Türkan Saylan’ın kızlara yazdığı mektup

admin

fikri_yalin_koseÖmrünü insanlığa adamış özelikle kız çocuklarının okuması için didinmiş daha sonra bir iftiraya uğrayıp bunu hazmedemeyerek yaşamını yitiren Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, sağlık sorunları olmasına karşın, yaşamı süresince genç kızlarımızın ezilmişliğini, hor görülmesini ikinci sınıf insan olmalarını kırmaları için mücadele vermiş fedakâr bir ana…

Benim de katıldığım bir etkinlikte Tuba Topçu adındaki bir Üniversite öğrencisi,  Türkan Hocanın kızlara yazdığı mektubu okudu.

Rahmetli Saylan’ın bu mektup gerçekten her kızımızın okuması gereken uyarıcı sözlerden oluşuyor.

Sen Sevgili Kızım, diye başlayan mektupta Saylan şöyle diyor;

Artık neden kız doğmuşum demeyi bırak ve olabileceğin en iyisini olmayı hedefle. Ailen seni iyiye, daha iyi bir yaşama yönlendirmemişse, ananın yazgısı senin yazgın gibi yorumlamışsa, karşına bir önder, olarak kesinlikle bir öğretmenin, çağdaş yol gösterici, ufuk açıcı bir büyüğün çıkacaktır.

Onu yüreğinle aklınla dinle. İşte o senin koşullarında iken kabuğunu bir şekilde kıran sonra da sizlerin yolunu açmayı öz görev bilen bir benzerinizdir. O bunu yapabilmiş, zincirlerini kırabilmişse siz neden yapmayasınız.

Sevgili Kızlar:

Ne yapıp edip okumalısınız. Önce siz buna karar verin, sonra da hedef için savaşmaya başlayın. Bu yolu hazırlayınca neye yetenek ve olanağınız olduğunuzu araştırınız.

Yakın zamana kadar kızlar için özel meslekler vardı. Dikiş, nakış, çocuk bakımı, şimdi de bilgisayar gibi meslekler.  Kızlarımıza uygun görülürdü. Oysa dünya değişiyor ve kızların isterlerse her meslekte çok başarılı oldukları, hatta erkek mesleği sayılanlarda çalıştıkça tüm ortamı daha verimli daha saygın hale getirdikleri algılandı.

Bu nedenle korkmadan makine, motora, mühendislik kollarına da giriniz, severek yaparsanız çok daha başarılı olursunuz.

Biliyorsunuz, erkek egemen bir toplumda erkeklerin elinde karar mekanizmaları vardır.

Kadınlar hakkında da kararları onlar veriyor. Kuşkusuz saltanatlarının kısıtlanmasını, yerlerine karşı cinse vermeyi asla onaylamazlar.

Oysa siyasette kadın olmadan barış sağlanamaz, sosyal devlet gerçekleşmez, demokrasi olmaz.

Anadolu’muzda dört-beş yaşlarında sorumluluk yüklenen evlatlarımız, ailede çocuktan sayılmayan “ Okursa ne olacak” denilen, sürekli evlendirilmeye yönlendirilen güzellerimiz bu uyarım size.

Evet. Kırsalda minik kızların kaderi dört beş yaşlarında “ Hayvanları güt, bebelere bak, anana yardımcı ol!” komutuyla yetişen yaşları on iki –on dört olmadan ve ona da sorulmadan bir başlık parasına resmi nikâh dahi yapılmadan göstermelik bir düğünle evlendirilen, kuma edilen berdel edilen kızlarımız. Sizin için ne kadar üzülsek yeridir.

Eli suya girmeyen nazlı büyütülen kentli tuzu kuru ailelerin kızlarından kolay yozlaşma olabilir.

Televizyon kültürü ile en çok onlar değer yargılarını zamanla yitirebilir.

Bu asırda dahi pek çok gelin bir biri ardına kız doğurduğu için ailece dışlanır, hatta üzerlerine kuma getirilir, ya da boşanır.

Kırsalın kızları bin bir yorgunluk eve eziyete karşın çoğunlukla daha hızlı gelişirler. Bol temiz hava, yenen doğal yiyecekler, kendileri farkında olmadan güzeller güzeli olmalarına sağlıklı gelişmelerine yol açar.

Kentlerimizde eğitim olanağı bulan kızlarımız için de ailelerin tutumları farklı değildir.” Peki, kızım oku ama hafif bir şey oku. Dil öğren yeter, nasıl olsa evlenip evinin hanımı olacaksın”der geçerler.

Kız çocuğu adama eş, çocuklara anne olmak için yaratıldığını binlerce kez yapılan bu telkinlere adeta isyan eder. Sadece kız okullarına, hele de yatılı okullarına gönderilen kızlar yaşıtları ile tanışmadan önyargılı yetişirler.

Bu durum ileriki yaşamlarını son derece olumsuz etkiler.

Oysa kızlarımız şiveleri birkaç ayda düzelir, akan suyu gördüklerinde temizliklerini en iyi şekilde yapar. Kitapları bir sünger gibi emerek okur; şiir yazar, rengârenk kâğıtlara mektup yazar.

O kızlar yani sizler, kapkara, ela mavi gözlerinizle korkusuzca bakarsanız etrafınıza, kalın siyah telli kumral saçlarınızla güzelliğinizin farkındasınızdır.

Sabırlı halinizle, çalışkanlığınızla, hakkınızı arama güdünüzle imrenecek genç kızlarsınız siz. Okumak için çırpınır, önünüze çıkar herkesten yardım talep edip babalarınızı ikna edilmesini istersiniz.

Ülkemizde erkek egemenliği olan bir toplumda kadın-erkek eşitliğine gidilemeyeceğine göre, uygar ülkeler kotalar- kontenjanlar koyarak işin üstesinden gelmişler, bunda çok başarılı sonuçlar almışlardır; bizde ise siyasette ve bazı alanlarda laf olsun diye kontenjan uygulanır kadın siyasetçiler partilerce seçilemeyecekleri sıraya konulur, Bunu unutmayın.

Sevgili kızlar:

Ne yapıp edip yaşlarınıza göre yaşamayı sağlamalısınız. Buna inanmış sivil toplum örgütleri sizin için çalışıyor.

Siz de o günlere hazırlanın. Kendinizi yetiştirin. Bilimin yol göstericiliğine güvenin. Yoz- yobazların peşine takılmayın, ülkede ve dünyada olup biteni öğrenip her şeyi sorgulayın.

Artık çocuklara da dernek kurma hakkı verildi. Örgütlenin; doğa ve çevre için, kültür ve sanatı, sporu, çevrenizi geliştirmek için yasal yollardan küçük örgütler kurabilirsiniz.

Doğayı, çevreyi, çiçekleri hayvanları sevmeyen zaten yok sayılır. Bir ot gibi yaşamak  yaşamak  mıdır ki?

 

 186 total views,  2 views today

Next Post

Bakan TÜFENKCi "bu topraklarda adaletin hâkim olmasında yanayız"

              Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, T.Üniversitesi ziyaretinden sonra AK Parti İl merkezini ziyaret etti. Burada Bakanı Makedonya Eski Devlet Bakanı, İlçe belediye ve belde başkanları, İl Başkanı İlyas Akmeşe, Merkez İlçe Başkanı Kerem Arda Gençlik Kolları Başkanı ve yöneticileri belediye ve İlçe yöneticileri […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp