerle anlatılan oyun  havaları ile bu mutlu günlerimizi kutlamak, Edirne gibi çağdaş ve kültür seviyesi  yüksek insanların bulunduğu bir ile hiç yakışmıyor.

            Ne yazık ki insanlarımız düğünlerin o büyülü ortamında  bu müziğin ne olduğu nasıl çirkinlikleri içerdiğinin farkına varmıyor. Sahneye çıkanlar ahlak dışı sözcüklerden oluşan müziğin ritmine  kapılarak  oynamada  beis görmüyorlar.

Abuk sabuk sözcüklerden oluşan,toplumun ahlaki değerlerini rencide edici sözlerin de yer aldığı (burada tekrarlamak istemiyorum) oyun havaları ile düğün derneklerimizi yapıyor sözde eğleniyoruz.

Bu denli rezilce görüntüye rağmen hiç  kimseden ve bu konuda duyarlı olması gereken kurumlardan  “siz ne yapıyorsunuz. Kültürümüzü yozlaştıramazsınız” diye tavır alana, uyarana hiç rastlamadık. Trakya’mızın o kadar çok tarihi geçmişi ve güzelliği olan yıllardır özelliğini kaybetmeyen, folklorumuz ve   oyun havalarımız var ki, bunları yok sayarak düğünlerimizi sadece  her mevsim  değişen sözlerini duyduğumuzda yüzümüzün kızardığı sözde  roman müziğine talim ediyor eğleniyoruz.

Bölgemizde roman müziğinin inkar etmek mümkün değil.  Onun yöresel, geleneksel  folklorumuzla  harmanlanması  gerekir. Biz  buna gerek duymuyoruz. Müzik ekipleri sahnede ne çalıyorsa onunla yetinip eğlenebiliyoruz.  Ne acıdır ki, bu görüntüler,  yozlaşmış müziğin  oyun havaları kimseyi rahatsız etmiyor. Doğrusu  çok yazık..

GENÇLERDEN BİRAZ SAYGI

Şehir içi minibüslerinde bazı saatlerde araçlar balık istifi gibi dolduğu zamanlar oluyor.

            Bu durumlarda yaşları ilerlemiş özellikle hasta ve ayakta duramayacak durumda olan, görünüşü ile bunu belli eden insanlarımıza gençlerimizin kalkarak yer vermesi bizim insanlarımıza has bir saygı gereği olarak bilinir.

Bu durumda bazı gençlerin özellikle üniversite gençliğimizden bayanların kendilerinden küçük öğrencilere oranla büyüklerine  karşı  daha duyarlı olması ibretlik ve saygı ile karşılanması gereken bir durum.

Bu saygının lise ve ortaokul düzeyindeki gençlerimizde neden aynı durumda olmadığını da merak ediyorum. Bir de minibüslerde yaşlılar ayakta seyahat ettiği halde yanındaki küçük çocuğunu kucağına alması ve ayaktaki yolcuya yer vermesi gerektiği halde, maalesef bu konuda da duyarlı olmayan insanlarımız da var.

Bu saygı noksanlığının iki nedeni olabilir, birincisi aileden kaynaklanan eksiklikler,  Kendi ailesinden “yaşlılara ulaşım araçlarında yer verin diye bir uyarı almamış olabilirler, veya öğretmenlerinden ve çevresinden bu konuda yeterli eğitimden yoksundurlar.

KIRKPINAR AĞASI GÜREŞSEVERLERE YEMEK VERECEK

Kırkpınar Ağası Seyfettin Selim, Kırkpınar’da güreş izlemek için gelecek  güreş severleri iki gün süre ile yemek vereceğini açıkladı. Bu insani açıdan çok olumlu yaklaşım. Yalnız bu konuda esnaflarımızdan yakınmalar geliyor.

Kırkpınar için Edirne’ye gelip güreş seyredip orada yemek yiyen misafirlerimizin Edirne esnafına hiçbir yararı olmayacak demektir. Kırkpınar’ın külfetini Edirneliler çekiyor, zorluklarına katlanıyorsa Edirne Belediyesi bu yükün altına giriyorsa, Gelen vatandaşlardan Edirne esnafının da yararlanması gerekmez mi?

Bir yandan Kırkpınar bizi düğünümüz bayramımız diyeceğiz, diğer yandan bu düğün bayramdan Edirne esnafları hiç yararlanmayacak. Kırkpınar Ağasının güreş alanında olanlara güreş izledikleri sırada yiyecek vermesine bir diyeceğimiz olamaz.

            Güreşleri izlemek için Yurdun dört bir yöresinden gelenlerin Edirne güzelliklerini görüp esnaflarından alışveriş yapmaları için imkânlar sağlanması daha doğru olmaz mı?        

 15 total views,  2 views today

Next Post

Karadaş "Kırkpınarı sahiplenmeliyiz"

Arasta Esnafları Dernek Başkanı Ayşe Karadaş Kırkpınar etkinlikleri  ile ilgili olarak yaptığı açıklamada Kırkpınar’ın bölgeye hayırlı olması dileklerini sunarak; “  Kırkpınar haftasının yarısına geldik    oldu henüz gelen insan sayısında bir artış olmadı büyük ihtimal Cuma günü artacağını umuyoruz.  Pehlivanların gelmesiyle Edirne şenlendi. Her boyda güreşçilerimiz Edirne’ye geliyorlar. Bizlerin de bu […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp