Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Canım; “Çocuklarımıza ayırdığımız zamanın hesabını iyi yapmalıyız”

admin

Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi  Rıdvan Canım;  2013-2014 Öğretim yılı nedeniyle gazetemize yaptığı açıklamada; Eğitimde yeni bir dönem başlarken ilk ve orta dereceli okullarımız da yıllardan beri olageldiği gibi “sistem arayışları” içinde açılıyor. Kısa bir süre sonra da üniversitelerimiz açılacak.. Milletimize, çocuklarımıza, eğitim-öğretim camiamızın tüm çalışanlarına hayırlı, uğurlu olsun. Ömrünün 30 yılı aşkın bir dilimini “eğitim-öğretim” faaliyetleri içerisinde geçirmiş bir kişi olarak ülkemin çocuklarından gelecek adına büyük beklentilerim var benim.. Evet, her şeye rağmen..  Dünyanın kurulduğu günden beri insanoğlu sürekli olarak zamandan yakınmış, işlerin her geçen gün kötüye gittiğini söyleyip durmuştur. Teknik imkânlar veya imkânsızlıklar bir tarafa, eğitimle ilgili olarak gündeme gelen sorunların başında kuşkusuz “kalite” konusu yer alıyor..Yani “eğitim” kalitesi..Tabii bu konuda kötümser olmak ayrı şey, yetersizlik veya kapasitesizlik ayrı şey, meslek ahlâkı açısından kötü niyetli ve vurdumduymaz olmak, sorumsuz olmak ayrı bir şey.. Yanlış giden bir şeyler varsa yanlış nerede öyleyse? Eğitim programların damı?.. Çocuklarımız damı?..  Öğretmen kadrolarında mı?.. Eğitim-öğretim koordinasyonunu yapmakla yükümlü bürokratik kurumlarda mı?.. Kimde.. yahut nerede? Bu platformda adı geçenlerin hepsi yıllardan beri sürüp giden bir kısır döngü içinde birbirini itham edip, mevcut olumsuz tablodan bir birini suçlu tutuyorsa demek ki ortada iyiye gitmeyen bir şeyler var!

 

rıdvan_canım

İyiye gitmemek veya kötüye gitmek başka şey, daha iyi olmasını istemek başka şey elbette..  Biz, meselenin neresinde bulunduğumuzu tespit etmeliyiz öncelikle.. Ve belki de şikayet ettiğimiz sorunların çözümü için yaptığımız, yapabildiğimiz katkıyı düşünmeliyiz .. Bütün bunları düşünürken de eğitime dair hükümetlerden, ilgili bakanlıklardan, öğretmenlerimizden hatta çocuklarımızdan “beklenti”lerimizin düne göre bugün daha da arttığını göz ardı etmemeliyiz tabii.

 

 

Gazeteler, radyolar, televizyonlar okulların açılmasıyla birlikte ağızbirliği etmişçesine bağırıyorlar! Okullar açıldı, dertler başladı. Okul idaresi sıkıntılı, öğrenci problemli, veliler dertli.. Her biri bir ucundan kendi sorununu aşmanın peşinde..Çocuklarımızın dışında eğitim-öğretim faaliyetleri ile ilgilenen ve bu işi yürütmekle görevli hangi kişi, kurum veya kuruluş varsa herhalde öncelikle yapmaları gereken şey; söz konusu olumsuzlukları, eksiklik ve kusurları çocuklara mümkünse hiç yansıtmamalarıdır diye düşünüyorum ben.. Keşke bunlar hiç olmasa, ama oluyor. Öyleyse yetişkinler olarak biz sorunlarımızı çocuklarımıza taşımayalım/taşıtmayalım diyorum ben.. Çocuklarımızın taptaze ruhlarını, pırıl pırıl dimağlarını negatif enerjiyle yüklemeyelim. Mevcut hayat şartlarının karşımıza çıkardığı zorlukların faturasını çocuklarımıza ödetmeyelim.Unutmayalım ki şayet ortada bir “olumsuzluk” varsa bu durumdan “en az sorumlu” olanlar çocuklarımızdır.Niçin bizim hatalarımızın bedelini çocuklarımız ödesin ki!?

 

 

İki çocuğu da üniversite bitirmiş bir Üniversite hocası olarak şunu da söylemezsem rahat olamayacağım, beni bağışlayın.. Çocukları eğitim çağında olan sevgili anne babalar.. Şuna inanın ki çocuklarınıza okul kıyafeti, kitap kırtasiye almakla, hatta okullarına gidip gelmek için onlara servis imkanları sağlamakla göreviniz ne yazık ki bitmiyor. Hayatın bitmez tükenmez gaileleri arasında çocuklarımıza ayırdığımız zamanın hesabını iyi yapmalıyız bence.. Onlara verdiğiniz değer, onlara ayırdığınız zaman kadar olacaktır, onlar için harcadığınız para kadar değil.. Eğer siz onlara ihtiyaçları olan zamanı ayırmazsanız, ayıramazsanız –söylemeye dilim varmıyor ama ne yazık ki bu böyledir-birileri sizin adınıza onlara zaman ayıracaktır.! Bu birileri sizin görmeyi bile istemediğiniz kişiler de olabilir pekala.. Her gün şahit olduğumuz olaylar, çocuklarımızın üzerinde bir takım karanlık emelleri olan insanların boş durmadığını, durmayacağını gösteriyor. Hiçbir anne babanın, gözbebeği olan, geleceğe dair en güzel umutları olan evlatlarını sokağın bilinmezliklerine terk edeceğini ve onları birilerinin kirli emellerine alet etmesine göz yumacağını düşünemiyorum.

Yeni bir eğitim-öğretim yılının başladığı şu günlerde yüreklerinde “öğrenme” heyecanıyla okullarına koşan çocuklarımızın her birinin gözlerinden öperken, her birinden de öğrenme azmi ve şevki, çalışma disiplini, başarılı olma sorumluluğu göstermelerini bekliyorum. Allah, her birine sabır, güç ve zihin açıklığı versin. Eğitim-öğretim kadrolarında görev almış bulunan sevgili öğretmenlerimize ve özellikle kuş uçmaz, kervan geçmez dağ başlarında en olumsuz şartları yüreklerindeki vatan ve millet sevgisiyle aşmaya çalışan fedâkâr öğretmenlerimize sabır ve kolaylıklar, başarılar diliyorum. İnsanlığımızın mimarları olan öğretmenlerimiz şunu hiç unutmamalıdırlar ki ağızlarından öğrencileri için çıkacak her hayırlı ve yararlı söz, her değerli bilgi bu ülkenin kalkınması yükselmesi yolunda bedeli hiçbir zaman ödenemeyecek bir hizmet olacaktır.

2013-2014 Eğitim-Öğretim yılının tüm eğitim camiasına, anne-babalara, öğretmen ve öğrencilerimize güzellikler getirmesi temennisiyle..” dedi.

 

Doç.Dr. Rıdvan Canım

TrakyaÜniversitesi-EdebiyatFakültesi ÖğretimÜyesi

 157 total views,  2 views today

Next Post

MİLLİ EĞİTİMİN HALİ

Bugün öğrencilerimiz ders başı yapıyor,yeni eğitim yılı başlıyor.Yurdumuzun dört bir yöresinde okul çağına gelen yavrularımız okulun yolunu tutacak.    Daha önceki yıllarda olduğu gibi,Milli Eğitimimizde  yine bir dizi sorunlar gündemde. Bir hafta içinde gelecek yıl yapılacak sınav sisteminde iki değişiklik yapılması istendi. Geleceğimizin en büyük güvencesi olan yavrularımızın eğitimi ;“ […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp