Ucuz politika ile halk kandırılmaz

admin

fikri_yalin_kose            Secim dönemi geldiğinde her ne hikmetse bazı politikacılarımız özellikle milletvekili adayları partisine oy toplamak uğruna konuşmalarında bazen desteksiz atmayı marifet sayıyorlar. Bildik ucuz, gerçekleşmesi mümkün olmayan laflarla halkı yanlarına çekeceklerini düşünüyorlar.

Bu seçim çalışmaları döneminde de bakıyorsunuz ilçelerde mahalle ve köy muhtarlarıyla basın toplantısı yapan bir milletvekili adayı toplantı sonrası yaptığı açıklamada ilçedeki tüm köy ve mahalle muhtarlarının arkasında olduğunu kendine siyasi destek vereceği gafletine düşüyor.

            Bu zat düşünmüyor ki, o toplantıya katılan mahalle ve köy muhtarı bu tür toplantılara saygıları gereği katılırlar, katılmamayı saygısızlık olarak kabul ederler. Sadece bir partinin değil tüm siyasi partilerin davetine katılırlar.

Muhtarların böyle bir ortamda siyasi görüşlerini açıklamaları adeta mahalle adına söz veriyor gibi görünmeleri mümkün değildir.

            Böyle toplantılarda siyasi tercih sorulduğunda karşısındakini zor durumda bırakmamak için saygıdan dolayı söylenen bir söz kendisine siyasi destek sağlanacak şeklinde yorumlamak muhtarların aklı ile alay etmek anlamına gelir.

Zira muhtarlar en demokratik şekilde hiçbir sözde seçilmişe uygulanmayan bir yöntemle doğrudan halkın oyları ile seçilen, parti ayrımı gözetmeksizin tüm halka hizmet amacıyla göreve gelen kamu temsilcileridir.

            Onların siyasi görüşleri de olabilir, bu doğaldır, yalnız böyle bir siyasi toplantıya katılma nezaketi göstermelerini o  siyasi partiye  destek olarak yorumlamamalı. Bu yaklaşım muhtarları görevlerinde zor durumda bırakır.

Muhtarlar mahallelerinde hangi partiden olursa olsun herkese eşit muamele etmek zorundadır. Böyle muhtarların siyasi yönden taraf olduğu yaklaşımı bu yönde siyasilerin söz etmeleri muhtarlar arasında da ayrışmaya neden olur.   Bu her parti milletvekili adayı için geçerlidir.

Muhtarlar davet edildiklerinde tüm siyasi partilerin toplantılarına katılabilir. Bunu herkesin doğal karşılaması gerekir.

Katıldıkları toplantıları siyasete yorumlamak siyasilerimizi yarı yolda bırakabilir. Onlar desteği muhtarların dışında geniş halk kesiminde aramaları gerekir. Dertlerini oralarda anlatmalı. Duyduğumuza göre siyasi partilerimizin milletvekili adaylarını vatandaşlar sorunları ile ilgili sözlerle epeyce terletiyorlarmış.

            Seçim ardından yine seçim halkın siyasilere güvenini zedeledi. Gittikleri yerlerde vatandaşlar soruyor” biz size oy verdik irademizi belirttik. Neden aranızda anlaşıp bir hükümet kuramadınız. Tekrar bize geliyorsunuz, bizim kararımızı mı değiştireceğimizi umuyorsunuz bu halk iradesiyle alay etmek anlamına gelmiyor mu?

Biz köylerimizde mahallemizde hangi siyasi partiden olursa olsun dostça geçinip gidiyoruz. Sizler bizleri en iyi şekilde temsil edip sorunlarımıza çare bulacağınız yerde sizler ülkenin sorunu haline geliyorsunuz”  benzeri sorular siyasilerimizin huzurunu kaçırıyor, halktan bekledikleri ilgiyi göremiyorlar. Başlarındaki siyasi kadroların faturası, yanlış uygulamaların ceremesi milletvekili adaylarına çıkıyor.

            Milletvekili adayları sonunda Halktan fırçayı yiyorlar. Bazı yerlerde halk şöyle tepkisini dile getiriyor “Diyelim bu seçim sonunda da aynı milletvekili tablosu oluştu.

Hükümet kuramıyoruz diye tekrar bize mi geleceksiniz. Bizleri siyasi ikbaliniz için mi kullanmak istiyorsunuz. Seçimde bir parti iktidarı çıkmıyorsa oturup aranızda anlaşın. Demokrasi ile idare edilen ülkelerde bir parti iktidarı zorunluluğu olamaz. Avrupa ülkelerinin yarısı uzun süredir koalisyon hükümetleriyle istikrarlı bir şekilde yönetiliyor; bizde neden olmuyor” tüm bu sorulara milletvekili adayları nasıl bir cevap verebilir.

            12 günün sonunda yapılacak seçimde halkın iradesi bir kez daha tecelli edecek. Beklenen o ki şaibesiz huzur içinde bir seçim gerçekleşsin. Ondan sonra tüm siyasi partiler sonuç ne olursa olsun kabullenmek zorunda. 

Tek parti iktidarı çıkmadığı takdirde, kim kiminle anlaşabilirse oturup hükümet kurmalı. Yoksa halkın belirsizliğe dayanacak gücü kalmadı. Ülkemizde olanlar ortada terör bir yandan can yakmaya devam ediyor. Ekonomi kim nasıl yorumlarsa yorumlasın belirsizliğini koruyor.

            Hak kutuplaştırılmak isteniyor. Dış politika belirsiz sırırlarımız yolgeçen hanına dönmüş, ülkemizde iki milyonu aşkın Suriyeli var. Önümüz kış sorunları daha da artacak. Tüm bu konular dikkate alınarak siyasilerimizin ülke menfaatine ön planda tutarak hükümetin kurulmasına katkı sağlamalı.

Partiler siyasi küçük hesapları bir yana bırakılmalı. Bu olmadığı takdirde gelecekte olabilecek tatsız olayların bugünleri aratmayacağını kim garanti edebilir.

Siyasilerin sivri dilli politikalarının bu yaklaşımı halka da sirayet ederse ülkemiz ne hale gelir.

Uzun yıllar dostça bir arada yaşamayı sürdüren insanlarımız için yapılacak en büyük kötülük onları kutuplara ayırmaktır. Bu da önce buna sebep olanların yok olmasını sağlar. Geçmiş yılları hatırlayanlar bilirler. Halkı bölmeye çalışanlar bir süre sonra kendilerinin siyasi hayatı bitirmiştir. Şimdi adını dahi ananlar yok.

 93 total views,  2 views today

Next Post

Şehit çocukları yalnız değil

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın “Yalnız Değilsiniz – Türkiye’nin En Büyük Ailesi” projesi kapsamında Edirne’de şehit çocuklarına bilgisayar ve bir tablet hediye edildi. Devecihan Kültür Merkezi’nde yapılan törene Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, Garnizon Komutanı Hidayet Arı, Jandarma Komutanı Kamuran Ersan, Emniyet […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp