Tüm kuruluşlara uygulanmalı

admin

fikri_yalin_kose

 

 

 

 

 

 

 

15 Temmuzda meydana gelen darbe girişimi belli kurumlarda odaklanmış oralarda yer bulmuşlar.  Bu acı olayda  ülkemizde  demokrasiyi korumak ve kollamakla görevli tüm demokratik kuruluşlarımızın   bunda suçları   yok mudur, onlar  demokrasimizin kılcal damarları değil midir. Bu kurum temsilcileri bugüne kadar böyle bir tehlike konusunda uyarı görevlerini yerine getirdiler mi?

Ankara’da çöreklenen demokratik kurum merkezleri zamanında ülke yönetimini uyarıcı ve onunla birlikte hareket ederek bu hain saldırının zamanından önce önlenmesi için çaba harcadıklarını söyleyemeyiz.

Bu badirede onların da sessiz kalmalarının zamanında tepkilerini yeterince göstermemelerinin “Bana ne” demelerinin vebali büyüktür.

Şimdi yeni bir torba yasası gündemde. Bu torbanın içine nelerin atılacağı henüz belli değil çeşitli söylentiler var. Olağanüstü hal yasasının gündemde olduğu bir zamanda bunu belirlemek mümkün değil.

Dileğimiz o ki bu torbanın bir kenarına meslek kurum temsilcisi seçimlerine de düzenleme getirilmesi.  Bu göreve seçilenlerin adeta ömür boyu o koltukları işgal etmesinin önüne geçilecek düzenlemelerin yer alması. Demokrasimiz açısından meslek kurumlarının yönetici saltanatına son verilmesi konusunda düzenleme yapılması çok yararlı olur.

Bir derneğin, odanın sendikanın başına geçenler diyelim ki iki dönem sonunda bu görevini sonradan gelenlere bırakmalı.

Böylece seçilenlerin gelecek endişeleri olmaz görevleri süresince en yararlı görev yapmayı sürdürürler.

Seçim dönemlerinde delegeleri sayfiye yerlerinde toplayıp yeniden seçilme alışkanlığı son bulur.

Demokrasimizin en önemli eksikliği demokratik kitle örgütlerinin tıpkı siyasi partilerde olduğu gibi lider sultasından kurtulamamış olmaları, tabanlarının söz ve karar sahibi olmaları.

Bu yönde yasalarda yapılacak düzenleme ile demokrasimize büyük hizmet sağlanmış olacak.

Böylece meslek kuruluşları, sendika ve odaların başına getirilen yöneticilerin uzun süre saltanatları son bulacak.

Dilerim siyasi partilerin de bu konuda talepleri var.

Siyasi partilerimizde böyle bir düzenleme yapılması mümkün görülmese de meslek kurumlarının yönetimlerinde yapılacak bir düzenleme onlara da örnek olabilir. Bu gündeme gelecek mi bekleyip göreceğiz.

Tüm kuruluşlara uygulanmalı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BU ÇOCUKLAR DA EKMEK PARASI PEŞİNDE

Roman vatandaşlarımızın bir bölümü çoluk çocuğu ile çöplerden ekmek parası çıkarıyor.

Sabahın erken saatlerinde evinden kalkan çocuklar mahalle aralarında hayatını tehlikeye atarak çöp araçlarını harmanlayıp kendine birkaç kuruş kar getirecek atık ürün arıyorlar.

Roman vatandaşlarımız uzun çaba sonucunda torbasına topladıkları bu atık malzemeleri hurdacılara satarak evine ekmek parası götürüyor.

Romanların bir bölümünün uzun yıllardır tek geçim kaynağı bu.

Böyle çileli ekmek kazanma çabasına çoğu kez küçük yaşta çocuklar da katılıyor.

Gelecekteki uğraşıları için örnek olması pratik kazanmaları için ailelerinden ayrı olarak çöpler arasından kendilerine yararlı olabilecek atık malzeme arayışına giriyorlar.

Boyları yetmese de çöp araçlarının üzerine uzanarak ataklar arasından ekmek parası için yararlanacağı bir şeyler arıyorlar.

Kendilerine nasıl ekmek parası kazanıyor musunuz diye sorduğumda çok mütevazı cevap vererek “ Çok şükür amca bereket versin ekmeğimizi çıkarmaya çalışıyoruz az da olsa ekmek parası kazanıyoruz. İşimiz zor fakat ne yapalım başka gelirimiz yok annemiz bir taraftan bizler bir yandan evimize gelir sağlamaya çalışıyoruz.” Diyorlar,

Bölgemizde Romanlar ülkesini seven hiçbir zaman teröre bulaşmamış yasalara saygılı halkla iç içe olmayı başaran uyumlu kesimdir.  Özellikle bölgemiz için roman vatandaşlarımız bir kültürel zenginlik yaratırlar.

Romanlar müzikleriyle düğünlerimize ayrı bir güzellik katarlar. Adeta doğuştan müzisyen yaratılmışlardır, küçük yaşta bir çalgı aleti çalmak sadece romanlara has bir özelliktir.

Roman düğünlerinin, oyunlarının ayrı bir güzelliği vardır. Kıvrak oyunları ile herkesi kendilerine hayran bırakırlar.

Teknolojinin gelişmesiyle romanların iş imkânları çok kısıtlandı.

Çeltik tarlaları, buğday ekili alanlar onların yaz günlerinde romanların toplu çalıştıkları yerlerdi, Bu işlerden makineleşme sonucu mahrum kaldılar, boyacılık ta ellerinden gitti “ Edirne’nin boyacıları birinci”  türküsünün geçerliliği kalmadı.

Bölgemizde onlarca roman derneği var. Gönül ister ki bunlar bir araya gelip ortak hareket etsinler, roman haklarını savunsunlar,

AB kaynaklarından daha çok yararlansınlar, zira bu kaynaklar romanlar için çok elverişli, yeterki bu yönde proje hazırlanıp bu kaynaklardan yararlanma yolu bulunsun.

 

 81 total views,  5 views today

Next Post

Değirmenli havuzun çarkları yenileniyor

            Edirne Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, Abdurrahman Mahallesi’nde bulunan Değirmenli Havuzun çarklarını yeniliyor. Abdurrahman Mahallesi’nde bulunan Değirmenli Havuzun, eskiyen ve yıpranan çarkları Edirne Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri tarafından yerinden söküldü. Değirmenli Havuzun çarkları Edirne Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne ait atölyede […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp